O koridorda kosarken el ele tutusarak ne kadar kucuk oldugumuzu hala hatirliyorum. Ogretmenler geri gelmemiz icin bize bagiriyorlardi ama sen bana, sana guvenmemi soyledin ve biz oylece devam ettik. 7 yasindaki ben nasil daha iyi bilebilirdi? Bana kelebek hissini veren cocuk, ne olduklarini anlamadigim halde, onunla gitmemi soyledi. Yakalanmadan once oyun alaninda on dakika saklandik. Ogretmenler bizi tekrar iceri surukledi ve kotu bir sekilde azarladi ama ben bunlarin cogunu zar zor hatirliyorum. Tek net olarakrak hatirladigim sey gulusun.
__
Bana o sevgililer gunu kartini yazdiginda ne kadar heyecanlandigimi hala hatirliyorum. Bunun belirlenmis bir odev oldugunu biliyorum ve sen bunu o kadar yetersiz buldun ki 'Younghoon'dan Chanhee'ye' basligini yazmaktan daha fazlasini yazma zahmetine katlanamadin. Boyle bir karti kabul edecek tek kisi bendim ve sen de bunu biliyordun. Belki nasil hissettigimi biliyorsundur.
__
Sahnenin kenarinda dururken ne kadar gergin oldugumu hala hatirliyorum. Tum okulun onunde sarki soylemek uzere olan bir lise birinci sinif ogrencisi, eger sarhos olsaydim, asla yasayamazdim. Vucudum titriyordu, neredeyse ayakta duramiyordum ve birkac dakika icinde gozlerimden yaslar akacagina emindim. Sahnenin kenarindan kalabaliga baktim, korkum iki katina cikmisti. Sonra bir sekilde seninle goz goze geldim ve senin tek yaptigin goz kirpmak olmustu. Hala nasil tum stresimin bir anda eridigini anlamiyorum. Sanirim bende boylesine bir etki birakiyorsun.
__
Simdi buradayim, bir anda, yakinda baska bir hatira olmak uzere. Uzun, terli bir beden egitimi dersinden sonra kabadayi erkeklerin soyunma odasi. Oksijenin bulunmadigi, sadece vucut kokusu ve vasak vucut spreyinin cigerlerimi doldurdugu bir yer olan odada testosteron damliyordu. Duslarin acik oldugunu, fayanslara carpan siddetli su akintilarini duyabiliyordum. Bir yer kapmak icin acele ediyorum. Yari ciplak sinif arkadaslarimla cevrili olmaktan nefret ediyorum ama gec kalamayacagim bir tarih sinavim vardi.
Havlumu askiliga asip boxerimi uzerimde biraktim, cunku o tarafimi gostermeye hic niyetim yoktu. Diger cocuklarin cogu da boxerlerini cikardı, sadece kendine daha cok güvenenler onlari cikardi. Spor gunlerimde her zaman yedek bir cift getiririm, aksi takdirde gunun geri kalanini islak ic camasirlarla gecirmek zorunda kalirim ki bu pek hos bir duygu degil.
Yari ilik suyun vucudumu yikadigini hissederek hizla dusumu actim. İkisi bir arada sampuan ve sac kremi uygulamadan once saclarimi iyice nemlendirerek geriye dogru taradim. Sirtimi duvara dondum, basimi geriye attim, gozlerimi kapattim ve suyun kopukleri alip goturmesine izin verdim. Pembe buklelerimi enseme kadar ovaladim. Aslinda saclarim biraz uzuyor, muhtemelen bir an once kestirsem iyi olur.
Saclarim gicirdarken temiz oldugunu biliyorum. Basimi one egiyorum, gozlerimi tekrar aciyorum ve iste o zaman seni goruyorum. Ya da sirtin mi demeliydim? Boyle bir manzara karsisinda buyulenmis gibi, agir agir yutkunuyorum. Su, gergin kaslarindan dalgali bir hareketle asagi akiyor, sana dokunmus olmanin ayricaligini yasayarak kanalizasyona gönderiyordu. Suyu kiskaniyorum, o ayricaligi istiyorum. Gozlerin kapali arkani donuyorsun. Bunun icin tanriya sukurler olsun, bir sure daha bakacagim. Tarih sinavi bu goruntuden daha onemli degil ne yazik ki.
Gozlerim, vucudunu parlak bir isiltiyla kaplarken, elini karin kaslarindan nasil yukari-asagi surttugunu, kaydirdigin her kasin arasina daldigini takip ediyor, bu yalnizca ne kadar iyi gorundugunu arttirabilir. Birinci siniftayken vucudunu gordugumu hatirliyorum ve o zamanlar sende bunlar yoktu ve sen gercekten hayret edilecek bir seysin.
Gozlerini actiginda gercege donuyorum. Hayatim boyunca hic bu kadar hizli donmemistim. Sanki nefesimi tutuyorum, aval aval baktigimi fark edip etmedigini gormek icin bekliyorum. Umarim oyle olmaz, ama oyleyse en azindan seninle tekrar konusabilirim.
