gökyüzünde sezilen ağır bir koyu mavi tonudur.
'Kaçın!'
"Hey baksana!"
İşte her şey o gün başlamıştı. "Ne oluyor?" "Gitarın, yanlışlıkla attın heralde." "Yo yanlışlıkla değil." "Nasıl?" Üfleyerek: "dürüst mü olayım, evet bilerek attım." "Bilerek attın? Dürüst olman ne mutlu bana, ama neden attığını sorabilir miyim?" "Ya kızım sana ne? Hem senin işin yok mu, git işine." Sırıtarak: "yalnız biz burada kocaman gitardan bahsediyoruz." "Çattık ya!" "Nereye gidiyorsun ya?!" "Çok uzağa, al senin olsun." "Bana baksana sen." Elinin avucunu zorla açarak: "al gitarını git işte." "Ya kızım sen kimsin ya ister gitarımı atarım ister alırım, sana ne oluyor." "8 zeka çeşidi varken ısrarla gerizekalı olacam diyorsun yani, saygı duyarım." "Sen kendini ne zannediyorsun?" "Hop hop geri bas pişman olursun." "İyi, görüşeceğiz." "Sanmam."
"Naber knk?" "İyi senden?" "Akşam kızlarla sahilde yüreğeceğiz, sende gelsene." "Olur bakarım." "Tamam o zaman akşam görüşürüz."
"Oo gitar kız." "Yine mi sen, nasıl buldun beni?" "Aslında bakarsan gitar kız, tamamen tesadüf." Bir an sessizlik araya girmişti, ama çokta uzun sürmedi. "Gitar kız?" "Geçen gün gitarı ellerimin arasına zorla sıkıştıran sen değil miydin, o halde bu da senin yeni lakabın." "Beni tanımıyorsun bile." "Tanışalım o zaman. Ben Özgür 17 yaşındayım." "Kumsal, aynı yaştayız." "Değişik bir isimmiş ilk defa duyuyorum." "Bu bilgi hiç bir şeyi değiştirmedi yalnız." "Benim gitmem gerekiyor, memnun oldum gitar kız."
Tek güzel olan o sıcacık gökyüzüydü, peki ya eğer bu gökyüzü bir gün bambaşka bir şeye dönüşürse?
"Gece gel buraya oğlum!" "Kumsal duydun mu okul gezisi olarak kamp yapmaya gidecekmişiz." Kumsal: "evet öyleymiş." "Ee?" Kumsal: "ne ee?" "Ya kızım katılmıyor musun?" Kumsal: "of Deniz bilmiyorum. Daha yetiştirmem gereken sınavlarım var. Artı bir de bizim şu yazlığa gitmem gerekiyor, teyzemgil bizle kalacaklarmış ortalığı toplamam lazım." Deniz: "of iyi tamam sen bilirsin, ama şunu bil ki kararını değiştirirsen bizim için hava hoş, zaten topluca gidiyoruz biliyorsun." Kumsal: "sağol güzellik ama kararımı değiştireceğimi sanmıyorum." Deniz: "ok Kumsalcım ben seni en iyisi kararlarınla baş başa bırakayım, bakarsın değiştirmişsin, sonra görüşürüz!" "Bye!"
2 gün sonra| öğlen
"Aa bu gelen Kumsal değil mi?" Deniz gülümseyerek: "ta kendisi. Uzun boylu, o maviş gözleri ve siyah saçlarıyla Türkiye güzeli olma ihtimali yüzde yüz olan Kumsal Gündoğan." "Ve onun için en değerlisi köpeği Gece." Kumsal: "selam millet!" Deniz: "hoş geldin Kumsal hanım." "Şey hava değişikliği olsun di-". Deniz gülerek: "tamam tamam anladık, o zaman bir doğa yürüyüşüne varsınızdır dimi Kumsal hanım?" "Hayır deme şansım olmadığı için varım."
Deniz: "şu kararını değiştirme olayına kime borçluyuz?" Kumsal: "galiba kalbime, biliyorsun hep kalbimi dinlerim." Deniz sırıtarak: "bilmez miyiz." Birden huzuru bozan Gecenin havlama sesi oldu. Kumsal: "Gece oğlum, sakin ol ne oluyor?" *havlama sesi* Deniz: "tavşan falan görmüştür sakin ol Kumsal." "Gece tavşan gördüğünde bu kadar havlamaz, başka bir şey görmüş olmalı." "Sakin olun arkadaşlar, sonuçta bir ormandayız."
Gökyüzüne işaret ederek: "o ne?!" Deniz: "kampa geri dönmemiz lazım çabuk!" "Deniz dikkat et!" Kumsal: "Gece! Neredesin!"
İşte o gün, o gün olanlardan sonra değişen her şey..
Yataktan nefes nefese kalkarak: "Gece! Hayır olamaz!" "Kumsal, kızım ne oldu iyi misin?" Kumsal: "anne Gece nerede?" "Bak aşağıda uyuyor, sakin ol kızım, sadece bir rüyaydı."
Kısa bir başlangıç..
DU LIEST GERADE
Gece Mavisi
FantasyHer şey Kumsal kasabaya taşındıktan sonra başlar.. Kumsal yeni bir kasabaya taşındıktan hemen sonra köpeği ile tek yaşayan Özgür ile tanışır. Biraz sert ve ağır bir tanışma olur fakat sonradan her şey değişir. Kumsal sırf babasının ona tutatamadığı...
