AH BE DÜNYA

16 2 7
                                        


Neye mutluyum veya neye üzgün olduğumu hiçbir zaman anlamadım. Neyi sevdiğimi kimi sevdiğimi asla bilemedim. Şu an 18 yaşındayım ve mezuna kaldığım için dershaneye gidiyorum. Ama bunu istemiyorum. Fakat bunu da istemiyorum. Neden hala istemediğim bir şeyi yapmam gerek asla anlamıyorum.

Sabah saat 7. Kimse uyanmamış sessizliğim ile yine baş başayım. Duşumu alıyorum , eşofmanımı giyiyorum , çantamı hazırlıyorum . Yine aynı şeyler... Aynı şeyleri yapmaktan hep nefret ederim ama hala neden bunu yapıyorum bilmiyorum. Neden yapmak zorundayım ki....

A pardon geleceğim için değil mi? Hep öyle değil midir zaten ? Ya bir gün olsun sadece bir gün yarını düşünmeden yaşamak istiyorum acaba. Bunu asla kendi başıma yapamam . Acaba bana yardım edecek birileri karşıma çıkar mı çok merak ediyorum.

Yürüyorum boş ve ıssız sokakta çok soğuk benim için ve düşüncelerim için. Çalışmıyorlar artık , yardım etmiyor tek bir beyin hücrem bile.

Otobüse biniyorum yine aynı abla "günaydın" diyor bana her zamanki sıcak gülümsemesiyle. Soğuk bir gülümseme sunuyorum ona belki diyorum belki kötü olduğumu anlarda "nasılsın" diye sorar. Ama sormuyor. Yine kimse beni görmüyor. En arka koltuğa oturuyorum kulaklığımdan müziğimi açıyorum. Yine aynı yüzler geliyor. Biniyor iniyor. Hep aynı saatte bir kız biniyor. Yine çok tatlı olmuş. Kısa saçlarını iki yandan örmüş fazlasıyla sevimli. Götü de iyi şimdi günlük kesiyorum hak yemeyelim. Ama ben düzüm diye bağırıyor. Otobüsten iniyorum bu kez de metro. Yine aynı durak ve yine aynı yüzler. Niye her gün bu kadar mutlular sabahın bu saatin de. Daha doğrusu ben neye bu kadar üzgünüm.

Her zaman oturduğum parka doğru ilerliyorum. Çantamdan sigara paketimi çıkarıyorum ve bir dal yakıyorum . "Saat 8.34 dersin başlamasına yarım saat var 2 dal daha içebilirim. Saat 8.50 de kalksam saat 8.58 gibi sınıfta olurum." her zaman ki hesaplamalarım bittiğinde etrafı izliyorum. Benim sınıfımdan bir çocuk o da duvara yaslanmış sigara içiyordu. 'Adı neydi....Ozan , Osman-'

"ONUUUĞĞĞRRR" Onurdu doğru. Bu çocuk da hep bir gay havası sezmişimdir ama şu an sanırım kız arkadaşıyla konuşuyor. O kızı ilk defa görüyorum galiba. Fazla güzelmiş.... Yok kız baya güzel. Dar pantolonu , dar kazağı ve üstüne tam oturan montu ile benim eşofmanım gepgeniş kazağım ve üstüme fazlasıyla bol gelen montumla birbirimize baya terstik. Bu durum çok hoşuma gitmişti. Ta ki gözlerimiz birleşene kadar. O kadar parlaktılar ki midem bulandı bana o kadar terstiler ki. Işığı ile resmen beni kapatıyordu.

Saate baktım 8.53 . "Hasiktir ya" mırıldanarak yürümeye başladım. Ama beni izleyen o gözleri asla fark etmemiştim. Birden Onur

"HEEEĞYYY BERAAAAAĞĞLLL" diye bağırmaya başlayınca gözlerimi yavaşça kapadım. 'bela geliyorum demez , direk girer amınakoyayım.'

PEMULKABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin