"Memoli silgi versene"
"Kızım şunu deme artık ya havam sönüyor"
"Çok havalısın ya sanki"
"Kes"
"Makas lazım"
İkimizde kahkaha attığımız için hoca tabiki kızdı ama umursamadık. Çok geçmeden zil çaldı ve özge yanıma geldi. "Deniz ben matematiği pek anlamıyorum da şeyy"
"Neyy"
"Beni çalıştırırmısın"
Tabi canım işim gücüm yok sana ders vericem. "Olur tabi neden olmasın" ne dedim lan ben. Off resmen kabul ettim ya.
"Oha deniz iyimisin sen" sesten tarafa döndüm ve memoliye (mehmet) baktım. Kız yanımızdan gitmişti. Memoli hala bana bakıyodu.
"Off memo bakma şöyle" yüzümü buruşturdum.
"Kızım hayırdır. Sen ne zamandan beri millete ders veriyosun.
" bi an ağzımdan kaçtı napiyim ya"
"Ee ne yapıcaksın"
"Çalıştırıcam"
"İnanmam"
"İnanma" göz devirip önüme döndüm ve Kızın yanına gittim.
"Yarın okul çıkışı bi kafeye gidelim orda çalışalım"
"Benim bildiğim bi kütüphane var orda çalışsak"
"Olur" kızın yanından ayrıldım ve kantine gittim ardından sıkılıp elimdeki çayla dışarı çıktım. Okulun etrafını dolaşmak genel bişeydi. Bende öyle yapıp okulu dolaştım. Yürümeye devam ederken aniden biri bana çarptı ve çay koluma döküldü.
"Önüne baksana kızım" karşımdaki çocuğa baktım hem yakışıklı hem ukala biriydi. Neyseki çay o kadar sıcak değildi yani fazla yanmadım ama gerçekten canım yanmıştı.
"Asıl sen önüne bak be. Off yandım senin yüzünden"
"Ne yapmamı bekliyosun. Seni kucağıma alıp lavaboya götürmemi mi sonrada seni-"
Çocuğa öyle bi tokat attım ki feleği şaştı. Salağa bak ya hem beni yakıyo hemde terbiyesiz terbiyesiz konuşuyo pislik.
"Yürek mi yedin lan sen" bana çok sinirli bakmaya başladı ama korkmamış gibi yaptım çünkü korktuğumu belli edersem üstüme gelirdi.
"Yürek mi. Ne olduğunu unutalı çok oldu" fazla yanmaya başladığım için okula gidip lavaboya girdim. Çabucak koluma su tuttum ama çok acıyodu.
Zil çalmadan sınıfa gitmiştim. Memoli hemen yanıma koştu. "Noldu lan"
"Öküzün biri çarptı" kolumu tuttu.
"Ne öküzü"
"Memo şuan şaka yapıcak modda değilim"
"Yok kızım kim yani o anlamda dedim"
"Bilmiyorum"
"Çok acıyomu"
"Evet ama sesimi çıkarmıyorum" bu benim doğamda olan bişey yalan söylemeyi fazla beceremiyorum. Zaten yakınlarımada asla yalan söylemem o yüzden yalanla uğraşmadan direkt doğruyu söylerim.
"Şu açık sözlülüğünü çok seviyorum"
Hoca gelince herkes sustu ve yerine geçti. Derse başladığımızda kapı çaldı. Nöbetçi öğrenci
"Deniz özgün. Müdür yardımcısı seni çağırıyor"
Ne olduğunu anlamadan hemen müdür yardımcısının odasına gittim. Kapıyı tıkladım ve açtım. Odada sadece müdür yardımcısı yoktu bugün bana çarpan çocuk koltuğa yayılmış bana arsızca sırıtıyodu.
