1

4.7K 64 12
                                        

Genç kadın aynadaki görüntüsüne son bir kez daha bakar. Dalgalandırıp omuzlarına salık bıraktığı uzun kahve saçları, hafif göz makyajı ve biçimli dudaklarına çok yakışan kırmızı ruju, dizlerinin biraz üstünde biten sırt dekolteli siyah dar elbisesiyle adeta kusursuz görünüyordur. Makyaj masasından parfümünü alır, boynunun yanlarına, bileklerine sıkar. O sırada telefonuna gelen bildirimle arkadaşının geldiğini anlar. Askıdaki ceketini ve çantasını alarak evden çıkar.

"Benim seni bekletmem gerekiyordu. Nerede kaldın?" kemerini takarken konuşur Ceylin.

"Trafik vardı." ilk aklına gelen yalanı uydurur kıvırcık saçlı adam. Ceylin tek kaşını kaldırıp inanmadığını belli edercesine bakar. "Tamam ya, azıcık kestireyim dedim eve gelince. Uyuyakalmışım."

"Bu akşamımı evimde yatıp dinlenmekle ve o gıcık savcının gerdiği sinirlerimi yatıştırmakla geçirebilirdim Engin. Ama sırf sen çok ısrar ettiğin ve vicdanlı bir insan olduğum için teklifini kabul ettim. Ve sen uyuya mı kaldın?"

"Tamam itiraz çiçeğim, özür dilerim. Söz telafi edeceğim."

"Dua et trafik olmasın." Ceylin sinirle önüne döner. Engin arabayı çalıştırır ve yola koyulurlar. Bu akşam Engin'in üniversiteden arkadaşlarıyla bir yemek yiyeceklerdi. Aslında yemek yiyecekleri kişilerin birkaçını Ceylin de tanıyordu fakat pek haz ettiği kişiler değildi. Gelmek istememesinin bir sebebi de buydu aslında. Diğer sebep ise yaklaşık bir aydır sürekli karşı karşıya kaldığı, işini zora sokup itinayla sinirlerini bozan savcı Ilgaz Kaya. Kafasını nereye çevirse, önüne hangi dava dosyası gelse karşısına o çıkıyordur. Bu zamana kadar hep garanti kazanırım gözüyle baktığı davaları ilk defa kaybetmiştir. Bu durumda da Ilgaz'dan çok kendine kızıyordur aslında. Çünkü bu zamana kadar hayatını, işini hiçbir erkeğin veya kişinin etkilemesine izin vermemişken şimdi bulunduğu durumda onun yüzünden işini eskisi gibi iyi yapamıyordur. Bunun sebebini düşününce, savcı olarak kendisine karşı çıkmasından mı yoksa aralarında var olan gerginliğin yarattığı çekimin etkilemesi mi karar veremiyordur Ceylin. Aslında bu çekimi uzun süre inkar etmişti Ceylin. Yok saymıştı. Sadece avukat olarak hoşlanmadığı için diye düşünmek istiyordu. Fakat son zamanlarda fark ettiği bir şey varsa, karşısındaki adamın da ona karşı bir çekim hissettiğidir. Başlarda ciddi ve soğuk duruşundan dolayı adamın asıl duygularını anlayamıyordu Ceylin ama artık Ilgaz'ın bazı yaptıklarını sanki bilerek, kendisiyle karşı karşıya gelmek istediği için yaptığını fark etmişti. İtiraf etmesi gerekirse, bu durum onun da hoşuna gidiyordu her ne kadar sinirlerini bozsa da. Hele ki geçen gün yaşadıkları o andan sonra...

•••
Ceylin koridorda topuklarını sinirle yere vurarak Ilgaz'ın odasına doğru yürüyordur. Normalde de pek sakin bir insan olduğu pek söylenemezdi fakat bu adam en sonunda sinir krizi geçirtecekti ona sanki. Odanın önüne geldiğinde kapının yanında duran kalemi Özge'ye aldırış etmeden kapıyı iki kere tıklatıp hızla içeri girer. Ilgaz, onayını almadan sinirle içeri dalan kişinin kim olduğuna bakma gereği duymaz bile. Bu kadının kim olduğunu daha gelmeden, koridorda yankılanan topuk seslerinden tanıyordur Ilgaz.

"Ne şimdi bu savcı bey? Bana inat yaptığınızı düşünmeye başladım artık. Umarım bir sebebiniz vardır!" Ilgaz yudumladığı kahvesini  sakince masaya bırakır. Önünde açık duran dosyayı yavaşça kapatıp diğer dosyaların üzerine hizalı bir şekilde koyar. Ağzı açık duran kalemini kapatıp kalemliğe koyar. Tavırları zaten gelmesini bekliyor gibidir. Ceylin ise onun bu tavırlarıyla iyice sinirleniyordur. Resmen bilerek sinir bozmaktır amacı.

"Hoşgeldiniz Ceylin hanım, yine. Hangi rüzgar attı sizi buraya iznimi almadan, öğrenebilir miyim?"

"Bence siz gayet iyi biliyorsunuz neden geldiğimi. Bu girizgahlarla vakit kaybetmeye hiç gerek yok o yüzden." Ilgaz başını öne eğerek hafifçe güler. Sandalyesini geriye iterek ayağa kalkar. Ceylin'e doğru gözlerini kadının gözlerinden ayırmadan, kravatını düzelterek yürür. Aralarında iki adım kala Ceylin'in tam karşısında durur.

Bi' AndaWhere stories live. Discover now