Evet çok güzel hala burdan cikamadik. Ve ben depoda olduğumuz için usumueye başladım. Eferim bışak gotun basın açık gezersen olcagi bu.
Woohyun...
Dişleri takirdiyodu. Çok usumus olmalı. Ne yapsam? Eğer ona yardım edersem ondan hoşlandığımi zannedecek. Zaten oyle. Eishh.
-ya! başak usudun mu?
-yooo hiçte bile (dişleri takirdar) iyiyim ben
-ya! haline bak donarak olmeni ve sonra ruhunun bana musallat olmasını istemem al ceketimi giy. Hem bende zaten terlemistim.
-istemiyorum dedim ya.
Bu kız beni hiç dinlemiyo. Eishh sustum ve hiçbişey yapmadım. Ama onun yanındayken neden bu kadar heyecenlaniyordum ki?
Böyle mal mal düşünürken bi anda onun uyuya kaldığını gördüm. Başı düşüyordu. İlk önce elimi basının altına koydum..Sonra da omzuma. Ve üstünü ceketimle orttum. Çok usumustu. Ellerini yavaşça ellerimle tuttum ve nefesimi ufledim. Böylece daha fazla usumezdi...
Başak....
Birden ellerimde bi nefes hissettim. Rahatlatiyordu. Bu woohyundu, biliyordum. O anda sadece ona sarılmak istedim. Gözlerimi açmadan boynuna sarıldım ve ağlamaya başladım.
-başak.... iyi misin? Hı? Ağlama lütfen...
Birazdaha sokuldum boynuna...o da elleriyle belim sıkıca kavradi.
Zaynap....
- ya dongwoo git ve bana aynırı bul balli kaa!!
-t-tamam bağırma ya.
-balli!!
Koşarak gitti eishh bu çocuk cidden. O sırada aynırla koşa koşa geldiler ona -dongwoo- gitmesini söyledim. Gitti.
- aynır dinlemesene şunları ya
- yemin ederim bunlar içerde işi firinliyolar bildiğimiz.
- dur lan bu başağın ağlama sesi dinle dur.
"Woohyun neden ben hıçkırık mutlu olamıyorum hı? Ne yaptım ben hı?"
"Ya ağlamayı kes neden mutlu değilsin anlat bana... burdan bizi cikarmayacaklar galiba..uzun süre burdayiz."
"A-annem...annemle b-babam uzun bi süre önce ayrıldı. B-ben annemle gittim. Babamı yalnız bıraktım ve o ağlar çok şiddetli bi şekilde o öldü woohyun we? WE?"
Aynirla kenara çekildik. Bi masaya oturduk. Neden böyle olmuştu? Neden bize söylememişti. Hala hickiriklarini duyabiliyordum. Woohyun sadece "ben yanındayım, herşey Güzel olacak" diyordu... ağladım istemsizce. Aynura sarıldım. Sımsıkı sarıldım.
Gittim... deponun kapısını açtım. G-gözleri sismisti. Yerinden kalktı Aynirla beni görünce daha şiddetli ağlamaya başladı sımsıkı sarıldı bize. Bizde ona. Bagriyodu
-duydunuz dimi herseyi biliyosunuz artık dimi!!
- ağlama bak zaynapla biz yanındayız ağlama.
-yaaa biz seni hiç bırakır miyiz biraz mantıklı düşün huh?
Arkada myungsoo dongwoo ve woohyun bize bakıyordu. İstemsizce hepsinin gözleri doldu. Neden mi. Çünkü o babasına sanki ihanet etmiş gibi ağlıyordu. Başka hangi erkeğe guvenebilirdi ki? Onsuz nasıl yasiyabiliyordu? Ozlemiyo muydu hiç? Kokusunu, sesini, yüzünü....
Hala ağlıyordu bu sefer dongwoo ya sarılmış ağlıyordu. Ben aynura sarıldım. Woohyun köşede yere çökmüş, myungsoo başını ellerinin arasına almıştı... göz damlaları yere düşüyordu.
Myungsoo...
Birden zeynep aynır dan Ayrıldı. Yurudum ve ona sarıldım. Korkuyordum. Gene beni iter diye korkuyordum. Ama yapmadı daha sıkı sarıldı. Kokusu.... ahhh ne yapacağım. Aşık oluyordum. Gözüm dongwoo ya kaydı başagi bıraktı. Öylece. Ama onun umrunda değildi sadece babasını ozlemisti. Dongwoo sarsak adimlarla zeynep in yanına ulaştı elini omzuna attı ve yanındaki sandalyeye oturdu...
Dongwoo...
Başagi bıraktım çünkü woohyun bana ordan kas göz yapıyordu. Evet siz bilmiyorsunuz ama biz biliyoruz. Woohyun Başak tan hoşlanıyor. Myung aynurdan. Ben... Ben ise zeynep ten. Yanına oturdum ve sarıldım. Itmedi veya yumruk atmadı. Sadece sarıldı.
