LAVİNİA

5 1 0
                                        

Sabah kafamı dır dır eden o alarm sesiyle uyanmak artık o kadar ağır geliyordu ki, ama yapacak bir şey yoktu o alarm sesine katlanmak zorundaydım. Alarmın etkisinden çıktıktan sonra üstümdeki babannemin ördüğü o yorgandan çıkmayı hiç istemiyordum ve hiç bir zamanda istememiştim zaten, babannem sanki örerken kokusunuda iplere dolamış gibiydi her bir yerde onun kokusu vardı. Kokuyu son kez içime çekip zar zor yataktan kalkmayı başardıktan sonra yatağın altına giden pandifimi aldım ve pizzalı çoraplarımın üstüne giydim. Ayağa kalktım ve elimi yüzümü yıkayıp saate baktım yapacağım işe tüküreyim saat 09:12 geçiyordu ve benim bugün 09:55'te iş görüşmem var ve ilk iş görüşmem. Hemen Aleyna'yı aradım çaldı, çaldı, çaldı tam kapatırken 4.çalışta açtı.
Aleyna: Ne vağr!

Pelin(ben) :Kanka öncellikle günaydın sus konuşma beni dinle benim bugün ALTUĞLAR şirkete görüşmem var ve sen kombin işlerinden anlarsın benim 45 dakikam var ve sana sorum resmi mi giyineyim yoksa spor mu veya şık mı?

Aleyna:Öncellikle sanada günaydın 1.si benim güzel kombin yaptığımı nerden çıkardın 2.si sorduğun soru çok saçma bir şirkete ilk görüşmede tabi ki resmi gidiler bana göre.

Pelin:Çok dır dır yaptın hadi git işine zıbar. Görüşmeyelim mümkünse.

Aleyna:Bana uyar valla

Telefonu kapattıktan sonra saate baktım ve 09:32 geçiyordu Allahtan şirket yakındı. Hemen dolabıma gittim ve siyah göğüs dekolteli bir crop çıkardım altınada yeşil şık bir kot pantalon giydim. Cropun üstüne yeşil omuz dekolteli bir ceket giydim, saçımı bir toka yardımıyla dağınık bir topuz yaptım. Dudağıma hafif bordo tonlarında bir ruj sürdüm, gözüme maskara sürdüm ve evden çıkacaktım ki ayakkabı olarak sadece 2 tane topuklu ayakkabım olduğunu ve ikisininde kombinle uymadığını fark ettim. Hemen saate baktım çok geçti 13 dakikam falan vardı yapacak bir şey yoktu spor ayakkabı giymem gerekiyordu. Ayağıma beyaz. Bir spor ayakkabı giydikten sonra koştur koştur şirketin yolunu tutum. Koşarken bir yandan da eşyalarımı kontrol ediyordum. Sonra bir şey oldu elimdeki çantam içindeki kağıtlar, gözlük, makyaj çantam hepsi yere düştü birde pembemsi, morumsu değişik bir çiçekler ama bir sürü her yerde paramparça oldular. Kafamı kaldırdım ela renginde iki tane göz, dağınık kahverengi saçlar gözlüğünğ çıkaran 2 tane uzun parmaklı bir çocuk. Duyduğum tek şey ÖZÜR DİLERİM İSTEYEREK OLMADI. Dediği tek şey buydu daha sonra ben "önemli değil zaten çok gerekli eşyalar değil yedekleri var" dedim. Hemen eşyaları topladık. Daha sonra o çiçeklerden bir tanesini bana uzattı "Tekrardan özür dilemek amacıyla bu çiçeği lütfen alır mısınız?" dedi gözlerimin içine bakarak. Bende hiç bir şey demeden telefonumun saatine bakıp "işe geç kaldım gitmem lazım" deyip çiçeği alıp oradan ayrıldım.

Saat 09:48'idi, bu zaman ve elimde dünyalar güzeli bir çiçek ismini bilmediğim bir çiçek ama kokusu uğruna her şeyi yapabileceğim bir çiçek vardı elimde...

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: Mar 06, 2022 ⏰

¡Añade esta historia a tu Biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

GELCEK ZAMAN NEDEN OLMASIN? Historias para obsesionarse. Descúbrelo ahora