one

383 43 101
                                        

‼️bu kitapta okuyacağınız her şey araştırmış olmama rağmen %100 doğru olduğunu iddia edeceğim şeyler değildir. bunu benim yarattığım bir evren olarak görüp doğru yanlış aramayın, okuduğunuz her şeyi doğru sanmayın.‼️

uzun koridorun aydınlattığı tek bir oda olan gözlerini izlediğimde fark ettim doğru yerde olduğumu. önündeki mor koltukları sevmedim. mor rengini sevmem. renkleri sevmem.

karanlığın aydınlattığı bekleme salonu benzeri yerde iki kişiydik bekleyen. boğucu sessizliği bozan, duyduğum en kötü melodiye sahip telefonun çalması mıydı yoksa düşüncelerimin bir anda artması mıydı bilemedim.

doğruca karşıma baktığımda gördüğüm ortalama benimle aynı yaşlarda olan saçlarının hangi renk olduğunu bir türlü seçemediğim ve cinsiyetinden bile emin olamadığım kişiye baktım. hayır bunu erkek şunu yapamaz kadın bunu yapamazcılardanım da ayırt edemiyorum gibi sanmayın. bu lanet yer öyle karanlık ki gerçekten anlayamıyorum.

konuşmalı mıyım diye düşündüğüm her bir düşünce ağzımdan çıkamadığı müddetçe boğdu beni. boğazıma bir bir dizildi de boğdu ama ben yine açamadım ağzımı. hepsi aynı anda çıkar, demek istemediğim şeyleri söylerim olur da diye tuttum ağzımı. boğulmayı tercih ettim. söylediklerimden sonra kendimi suçlamaktansa söylemediklerimden kendimi suçlamayı seçtim.

"choi yeonjun?"

karanlık bekleme alanına ışık sağladığını sanan odanın kapısı açılınca görüntüm netleşti. karşımda oturan sarı saçlı oğlanın kafası bir süre daha yere baktı. ona mı sesleniyorlardı bilmiyorum ama bana seslenmedikleri bildiğim tek şeydi.

kafasını kaldırıp odanın girişinde bekleyen adama gülümsemişti. adamın ona olan acıma dolu bakışları içimi sıktı. ağzımı açıp da bir şey diyemedim. nedenini soramadım.

kalktığı gibi odaya ilerledi, kapının önünde birkaç saniye bekleyip bana döndü. bir süre baktı gözlerime. bir nefes süresi kadar mıydı yoksa fazla odaklanmaktan alamadığım nefes kadar mıydı bilmem ama baktı gözlerime. arkasını dönüp kapıyı kapatmak üzereyken fısıltıdan hallice sesiyle konuştu.

"kırmızı yakışır."

acını sonraya saklaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin