ÜST KAT 1. BÖLÜM: " YENİ ŞEHİR"

20 7 8
                                        

(OY VERMEYİ VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYINIZ.)

---

ÜST KAT

1. Bölüm:   YENİ ŞEHİR

"Yeni bir hayata alışmak zorundayım"

Merhaba. Ben Ahsen. Ahsen Şanlı.Psikiyatrist mesleğime yeni  atandım. Atamam İzmir Bayındır ilçesine geldi.  Hakkari'den İzmir'e gidecektim.

Her şeyimi, bavulumu hazırlamıştım yarım saat önce. Bir saat sonra da uçak kalkacaktı.

*

"Bizi her zaman her şeyden haberdar et olur mu kızım." dedi annem. Gözlerinden akan damlalarla.

"Tamam anneciğim. Yeter ağlama. Harap ettin kendini. Söz veriyorum yanınıza ziyaretinize geleceğim" benim de gözümden birer damla yaş akmaya başladı. Sonra annemle sarılmayı yavaş yavaş istemeye istemeye bıraktıktan sonra babamın önce bir iki saniye gözlerine  baktım sonra başımı eğip elini öpüp anlıma koydum. Sonra kafamı kaldırıp babamın gözlerine baktım.

Babam iki elimi de iki elinin eline almış gözlerinden akan yaş damlalarıyla konuşmaya başladı.

"Kapımız sana her zaman açık kızım. Annenin dediği gibi bizi her şeyden haberdar et. Gözümüz yollarda kalmasın." Babam gözlerinden akan yaş damlalarıyla bana sıkı sıkı sarılmaya başlarken bende kollarımı boynuna sarıp sarılmaya başladım.

" Tamam babacığım. Size söz veriyorum." Babamla da uzun uzun sarıldıktan sonra sıra kardeşlerime gelmişti. İki kız kardeşim de ağlayarak bana sarıldılar. En küçük kardeşim bana öyle bir şey söyledi ki ortam da sessizlik oluştu.

" Abla, dikkatli bir şekilde gitmeni istiyorum. Arkadaşımın ablası gibi kaza yapıp ölmeni istemiyorum" O an anne ve babamın  kalbine bir taş sıkıştı sanki. İkisi de kardeşimin bu sözünden bayağı bir korkmuşlardı.

Kardeşlerime de sarıldıkran sonra artık gerçekten veda vakti gelmişti...

Kapının önünde duran bavulumu elime alıp kapıyı yavaşça açtım. Sonra tekrar anne ve babama baktım. Dayanamıyorlardı , sanki meslek için gitmiyorum da  evlenip gidip gelmeyeceğim gibi ağlıyorlardı.

Elimde olan bavulumu yere attıktan sonra koşarak tekrar anneme sarıldım. Beni çok güzel bir şekilde kokluyordu. Kokumu içine içine çekiyordu.

Bana her zaman kendimi çok değerli hissettirmişlerdi. Ben anne ve babamın ilk göz ağrıyım. Belki diğer kardeşlerim gitseydi bu kadar üzülmezlerdi. Bana bir şey oldu mu, sadece küçücük bir yarada bile bana bir şey olmasın diye apar topar hastaneye götürürlerdi. Yediğim önümde yemediğim arkamdaydı. Beni kendilerinden çok seviyorlardı. Ve tüm bunlara rağmen benim kendi şehirimi terk edip başka şehire gitmemi istemiyorlardı.

Annemle tekrar istemeye istemeye sarılmayı bıraktıktan sonra kolumda duran saate baktım. Uçağın kalkmasına 30 dakika vardı. Sonra tekrar kapıya doğru yöneldim. Yere bıraktığım bavulumu alıp kapıdan dışarı çıktım.

Arkama baktığımda anne ve babamın hâlâ ağlayışları devam ediyordu.

Onlara el salladım. Onlar da bana el salladı.
Sonra artık uçağa geç kalmamak için önüme dönüp yürümeye başladım.

Sonra arkamdan bir su sesi geldi. Arkamı döndüğümde annemin arkamdan bir tas su attığını gördüm. Bunun anlamı "su gibi git, su gibi gel" demekti. Annem de o niyetle atmıştı.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Aug 19, 2022 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

ÜST KATWhere stories live. Discover now