Burnuna gelen güzel kokularla uyanmıştı emma. Yatakta yavaşça doğruldu üstündeki ince örtüyü atıp çıplak ayaklarını soğuk zeminle buluşturdu. Burununa gelen güzel kokuyu takip etti. Sonunda iyi bir şey olacağını biliyordu çünkü. Odanın kapısını açtı ve merdivenlerden aşağı kokunun geldiği yöne doğru yürüdü.Mutfağa girdiğinde gördüğü iri beden yüzünde bir gülümseme oluşturdu. Onun için özel günlerden biriydi, çünkü sevgili eşi ona kahvaltı hazırlıyordu. Kulaklarında hissettiği sesle gözlerini eşinin gözlerine çevirdi
" çok güzel uyuyordun kıyamadım bu gün güzel karıma kahvaltısını ben hazırlayayım dedim." Dedi gülümseyerek. "Hadi ne duruyorsun emma otur soğuyacak sonra."
-
İtiraz etmeden oturdum nasıl itiraz edebilirdim ki böyle güzel bir kahvaltıya özelliklede bu kahvaltı Harry'nin elinden çıkmışsa. Benle birlikte o da oturdu yavaşça yemeğe koyuldu aldığı ilk lokmada yüzü düştü "noldu? Harry yoksa tuzlu mu olmuş." Bana bakmadı çok sevdiğim gözlerini kaçırdı "bizim neden çocuğumuz olmuyor emma. Biz neden anne baba olamıyoruz?" Yüzümdeki gülümseme solmuştu onun gözünden düşen bir damla yaşı görünce. Benim de aktı gözlerimden yaşlar
Ağzımdan çıkan küçük hıçkırıkla cümleye girdim "boşanalım harry." Gözleri anında beni buldu "ne demek istiyorsun emma bunca yıllık evliliğimizi kenara mı atmak istiyorsun bu kadar yaşadığımız anıyı sana duyduğum aşkı kenara mı atmak istiyorsun?" Gözlerini gözlerime kenetledi derin nefesler alıyordu sadece susuyor beni avutmaya çalışıyordu "ben atmıyorum bırak beni harry zaten bir işe yaramıyorum baksana sana bir çocuk bile veremiyorum." Harry sandalyeden kalktı ve önümde diz çöktü ellerini ellerime kilitledi "ben seninle çocuk için evlenmedim emma ben seni sevdiğim için seninle evlendim o söylediğim sadece saçma bir cümleydi lütfen ağlama artık sen bana her şeyden çok yetersin sadece sen ol yeter" ellerimi çekip hızla ayağı kalktım ağzım çıktığı kadar ağlayarak bağırmaya başladım "ne diyorsun sen ya sana bir varis veremedikten sonra beni sevebileceğini gerçekten düşünüyor musun? Hayır harry ben senin için bir çocuk bile doğuramazken senin sevgini hakettmiyorum." "Meleğim beni dinle."
"Yeter bir şey duymak istemiyorum"
-
Emma koşarak evden çıkmıştı bulduğu ilk yola sapmıştı. Hava kararmaya başlamış güneş dünyanın başka bir yörüngesine gitmeye başlamıştı emma kaç saat oldu bilmiyor sadece ağlayarak ormanın ortasında geziyordu. Bir ağacın kenerana oturmuş sessizde kendini hıçkırıklarında boğmaya çalışıyordu. Kafasını kaldırdı ve havaya baktı iyice kararmış kara bulurlar dünyayı esir almıştı. Emma ayağa kalktı etrafına baktı ağların arkadasında bir kadın gördü. Ürkmüştü biraz çünkü belliydi kadının büyük güçleri olduğu. Emma ona seslenmeye karar verdi.
...
"Hey hanımefendi?" Sert bakışlarını bana çevirdi belliki gençken çok güzeldi.ama şimdi çökmüş bir halde bana bakıyordu. Kadının yanına biraz yaklaştım.bütün bedeni artık geri bana dömüş tüm odağını ben yapmıştı.
"Gecenin bu vaktinde burada ne işiniz var? Kimsiniz siz?" Diye soruverdim yaşlı kadına
Alay edercesine güldü "bunu sence ben mi sana sormalıyım? Yoksa sen mi bana sormalısın?" Ortaya burukça bir gülümseme sundu o sert bakışlarından çokta bir şey kalmamış yumuşamıştı. "Tamam halimiz vahim olabilir ama senin kadar bitik olduğumu düşünmüyorum." Haklıydı kadın. o yaştan çökmüştü ben ise içimdeki acıdan "söyle bakalım küçük hanım çocuğunun olmasını gerçekten çok mu istiyorsun" sorduğu soru ile dona kalmıştım "n ne" "hadi ama be dediğimi duydun niye iki kere tekrarlatır ki bir insan. Dedim ki Çocuğun olmasını çok mu istiyorsun?" "E evet istiyorum ama. Nasıl olacak ki o? Yani benim çocuğumun olması imkansız bir şey." Kadın elini yavaşça omzuma vurdu ve gülümsedi "olamaz diye bir şey yoktur kızım istersen her şey senin olabilir. Şimdi beni iyi dinle bir daha anlatmayacağım." Onaylar amaçla kafamı salladım. Parmağı ile bir yeri işaret ederek konuşmaya başladı " bu yolu takip et yolun sonunda karşına Demon'nun mağarası çıkacak" Demon mu? Tanrım bu kadın neler diyordu. "Mağaranın önünde demon diye tekrarla. Ta ki dolunay tepene gelinceye kadar dolunay tepende ise bil ki demon senin dileğini gerçekleştirmeye hazır ellerini yere koy gözlerini kapat ve I CALL TO YOU GODDES OF THE EARTH KİNG OF HELL COME OUT diye söyle o gelecektir" arkamı dönüp o yola baktım sonra geri kadına baktım ama kadın yoktu.
....
Emma büyük bir kararsızlık içindeydi ama bu acının artık bitmesini istiyordu. O ıssız yoku takip etti kadının dediği mağaraya en sonunda gelmişti. Korkuyordu ama içindeki istek ateşi Korkuyu bastırıyordu. Gözlerini kapadı ve dolunay tepesine gelemeye kadar "DEMON" demeye devam etti. Nefesi kesilince açtı gözlerini gökyüzüne tepesine gelen dolunayla gülümsedi emma kadının dediği aklına geldi.
Hemen dizleri üstüne çöktü ellerini yere koyup gözlerini kapattı "ı call to you goddess ot the earth king of hell come out" diğer anlamıyla
-sana sesleniyorum. Yeryüzünün tanrıçası , Cehennemin kralı çık dışarı!..
Emma bunu her söylediğinde yer sallanmaya ve sarsılmaya başlar dengesini kaybeden emma dik durmaya çalışsada zorlanır ama dik durup söylemeye devam eder. Emma dengesini kaybeder ve yere yığılır gözlerini açtığında karşısında gördüğü şeyle korksa da gözlerini güzel yüzünden alamaz. Demon yakışıklı biriydi bir ayağı geyik ayağına benzer, kumral saçları güzel vücut haltları ve kırmızıya kaçan gözleri ona ayrı bir hava katıyordu.
....
Gözlerimi üzerime dikti. Yavaşça yanıma yaklaşıp elini uzattı korkarak elimi uzatsamda o bana o korkuyu fazla vermişti. Beni ayağa kaldırıp gözlerini gözlerime kenetledi. " ne için buradasın Emma Wen." Adımı biliyor soy adımı da biliyor. "B bir çocuğum olsun istiyorum lütfen" gözümden düşen yaşlarla ellerimi birleştirdim önümde diz çöküp yalvarmaya başladım.
...
Demon baktı yalvarışlarının içtenliğini sorguladı
"Sana bir şartla çocuk veririm emma." Emma gözlerini korktuğu gözlere kenetledi " K kabul ederim lütfen ne istersen yaparım yeter ki bir çocuğum olsun" Demon yüzüne bir gülümseme ekledi emma'ya yaklaştı belini kavrayıp yavaşça kendine çekti kulağına ılık nefesini vererek" çocuk benim çocuğum olacak emma. Bunu kabul edebilir misin? Benim ve senin kanını taşıyacak bir bebek ister misin?" Emma şaşırdı gözlerini demonun gözlerine kenetledi
Hayır anlamında kafasını salladı "bir daha çocuğun olamayacak emma iyi düşün. Hızlı düşünsen iyi olur çünkü birazdan beni almaya gelecekler" emma kararsızlık içinde bir karar verdi ağlayarak "kabul ediyorum. Senin çocuğunu taşımayı kabul ediyorum demon"
ESTÁS LEYENDO
~şeytanın Hükmü~
Fantasíamerhaba arkadaşlar🙂Bu hikayem benim ikinci hikayem ilk hikayem 800bin okunmuştur umarım buda yüksek tutulur. şimdiden uyarayım ilk bölüm fazla değişik gelebilir yada gelmez bilemem 2günde bir bölüm yayınlıyacağım ilk 10.bölümü bitirmeden lütfen bır...
