1

169 16 73
                                        

(Öncelikle Canıtın kadın, erkek değil. Ailesi erkek bekliyormuş kız olmuş ama adını değiştirmemişler)

Ben Canıtın. Amerika'da Kaliforniyada yaşıyorum. Şehir hayatından sıkılıp bir köye yerleşmeyi planladığım günün üstünden 2 saat geçti. Yani bu gün karar verdim.

Türkiye'de
Bir tane köyde
Boş bir mahalle de
2 katlı
Bir ev satın aldım ha bir de terk edilmişti

10 dolara aldığım bu ev çok güzeldi

10 dolara aldığım bu ev çok güzeldi

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Hemde doğayla iç içeydi

Özellikle yatak odasına bayılmıştım

Eskimiş bir havası vardı

Öğrenci evine benziyordu birazcık

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Öğrenci evine benziyordu birazcık...

Hemen pencereleri açtım "Tanrım burası çürük domates gibi kokuyor!" ama biri açılmadı sanki biri arkadan zorluyor gibiydi "seninle mi uğraşacağım aq?!" diyip her zaman yanımda taşıdığım olmazsa olmaz balyozumla penceryi kırdım

Ev havalanırken pazara biraz parfüm almaya gittim

Yeni geldiğim bu köyün anında her yerini bilir hâle gelmiştim

Allah'ın hikmeti işte

Ayrıca hemen herkesin isimlerini de bilir olmuştum

Hemen pazarcı Nikolasa selam verdim ve "aa kuş" diye dikkatini dağıtıp farklı yere baktığında tezgahdaki kolonyayı cebime attım

"Boş ver kuşu bana iki şişe parfüm ver"

"Tamam hiç sana sorup danışmadan, kafama göre aldığım yetkiye dayanarak sana 2 şişe parfüm veriyorum, kesin beğenirsin"

"Tamam hadi eyw"

Eve geldiğimde parfümleri etrafa sıktım o kadar güzel kokuyordu ki hemen uykum gelmişti tertemiz yatağıma uzandım mutfaktan bir kıkırdama gelmişti

Evde tek yaşıyordum!!!!

"Orda kimse var mı?!" Diye bağırdım.

Hemen mutfağa gideyim de başıma bir şey gelsin! Diye iç geçirdikten sonra mutfağa yöneldim kıkırdama buz dolabından geliyordu.

Yavaşça kapıyı araladım

Hava kararmıştı, bende mutfağın ışığını açmamıştım ama buz dolabının ışığından görebileceğimi düşünüyordum. Dolapta süt domates ve yumurtadan başka bir şey yoktu.

"Ah Canıtın! Çok yoruldun kesin hayal duydun" diye söylenip geri yatağıma döndüm.

Sabaha kadar 1-2 kez daha kıkırdama duymuştum ama önemsemedim

Ertesi gün Nikolastan birkaç paket lokum almak için yola koyuldum

Yeni tatlar tatmak istiyordum ve Amerika da hiç lokum yememiştim

"Nikolaaaas"

"Piskolocik sorunların mı var? Adım Abuzer diyorum sana, ne Nikolası?!!"

"Tamam Nikolas sakin ol al bi su iç" diyip yandaki raftan bir şişe su alıp uzattım almak üzereyken açıp içtim "Ah Nikolas başıma bir olay geldi anlatsam inanmazsın"

"Ne oldu genç Bayan? Gece uyuyamadın heralde?"

"Nerden bildin?"

Nikolas önce etrafı yokladı sonra yavaşça yaklaşıp

"Picamayla buraya gelmen için ya mal olman lazım ya da uykusuz olup farkında olmaman lazım"

Nicolasa karşı tepki vermeyince tekrar konuştu

"Kıkırdamalardan uyuyamadın heralde"

"Nerden bildin?"

"O ev lanetli Canıtın!"

Benim için endişeleniyordu! Aşık olmamak elde değildi!!!

"Bak Canıtın. O evde eskiden prospeksedür ailesi yaşardı... Kadın her sabah menemen yapardı, bir gün kocası menemenden bıkıp bütün domatesleri çöpe attı ama yine de kadın her sabah menemen ve gün içinde domatesli yemekler yapıyordu. Domatesli ekler bile yapmıştı! Adam en son dayanamadı ve evi terk etti! Kadında kendini domates sanarak ömrünün sonuna kadar o evde yaşadı"

Çok korkmuştum!

"Aman Tanrım! Peki kadın başkasıyla evlendi mi?!!"

Nikolas 'salah yemin ederim gerizekalı bu çocuk' der gibi bir bakış atıp tezgahın altından bir....


























































































   Devam edecek...

Lanetli Domates 🍅 (+18)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin