1. Bölüm: Kırmızı Elbiseli Kadın

78 16 70
                                        


Hâlâ gidişini kabullenmekte zorluk çekiyordum. Bu benim sevdiğim kadın olamazdı. En azından bana haber verirdi. Böyle yapmazdı. İki elimi de başıma koydum ve başımdaki düşünceleri durdurmak istedim. Gözlerimden akan yaşları durdurmak en zoruydu. Kalktım yataktan, yıllarca bir sır gibi herkesten sakladığım o romanımı çıkardım. "Zelmira." Okumaya başladım. Her şeyin nasıl başladığını hatırlamak istedim. Her güzel şeyin nasıl da sonunun gelebileceğini göstermek istedim kendime tekrardan. Gerçi bunu Zelmira gidişiyle göstermişti. Kitabın ilk sayfasını açtım ve okumaya başladım.

"Şu gitarı da çantasına koyduk mu tamamdır. İşte oldu."
Bir elimde bavulum diğer elimde gitarımla İstanbul'dan gidiyordum. Her yeri ayrı güzel bu kalabalık ama yalnız şehirden gidiyordum. Anılarımı, çocukluğumu geride bırakıyordum. İstanbul'a çok benziyordum ben, hem çok kalabalık hem de yapayalnızdım. Kaçar gibi çekip gitmek istedim bu şehirden. Yanımda sadece yalnızlığı götürmek istiyordum. Tabii tam kapıyı açtığımda karşımda çocukluk arkadaşım Farah'ı görene kadar böyle düşünüyordum. Farahla çocukluğumuzdan beri birbirimize yoldaş olduk, aile olduk. Kız kardeşim gibiydi. Kahverengi uzun saçları ve kahverengi gözleri vardı. Küçük bir çocuk gibiydi. Her zaman neşeli, heyecanlı ve biraz da şımarıktı.

"Ben de tam sana geliyordum." Elimdeki bavulu görünce şaşkın şekilde;
"Nereye gidiyorsun sen? Hem neden haber vermiyorsun?
İçeri girdi ve benim de elimden tutatarak koltuğa oturttu.
"O kadar vaktim olmadı Farah. İzmir'e gidiyorum."
"Nasıl yani? Temelli mi gidiyorsun? Nerden çıktı şimdi bu fikir?
Bu söylerken gözlerinin dolduğunu fark ettim. Bana hayal kırıklığıyla bakıyordu. Demiştim ya biz birbirimizin ailesi olmuştuk. Belki de bu yaptığım bencillikti.

"Bir anlık bir karar değil. Uzun zamandır düşünüyordum zaten. Bu şehir boğuyor beni. Belki de uzaklaşmak en iyisidir."
"Demek haber bile vermeden çekip gidecektin. Bugün gelmeseydim seni son kez görmeseydim o zaman ne olacaktı?"
"Abartma Farah Allah aşkına. Kaçıp gitmiyorum ya hem haberleşiriz yine belki ara ara ziyaretine gelirim, sen gelirsin."

Bunu o kadar da istemiyordum. Farah hep yanımdaydı her zor anımda. Belki ona haksızlık etmiş oluyordum ama onunla da görüşmek istemiyordum. Bu şehri, geçmişi hatırlatacak hiçbir şeyi istemiyordum. Sonra Farah gözlerindeki yaşlarını silerek, küçük bir kız çocuğu gibi ağzını büzerek sarıldı bana. Ben de ona sarıldım.

"Bak senin yüzünden uçağı kaçıracağım. Hem merak etme orda düzenimi sağlarsam gelirsin ziyaretime."
"Tamam haklısın. Ama birdaha böyle gizli saklı işler yaparsan gebertirim seni. Ben de geleceğim seninle."
"(Kahkaha atarak) Tamam tamam söz birdaha gizli saklı iş yok. Hadi kaçırmayalım şu uçağı."

Birlikte arabaya eşyaları yükleyip havaalanına doğru ilerledik. Yol boyunca Farah orda ne yapmayı planladığımı sordu sadece. Konuşurken sesi titriyor gibiydi. Belki de ağlamamak için çok konuşmuyordu. Sonra başını omzuma yasladı ve radyodan şarkı açtı. "Üç kalp" şarkısı çalmaya başladı. Bu şarkıyı severek dinlerdim ama ilk kez sözlerine bu kadar dikkat etmiştim. Nerden bilebilirdim ki böyle küçük detayların gelecek habercisi olacağını.

Havaalanına gelmiştik. Gidip tüm işlemleri hallettim ve Farah'a veda etmek için geri döndüm.

"Bana bak, ne olursa olsun ne zaman istersen ara beni. Anında İzmir'e gelirim biliyorsun. Bak kendine çok dikkat et Marvin. Sen dikkat etmezsin biliyorum."
"Teşekkür ederim. İyi ki sana sahibim benim küçük kızım."
"Bana öyle söyleme bak seni herkesin içinde döverim. Hadi git tamam biraz daha kalırsan gitmene izin vermeyeceğim çünkü."
"Tamam gidiyorum, gel sarılayım bir sana."

Sımsıkı sarıldı bana, hatta o kadar sıkı sarıldı ki hep böyle kalacağız sanmıştım. Galiba zannettiğimden daha çok seviyordu beni.

"Kemiklerimi kırdın yeter. Sakın ağlama bak arkamdan."(Kahkaha atarak)
"Ne ağlayacağım be!" (Omzuna vurarak). Bunu söylerken bile sesi titriyordu.
Son kez birbirimize gülümsedik ve uçağa doğru ilerledim. Gizlice tekrar dönüp Farah'a baktığımda gözyaşlarını sildiğini gördüm. İzmir'e indiğimde ilk işim bu deli kızı aramak olacaktı herhalde.

ZelmiraStories to obsess over. Discover now