Bölüm 1

158 57 14
                                        

Sabah gözlerimi yine o iğrenç sabaha açtım bütün hayatımın o sınava bağlı olacağı güne, ailemin beni okula bırakmak istediği ama benim yine başıma buyrukluğum yüzünden yine aynı metroyla okula gitmem. Bu gün ailemin ve benim hayatımı değiştirme imkanı olan o sınavdaydı YKS bu sınavdan yüksek not alabilirsem burs da alabilirim demek olurdu.


Ben Derin, Derin Su Açar tıp okumak istiyorum başarılı notlarım var ama bu benim için yeter mi, aslında onu bilemem? kulaklığım kulağımda son bahar yapraklarının oradan oraya uçuşmasıyla yağan hafif yağmur... 


Hızlıca metroya girdim ve ilk boş koltuğa oturdum heyecanlıydım elim ayağım titriyordu, bu gün çok az kişi vardı metroda beş kişi evet koskoca metroda tam beş kişiydik normalde böyle olmamalıydı yani hayır benim için tabi ki de sıkıntı değildi ama bu tamda garipsenecek bir olaydı. 


Aslında bu en küçük metrolardan biriydi, böyle olmazdı genelde hele birde sınav günlerinde her yer çok tıkışık  olurdu. Daha fazla düşünmedim çantamdaki sudan bir kaç yudum aldım. O sırada vatman bize seslendi (bu arada bilmeyenler için vatman metroyu kullanan kişiye denir isim değil) "gençler normalde tam şuan hizmet vermemem gerekiyor o yüzden çok acil değilse gideceğiniz yer aşağı inin acilse bir istisna yapabilirim"


ödüm patlamıştı bu sınava geç kalmak benim hayatımdan vaz geçmem gibi acil bir şeydi "acil sınava yetişmeliyim" "benim içinde çok acil hamileyim kontrol için gitmem gerek" arkamdaki kız benden bile genç gözüküyordu on sekiz yaşında olduğunu sanmıyordum arkadan sanki efektlinmiş gibi bir ses geldi: "uzatmayalım çok acil işleri var herkesi lütfen" 


vatman öne gitti sakinleştiğimi söylemezdim son 20 dakika vardı çünkü metro hareket etti 10 dakika kalmıştı ve metro hala hızlıca gidiyordu normalde 5 dakikada giderdik bu gün kesinlikle bir gariplik vardı. En son 3 dakika kala vatmanın treni kullandığı yere baktım adam öylece durmuştu ve durmaya devam ediyordu, arkamdaki çocuk bana tek kaşını kaldırarak ufak çaplı bir bakış attı onlara en başta hiç bir şey söylemek istemedim ama sonra vatman kıpırdamamaya devam etti. 


"vatman hareket etmiyor uyuya kalmış olabilir mi?" tamam bu sanki klasik sorulardan biri olmuştu ama benim elim ayağım titriyordu ne yapacağımı bilmiyordum. "ne?" "b- bilmiyorum * hemen yanıma koştu çocuk vatmana yaklaştı  nefesine baktı "ölmüş" ağlamaya başladım diğer kız ve iki erkek yanımıza koştu. "kullanmayı bilen varmı?" kumral kahverengi gözlü çocuk bir kolu çekti yavaşlamaya başladık çok hızlıydık karşı duvara çarpma ihtimalimiz yoktu, yine aynı çocuk "arkaya koşun" dedi. 

 

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
UÇURUM KARGASI (TEXTİNG)Stories to obsess over. Discover now