Ben gun gectikce guclerime alisiyor, onlari daha iyi kullaniyordum. İstedigim yere isinlaniyor, kendimden en fazla 20 tane klonlayabiliyorum(ama gucsuz kaliyorum).
Fakat benim hislerim beni sadece yakindaki suclar icin uyariyor. İstanbulun geri kalani icin bisey yapamiyorum. Oyuzden benim yanima bilgisayarlardan iyi anlayan ve guvenebilecegim birisi lazim. Aklima ilk once universiteden arkadasim Saruhan geldi. Ayrica kendisi birseyleri hacklemekte harikadir.
Ertesi gun universitede Saruhani buldum ve cikista benle bulusmasini soyledim. Yanima geldiginde onu uzak biyere goturdum ve orada bayilttim. Onu calisma yaptigim bos araziye getirdim. Uyandiginda sasirmisti. Onu yerde sabit tuttum sakinlesene kadar. Sakinlesince butun guclerimi ona anlattim ve gosterdim. Bana:
-Bunlari bana niye gosterdin dedi. Cok sasirmisti.
-Cunku yardimina ihtiyacim var dedim.
-Ne konuda?
-Bilgisayar dedim ve sustum.
Onu kolundan tuttum ve eve isinlandim. Oda yanimda gelmisti. Butun olani biteni anlatip ondan hackerlik konusunda yardim istedim. Kabuk etti. Hemen evindeki bilgisayari alip geldi. Fakat bu isler benim evimde olmazdi. Bu yuzden kocaman bi depo satin aldim ve orayi son teknoloji aletlerle donattim. Saruhana mekani gosterince "vay amk" dedi. Hemen ise koyuldu ve butun polis, itfaiye vb. seyleri hackledi. Hemen Kozyatağı tarafindan bi silahli adam ihbari geldi. Hemen olay yerine isinlandim. Normal insan gibi yuruyerek adami buldum.(Saruhanin kulagima taktigi verici sayesinde) Saruhan bana tarif etti adami. Adam bana bi kursun sikti ama bana islemedi. Sasirmistim. Sonrasinda adama bi tane vurdum. Adam küt diye yere dustu. Polis icin adami bagladim. Biraz uzaklasip depoya isinlandim. Saruhan "iyi isti kanka" dedi. Bende "Eyvallah kardesim" dedim.
BẠN ĐANG ĐỌC
TELEKLON ADAM
Viễn tưởngEfe 20 yaşlarında, Üniversitede birinci bir adamdir. Üniversitenin laboratuvarında yanlış iki maddeyi karistirmistir ve buyuk bir patlama yaratmistir. Kendisi yalniz oldugu icin kimseye bir şey olmamıştır. O tehlikeli iki maddenin birleşimi Efe ye ı...
