1. Bölüm:Herşeyin Başlangıcı

143 8 193
                                        

Bugün çok önemli bir gündü. Bir yıl önce İTÜ Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olmuştum. Şimdi ise Dinçkol Holding adlı şirkete iş görüşmesine gidecektim. Makyajımda son dokunuşlar kalmıştı. Hepsini hallettim ve sıra eyeliner çekmekte.Bir kez denedim olmadı, pes etmedim ve ikinci kez denedim yine olmadı. Nihayet 5. denememde çok güzel bi şekilde çekmiştim eyelinerı.Aynada son bir kez kıyafetlerime baktım ve hazırdım. Siyah paltomu ve kol çantamıda alıp evden çıktım.

 Siyah paltomu ve kol çantamıda alıp evden çıktım

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

Motorsikletime bindim ve yola çıktım. Tabi ki de bu yol şarkısız geçmezdi.Kulaklığım taktım ve Skapova'nın Ben Hala Vazgeçemedim isimli şarkısını açtım. Çok severim bu şarkıyı nedense.

                                 🌑

Motorumu şirketin önüne bıraktım, kulaklıklarımı çantama koydum ve şirketten içeri girdim. Arhan Dinçkol'un asistanı onu takip etmemi söyledi. Asansöre binip yukarı çıktık ve bir odaya girdik.

Yaklaşık 8 dakika sonra içeriye Arhan Dinçkol girdi.Yaşlıydı, yaşlı olmasına rağmen işlerin başında dinç bir şekilde duruyordu. Yerine oturdu ve masanın önündeki koltuğa oturmam için eliyle işaret verdi. Oturdum ve konuşmaya başladı." Cv'ni inceledim ama birde senin kendini tanıtamanı isterim".

Tam konuşmaya başlayacaktım ki telefonu çaldı. Telefonu açıp kulağına götürdü, bir süre karşıdaki kişiyi dinledi ve "Hızlı ol" dedikten sonra telefonu kapattı. Bana dönüp "Biraz daha beklemen lazım" dedi. Ulan gerizekalı kaç saattir bekletiyosun zaten. Patron olunca tabi keyfinin kahyası ne isterse yapıyorsun.


                                  🌑

Yarım saat daha odada boş boş oturdum. Ve nihayet Arhan Paşamız içeri girdi. Ama ardından kapıyı kapatmadı ve iki kişi daha girdi. İki yakışıklı adam. Odaya ilk giren adam kahverengi saçlı,kahverengi gözlü ve hafif sakallıydı, bence 1,80 boylarındardı. Kesinlikle çok yakışıklıydı.

Arkasından ise yeşil gibi ama griye de çok benzeyen gözleri olan bir adam girdi o da 1,85 boylarındaydı sanırım koyu kahverengi saçları vardı vay be bu öbüründen de yakışıklıydı. Tam adamı süzdüğüm esnada kafasını benim olduğum tarafa çevirdi. Gözlerimiz kesişti.

O göz temasını kesmeyene kadar bende kesmeyecektim. Bakışmaya devam ederken Arhan'ın sesini duydum ve ona doğru döndüm."Bu Ekin,benim oğlum" dedi odaya ilk giren adamı göstererek. Kibar bir şekilde gülümserken Ekin'in uzattığı eli tuttum. Kafa bi adama benziyordu aslında.

Ben bunları düşünürken Arhan bir daha konuşmaya başladı." Bu da yeğenim Alparslan" dedi. Alparslan bana bir şey demeden ve hareket etmeden bana baktı. Ulan sen ne biçim bir öküzsün Ekin'den biraz kibarlık öğren. Keşke bunu onun yüzüne söyleyebilsem ama daha işe başlamadan kovulmak istemiyorum.

KOBRAWhere stories live. Discover now