İkizler

2 1 0
                                        

Büyük Sonix İmparatorluğunda tüm vatandaşlar çok neşeliydi, nedeni ise Kral tacını taktığından belli henüz hiç bir prens veya prensesi olmamıştı ve Kral hakkında dedikodular başlamıştı ancak bu gün tüm dedikodular yok oldu ve tüm dedikoduların yerini Krala övgüler aldı, nedeni ise çok basitti Kralın bir Erkek bir'de Kız ikiz çocuğu olmuştu bu halk tarafından bir kurtuluş olarak simgelenmeye başlamıştı. Sekhetler ise yeni doğan Prens ve Prensesin ileride çok güçlü olacağını düşünen kehanetler söylüyordu.

"Büyük Sonix İmparatorluğu: Sonix İmparatorluğun tüm ırklara ev sahibi yapan Büyük bir İmparatorluk. Bu ırklar Elfler,Cadılar ve Büyücüler,İnsanlar ve Sekhetler'dir bu 4 ırkın birleşimi sayesinde Sonix İmparatorluğu kurulmuştur. Şuan'ki Kral ise bir Büyücüdür yani büyü kullana bilen bir ırktandır ve kendisi gibi Kraliçe ise bir Cadı'dır."

İmparatorluktaki herkes ikizlerin doğumu kutlarken ikizlerden birini çok zalim ve kötü bir hayat bekliyordu nedeni ise Sonix İmparatorluğunun bilinen tek düşmanı olan Cehennem İblisleri ikizlerin doğumunu öğrenmişti ve çoktan iblisler İmparatorluğa saldırmak için büyük bir ordu ile yola çıkmıştı bu savaşa Cehennemin komutanı olan Anubis'de katılıyordu. Sonix İmparatorluğundaki Irkları çok zorlu bir savaş bekliyordu ve en sonunda İblisler ilk saldırıyı yapmaya başlamışlardı. İblislerin içinde büyü kullana bilenler vardı ve bu büyüler, büyücü ırkının büyülerine karşı üretilmiş büyülerdi. Sonix İmparatorluğunun bu kadar güçlü olmasının sebebi etrafındaki büyücü ve cadılar tarafından kurulan bir kalkan vardı ve bu kalkanı geçmek belkide o dünyada'ki en zor şey ola bilirdi ancak iblislerin büyüleri, büyücülerin büyülerine karşı üretilmiş olmasından dolayı bu kalkanı aşa bilecek bir büyü biliyorlardı. Bu büyü ise kısaca Işınlanma idi ancak bir sınır vardı tüm orduyu içeri ışınlayamazlardı bu yüzden en seçkin askerleri ve Komutan Anubisi ışınlamıştı. Bu saldırı gerçek bir işgal saldırısı değildi iblisler diğer ırkları oylarken Komutan Anubis Prens ve Prensesi öldürecekti. İçeri ışınlanan iblisler ellerindeki büyük gücü ve Sonix ırklarının hazırlıksız yakalanmasını fırsat bilerek festival alanını yangın ve katliam alanına çevirmişlerdi ancak çok fazla zaman geçmeden Sonix ırk askerleri tarafından saldırıya uğradılar ve büyük bir savaş başladı. Bu sırada Komutan Anubis elindeki çift orağı ile karşısına geçen tüm Sonix ırk askerlerini öldürüyor ve kaleye doğru ilerliyordu yani Prens ve Prensesin olduğu yere. Festival alanındaki savaş Irk askerlerin lehine ilerliyordu ve kazanıyorlardı, Orada ölen hiç bir iblisin, Anubisin gözünde bir değeri yoktu bu yüzden istedikleri kadar onları öldüre bilirlerdi. Çok geçmeden komutan Prensin olduğu odaya gelmişti ancak Prenses odada yoktu, Anubisin aklında Prensi öldürüp Prenseside kalede arayıp öldürmek vardı ancak bu imkansızdı çünkü Festival alanındaki savaş neredeyse bitmiş ve iblisler kaybetmeye hazırlanıyordu daha fazla oyalayamazlardı, Prensi öldürmek ise sadece Sonix kralını kışkırtmaktan başka bir şey değildi bu yüzden tek yapa bileceği şey Prensi Cehenneme kaçırıp bunu Sonix kralına karşı kendi lehlerine kullanmaktı, Prensi hızlıca kavradı ve kaleden çıktı, Festival alanının önünden geçerken tüm iblislerin ölmüş olduğunu gördü bu onun umurunda bile değildi hızlıca kapıya gitti ve kapıdaki büyücüler onu ilk önce imparatorluktan çıkardı ardından Prens ile birlikte Komutan Anubisi Cehenneme ışınlamışlardı geriye kalan ordu ise İmparatorluk sınırlarından uzaklaşarak teker teker ışınlanacaklardı.

Anubis Sonix prensi Hexbo ile ne yapacağını düşünürken karşıdan Kızıl kanatları, Alev gibi yanan gözleri ve Kırmızı kıyafeti ile gelen Cehennem Kraliçesi Diana'ydı, Anubis Dianaya başarısız olduğunu söyler ise öldürüleceğinden endişe duyuyordu ancak prensi kaçırdığı için belkide bir şey demeye bilirdi.

Diana: "Anubis gelmişsin. Görevini tamamladın'mı?"

Anubis korku ve endişe ile cevap verdi "Aslında hayır çünkü prensesi bulamadım ancak Prensi bulmayı başardım ve onu orada öldürmek hiç bir işimize yaramayacağını düşündüm ve onu alıp buraya getirdim. Onu eğitip çok güçlü birisi yapa biliriz ve bu çocuğu kendi babasına karşı kullana biliriz."

Diana, Anubise sorgulayıcı bir şekilde bakmıştı görevini düzgün yapamaması sinirini bozdu ancak dedikleri doğru olduğundan dolayı Diana, Anubisi dinleyip çocuğu eğitmeye karar verdi. "İnsanlara bu kadar meraklı olduğunu bilmiyordum Anubis.." Diana'nın her ne kadar istemese'de bunu yapması kendileri için çok faydalı olucaktı, Çocuğa yaklaştı ve sol elini onun göğüs kafesinin üstüne koydu, Diana'nın eli yavaş yavaş mor bir ateş ile yanmaya başlamıştı, Anubis bunun ne olduğunu gayet iyi biliyordu çünkü bir zamanlar bunu kendisine'de yapmıştı, Mor ateşin anlamı Diananın gücünü temsil ediyordur ve şuanda Diana gücünün bir kısmını çocuğa aktarıyordur aynı Anubise yaptığı gibi. "Bundan sonra bu çocuğun eğitiminden sen sorumlusun ve adı ise Hexpo." Anubis kafasını eğdi ve Diananın karşısından çekildi.

--6 Yıl Sonra--

İblisler Diğer ırklara göre çok daha hızlı büyürler, Hexpo bir yetişkin görünümünde ancak diğer iblislere bakılırsa yaş olarak daha yeni doğmuş bir bebek yinede bu kadar küçük olmasına rağmen Anubisi bile yenecek bir güce sahip hem Annesi ve Babasından aldığı Büyücülük yetenekleri hemde Diana'dan aldığı İblis yetenekleri ile tam bir kırma olmuştu ancak bu kırma ileride Cehennemin en güçlü iblisi olma yolunda ilerliyordu...


---Devam edecek---


varisHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora