🔖Amber Gelini Giriş

21.1K 504 63
                                        

Giriş

Eşlerine karşı sevgi dolu, âşık ve hep aynı yaşta.(Vakıa/37)

Aşk mevki ayırt etmiyordu. Elinde bir baston bayırlarda çobanlık yap ya da lüks bir aracın içinde en kaliteli takımla çıkıp gel, asla ayırt etmiyordu. Bir yar seversin her şey boşluğa düşer.

📚📒🔖

1.Bölüm

"Looo!"

Vanilya tütsümün sardığı odamda beyaz misk kokuları beynimin her hücresine hitap ederken aşağıdan gelen seslerle o dinginlikten çıkmıştım. Zaten dinginlik benim neyime! Atanıp geldiğim yerde öğretmen miyim yoksa köyün ayakçısı mı belli değil. Bunu neden mi dedim çünkü düğün vardı. Büyük bir aşiretin ortanca oğlu evleniyordu. Bunun içinde herkes seferber olmuş konağı ayak yolu yapmıştı. Tabi herkes gidince işlere kim bakacaktı? Bu da soru mu elbette ben bakacağım!

"Öğretmen Xanım!"

Sabah ezanıyla ayaklanıp namazımı kılmıştım. İhsan abi aşağıda beni çağırıyordu. Üstüme bir şeyler alıp aşağıya indiğim de sedir de oturmuş elinde su ile bana baktı. Anlık bir sırıtma yaşayan adama elim belimde göz devirip "Sakın gülme vallahi üstüm başım hep tezek oluyor!" Dedim.

Düğün olduğu için İhsan Abi'nin konakta görevleri artmıştı. Ben de ona yardım etmek için koyunları güdecektim. Asıl soru şu Efnan Hoca bunu nereden öğrendi? A dostlar ben de bir köyde büyüdüm ve şehirde okudum bildiğim şeyler arasındaydı fakat kötü olan şey neden atandığım yerde bunları ben yapıyorum! Ah benim bu empati saçmalığım. Sanki köyde adam bitmiş keçileri ben güdüyorum.

Altımda şalvar,üstümde uzun kollu tişört ve onun üstünde daha bol ve önü düğmeli hırka vardı. Şu an yemin ederim babaanneme taş çıkarırdım. Elim belimde duruşuma gülen adama inat kenardaki uzun deyneği aldım ve ahıra doğru gidiyordum. Harbiden herkes konakta ve kimse yok. Allah'ım dağın başında beni öldürseler kimsenin haberi olmaz. Telefonumu alıp babaannemin şalvarının içine diktiği cebe koyarken koyunları çıkarmaya başlamıştım.

"Ay benim minik kuzularım haydin yola çıkalım"

Allah'ın selameti ile yola çıkmıştık. Onları bulduğum yerlerde otlatıyordum. Sulak yerlerde su, dağlarda otlatmaya başlamıştım.  Güneş ışığı kendini belli ederken esintili hava Mardin'in sabah sporunu gösteriyordu. Ey Mardin sen mi büyüksün ben mi dediğim şu dağda kuzuları otlatmam dışında problem yok. Ah İhsan abi rica eden sen olmasan asla kabul etmem. Sen başkasın...

İlk geldiğim dönem de çok zorlanmıştım. Evet ben de doğuluydum ama Kürtçe bilmiyordum, onların kültürüne ait bile değildim ama beni sarıp sarmaladılar. İhsan abi ve eşi bana ev buldular, sabah çayımı,akşam yemeğimi verdiler. Az çok alışmıştım ama şimdi....şimdi buradan kopamıyordum. Oysa ben deniz görmüş bir insandım ve denizden kopamam derken bir kaç toprağa vurulmuştum. Ah nereden ner-

"Doootttt"

Hay seni!!!!

Duyduğum korna sesiyle geriye çekildiğimde korkudan titreyen bacaklarımla ortaya çakılı kalmıştım. Allah seni almasın emi! Koyularla yolun ortasında kalakaldığımda arabadan bağıran adam hızla çıktı ve "Nene Allah aşkına yolun ortasında ne yapıyorsun?" Dediğin de nene demesine mi kızayım yoksa çarptığı kuzunun haline mi üzüleyim! Hızla koyunlar arasında geçip kuzuyu kucağıma aldığımda bacağına dokundurmamıştı.

"Görmüyor musun? Sen ne biçim şöförsün ve küçücük kuzuya çarptın!!! Biricik yavrum şu hale bak nasıl canın yanıyor! Ben ne yapacağım ne?" Gözlerim onun acı sesiyle dolarken şöför de aynı şekilde korkmaya başlamıştı. İkimiz arasında gidip gelirken "Bir dakika"dedi ve arabaya doğru yürümeye başladı. Camdan eğilip biriyle konuşurken arabanın ön tarafından biri çıkmıştı. Onlara bakıp ne olduğunu anlamaya çalışırken "Teyze ben Zafer aha bu Remzidir. Senin koyunlara baksın evini de tarif et koyunları bıraksın. Sen de gel onu baytara götürelim"dediğin de hala teyze demesine kızamıyordum. Ama kızını böyle bırakamam. Etrafa bakınıp kimsenin olmadığını farkettim. Ya çalıp çırparlarsa....ama şansım yok.

Amber GeliniWhere stories live. Discover now