dümen

14 3 0
                                        


1. Bölüm

.
Dümen


Markete doğru ilerlerken dolabımın bom boş olması morelimi bozmuştu, oysa Annemin yanında hiçte yiycek derdim yoktu,izmirden istanbula taşındıktan sonra gerçek hayatın farkına varmak zorunda kaldım. Aradan iki yıl geçsede hala ayrı eve alışamamıştım.

Kulağımda çalan
Ezhel: Nerdesin (medya) Şarkısı ile kendi kendime

" yavrum nerdesin?, kim bilir şu an kimlerlesin" diyip duruyordum insanların bana bakması umrumda değildi, bu şarkıda kendimden geçiyordum, dans etmeden duramıyordum.

market evime yakın olduğu için arabam ile gelmemiştim ama evime yakın olan market kapalıydı, bende geri dönmek yerine,iki sokak ötedeki markete gitmeye karar vermiştim.

Kaldırımları yavaşça geçerken, soğuk hava umrumda dahi değildi.

soğuk havaları severdim ben, hem kalın giyinmiştim bir kere.

Markete her gide gide yaklaşırken gözüm marketin karşısında olan kütüpane çarptı,
oldukça eski duruyordu. ismi set kütüpanesiydi

Kitap okumayı seven bir yapım vardı hatta her boş vakitimde kitap okurum.

Merakla caddenin karşısına bakarken camın ardından pek bir şey gözükmüyordu. Markete'mi gitmeliyim yoksa, kütüpaneye'mi?

Kafam karışmıştı kitap kurdu olan yanım kütüpaneye git diye haykırıyordu. sonra gözümün önüne boş dolabım geldi... evet market daha önemli, önce markete gitmeliyim.

Bakışlarımı zorda olsa kütüpaneden çekip, markete girdim kenardan bir sepet alıp evde olamayan şeyleri mümkün oldukça almaya başladım, önceden listelediğim için alışveriş çabuk ve sorunsuz bitmişti.

Aldıklarımı ödedikten sonra elimde bir sürü poşet ile marketten çıktım,
Keşke arabayla gelseydim diye düşünmeden edemedim, her ne kadar spor yapsamda poşet taşımak Bana göre değildi.

Zaten markete ödediğim fiyat servet değerindeydi, türkiye ne ara bu hala geldi bilmiyorum.

Normal bir ürün bile beş katna çıkmıştı, ihtiyacı olan kişiler ne yapabilridi ki?

Bu konular ile ilgilenen biri değilim ama ne bilim, bana bile son olan olaylar saçma geliyor.

Kırmızı ışık yandığında karşı caddeye geçtim, içimde bitmek bilmeyen heycan ile kütapanenin eski kahverengi kapısını açıp içeri girdim.

Kapı oldukça ses çıkarıyordu ilk defa buraya geldiğim için yabancı hissediyordum. Burnuma dolan eski kitapların kokusu, vucudumu delip gecen sıcak hava beni eritmeye yetmişti.

Kasanın olduğu tarafa bakınca bir amca gördüm ama uyuyordu elimdeki poşetler ile kasaya doğru yaklaşıp

" pardon beyfendi... Amca!"

Nazikçe söylediğimde uykusuna devam etmişti ama yüksek sesle Amca diyince irkilerek uyanmıştı.
Oh oldu ama burda cinayet işlense ruhu duymuycak.

Şaşkın bakışları üzerimde gezerken mavi gözü,beyaz saçlı 60 yaşlarında olan bu amca oldukça ton ton birine benziyordu.

" uyandırdığım için üzgünüm efendim"

"Ah ne ara uyudum ben"

Kendi kendine söylemişti burnunu kaşıyıp tekrar bana döndü " buyur söyle kızım"

" şey poşetlerimi size emanet edebildirmiyim?"

Tahta masanın ardından elimdeki poşetlere baktı, kaşları anında çatılırken endişeye kapılıp

DÜMEN (ölüm oynu)Where stories live. Discover now