Gün ışığı dolmuştu yine her zamanki gibi sıcak kahvemi elime aldım ve balkonuma onu beklemeye geçtim. Her zaman yanımda olan eşimi bekliyordum çalışıyor olarak bildiğim eşimi. hani insana bazen sevdiği hakkında şikayet gelir ve insan kabullenemezya ve hayatında yaptığı en büyük hata olur o kabullenememe hatasına bende düştüm hayatımı birleştirdiğim kişi bana bunları yaşatan küçük düşüren eşimdi .
Bekleyişimin ardından gelmişti her eş gibi bende kapımı açıp montunu sırtından alıp aşmıştım portmantoya elindeki sıcak ekmekleri alıp koydum mutfağa ve yemeğini hazır ettim bana bugün annem ile karşılaştığını ve onu huzursuz gördüğünü söyledi
İşte ilk gelişmem buydu annem damadına neden böyle huzursuzluk vermişti öğrenmem gerekti daha dün konuşmuştum ve durumu gayet iyiydi
Agâhım dedim birşeye sinirlenmiştir babam kahvehaneden çıkmıyor biliyosun dedim ama halinde hal olmadığını söyledi
Annemi böyle huzursuz eden neydi aniden kapıyı açıp anneme gitmek istedim fakat gerçeğe dönmem lazımdı
Kuru fasulye ve pilavını yiyen Agâh içeri çekilip televizyon başına geçti daha sonra izleme sırasında uyuya kaldı bende hiçbir şey demeyip üzerine bir battaniye örtüp yatağıma geçtim uyandırmadim uyanınca huysuz oluyor çünkü.
O gece annemi düşünerek uyudum yarın sabah gitmem lazımdı yanına Agâh niçin öyle söylemişti ? Aklıma birden yarın için annemlerde Agâhinda katılacağı bir yemek düzenlemek geldi uzun süredir annemlere gitmemiştim sadece telefondan konuşmuştuk hem onu özlemiştim hemde niçin böyle davrandığını sormaliydim
Hava bozmaya başlamıştı balkonu kapatıp yatağıma geçtim ve heyecanla yarını bekledim.
