1:1

17 2 0
                                        

Selamün aleyküm.

Allahu Ekber Allahu Ekber!

Sabah yine o huzurlu sesle uyandım. Her sabah olduğu gibi abdestimi alıp hazırlanarak seccademi yavaş yavaş serdim. Uzun süredir içimde taş gibi duran huzursuzluğu benimsemiştim artık. Bu Rabbimin bana verdiği bir imtihandı. Bunun farkındaydım.

O'nun verdiği imtihan bile güzeldi. Duamı da ettikten sonra seccadeyi kaldırdım. Kışları ezan geç okunduğu için hava aydınlanmak üzereydi. Böyle zamanlar çayımı alıp dışarıyı seyretmek hoşuma gidiyordu. Uzun zamandır durgundum ve annemle babam bunu farkındaydı.

Aynı sorulara tekrar tekrar aynı cevapları vermek sıkmıştı artık. Bu yüzden annemlerin uyanmaması için dua ederek sessiz adımlarla mutfağa indim. Mutfaktan gelen sesler annemin orda olduğunun habercisiydi. Farkettirmeden odama gitmek için geri döndüm.

"Seher kızım orda duracağına tek beslenme kaynağını bari al."

Annemin sözleriyle gülümsedim ve mutfağa girdim.

"Kızım için dışın çay oldu. Yapma böyle. Kendine zarar veriyorsun. Sıkıntın neyse söyle de babanla bir çözüm yolu arayalım. Olmaz böyle. Ne olduğunu söyle ha kızım."

" Annem gerçekten bişeyim yok. Kahvaltı yapmayı sevmediğimi biliyorsun."

"Biliyorum kızım ama çok zayıfladın bak. Kimse almaz seni evde kalırsın haa"

Annem böyle söyleyince ikimizden de bir kahkaha çıktı.

"Güzel değil mi işte balım. Abimle babam da zaten beni göndermez. Ömrüm boyunca yanınızda kalırım kötü mü?"

"Kimmiş benim güzelimi ellere veren?"

Abimin sesiyle kıkırdayarak ona döndüm. Ne kadar mutsuz olsam da beni güldürmeyi başaran tek varlıktı.

Mutfakta daha fazla oyalanmadan çayımı alıp koşarak odama çıktım. Abim arkamdan homurdanarak bişeyler söylemişti tabiki ama duymamıştım.

Penceremin önündeki pufuma oturup avuçlarımı yakan çayı yavaş yavaş yudumlayarak dışarıyı seyretmeye başladım. Güneş çoktan doğmuştu.

Karşı evin perdesinin oynamasıyla gözlerimi oraya döndürdüm. Orda olduğunu adım gibi biliyordum. Aylardır içimi huzursuz yapanın..

Eskiden ona ismiyle seslenince bana kızardı. Çocukluk inadıyla ben de hiçbizaman abi demezdim.

Tabi o zamanlar farkında değildim isminin bu kadar güzel olduğunun.

Yusuf...
İsmi gibi kendisi de güzeldi. Ama biz artık eskisi gibi olamazdık. Zaten değildik. Karşı karşıya geldiğimizde ben hep uzaklaşan taraftım.

Başımı doğrultup pencereye baktığımda tanıdık gözlerim yeşil gözlerle buluştu. Ani panikle gözlerimi çekip hızla perdeyi kapattım. Uzun süredir böyle oluyordu ve bu yanlıştı.

Yanlış olduğunu biliyordun zaten Bedia.

İç sesimin doğruluğuyla yüzümü buruşturdum.

...

Aşağıdan gelen seslerle aşağı indim. Annem abime söylenerek kahvaltı hazırlıyordu. Tabi abimin onu dinlediği bile şüpheliydi. Büyük ihtimalle yengemle konuşuyordu ve babam da bunun farkındalığıyla sırıtarak abime bakıyordu.

DAİMA'ŞK *Yarı Texting*Stories to obsess over. Discover now