Akşam arkadaşlarla okeye çıkacaktık bu sebeple hazırlanıyordum.
Siyah şort mor tişört ve siyah spor ayakkabılarımı giyip, saçımı at kuyruğu yapmıştım.
Siyah bel çantamıda alıp odamdan çıktım.
"Kızım nereye?"
"Arkadaşlarla okeye gideceğiz."
"Osman'da var mı?"
"Var annecim." Osman'ı uslu efendi sanan annemin beni onunla heryere göndermesi ama aslında götü başı ayrı oynayanın Osman olması. Ah Osman ah.
"İyi iyi, selam söyle oğluma."
"Söylerim!" Diyip çıktım evden.
Binadan çıkınca el sallayan Osman'a bende el sallayıp yanına gittim.
"Naber aşko?" Dedim gülerek.
"İyi reis senden naber?"
"Aşko demediğin için bir anda kötü oldum."
"Iyh saçmalama aşkooooğğ." Diyince beraber gülmeye başladık.
"İş yerindekiler bu halini görse bütün karizma gitti." Dedim alayla, bir yandanda yürüyorduk.
"Ne yapalım be bir aşko uğruna karizmayı çizdiririz, ne de olsa en sadık, en mük, en güzel, en aşko kuşko kanka benim. Onu mutlu etmeliyim."
"Ooooooo!" Diyerek alkışladım ve saçımı savurdum "İşte ben!" Elim birine çarpınca Osman beni kendine çekti "Yavaş lan."
Çarptığım kişiye baktım "Kusura bakmayın."
Hiçbirşey demeden ilerledi.
Osman arkasından bağırdı."Önemli değil mi? Tamam önemli değilse sıkıntı yok." Tabi onlarda tık yoktu.
Osman' ın koluna girdim
"Ben sana lanı gösterirdim de dua et çarpan benim."
"Ee çarpan sensin diye birşey yapamıyor muyuz?"
"Gerek var mı Usmanı'm."
Osman göz devirince güldüm "Hadi ya geç kaldık iyice."
.....
Okey masasına oturmuş oyunumuzu oynuyorduk.
Bu eli osmanla ben kazanmıştık.
Osman "hooooop" diye bağırıp ellerini çakmam için kaldırınca, çaktım "Güm!"
"Taş mı çalıyorsunuz lan?" Mert' in şüpheci bakışlarıyla konuşmasına karşılık yerime oturup "Pardon taş çalmak ne aşko?"
Osman'da karşılık verdi "Ne diyor bu ayol?"
Mert Osman 'a ters ters baktı "Oğlum sen sorunlu musum? Ayol ne demek, ne ayol ya. Lalin'le görüşme uzun süre."
"Pardon, buna sen mi karar veriyorsun acaba?" Dedim gülerek.
"Yalnız gençler, yakışıklının biri buraya bakıyor."
Mert, bir hışımla Fulya' nın gösterdiği yere baktı. Bizde baktık da, iyi mi oldu kötü mü oldu bilemedim. Çünkü çarptığım çocuktu.
Hepimizin baktığını görünce ayağa kalktı ve masamıza geldi. "Aaa geliyor." Diyen Fulya'ya göz devirdim.
"Siz ikiniz, okeyde bize karşı şansınız yok." Diyen çarptığım çocuğa baktım. Arkasında da arkadaşları vardı.
"Böyle birşey idda etmedik zaten." Dedim rahatça.
Kaşlarını kaldırdı "Yani kazanamayacağını kabullendim."
STAI LEGGENDO
AYIYA DAYI
UmorismoDoruk : Terbiyesiz misin? Lalin : Evet Doruk: O zaman beraber terbiyesizleşmeye ne dersin?
