''Sana söyledim o çocuktan hoşlanmıyorum''dedim.
Şu an benim de olmam gereken yere ben yine geç kalmış ve Mine tuvaletteyken konuşuyordu.
''kandıramazsın beni''dedi Mine
Varmam gereken yere gitmek için karşıdan karşıya geçiyordum.Çok geç kalmıştım.Karşıya geçince adımlarımı hızlandırdım.
''Seni kandırmıyorum. Hoşlanmadıysam hoşlanmamışımdır'' niye bunu kabul etmiyor ki?
''o da burada''
o an çok hızlı gelişti. ''NE?''diye bağırmamla birine çarpmam bir olmuştu.
O çocuk bizim bölümden değildi neden geliyorsa?bunu sonra düşünmeye karar verdim.Telefonum düşmüştü ve çarptığım kişinin eşyaları da.Hemen eğilip eşyaları toplamaya başladım. ''Çok özür dilerim.'' dedim.Çarptığım kişiden ses çıkmadı. Çarptığım kişiye baktım.. BU ÇOCUK ÇOK YAKIŞIKLIYDI.
Siyah bir gözlük takıyordu ve ellerini yerde gezdiriyordu. Göremiyor mu? Onun eşyaları olan dosya ve birkaç kitabı önüne koydum sonra da telefonumu alıp cebime koydum.
O önüne koyduğumu anlamış olacak ki eşyalarını alıp kalktı. Ben de kalktım. ''Tekrardan özür dilerim. Benim hatamdı'' dedim ve yine ses gelmedi.
''İzin verin gideceğiniz yere kadar taşıyayım ''dedim. Yine bir şey demedi ve yürümeye başladı.Gri bol bir tshirt giymiş ve altına da siyah kot pantolon giymişti. Sadeliğine rağmen mükemmel gözüküyordu. En son kendime gelip ben de yürümeye başladım. Mine'nin verdiği haberden sonra pek hevesim kalmamıştı ama olsun.Yavaşça restorana yürüdüm. O an fark ettim ki yakışıklı çocuk da restorana yürüyordu.
