1

522 23 3
                                        

Merhaba ben Hinata,Hyuga hinata. Üniversite iki öğrencisiyim. Annem ile tek başımıza yaşıyoruz. Kardeşim yok, babamda yok. Annem ben çok küçükken babamın bir kalp krizi yüzünden öldüğünü söyledi bildiğim tek şey bu. En iyi arkadaşım tenten ile şans eseri yıllardır aynı sınıftayız. Size sınıftan bahsedecek olursam şöyleki... Aslında anlatılacak fazla bir şey yok. Sınıftaki herkez normal bir kişi hariç. Okul sahibinin kızı karin. O kızı okuldaki hiç kimse sevmez. Çünki herkese çok kötü davranıyor. Okulda hiç (gerçek) arkadaşı yok ama bu onun umrunda bile değil. Çünkü babası her an her istediğini ona alıyor. Zenginler nasıl olsa çok paraları var babası sadece ona özel bir yat yaptırmış özel yapım altın kaplamalı bir yat hemde. Ama bu aralar tek işi bana hayatı zehir etmek. Nedenmi çünkü ikimizde aynı çocuğa aşığız. Okulun en yakışıklı erkeği inuzuka kiba. Gerçekten çok yakışıklı ona bakınca nefesim kesiliyor birden. Ama karin onu sadece kendisine istiyor. Okulda ona aşık olan çok fazla kız var ve onunda çok büyük bir arkadaş çevresi var. Hiç bir kız Karin yüzünden ona açılmaya cesaret edemiyor. Ama bu gün ona kendimi kanıtlayacağım. Bugün okulun son haftası olduğu için Karin'in babası okulda büyük bir parti düzenliyor. Partiye herkes davetli. Başta İno benim Partiye gelmemem için çok uğraşmışsada babası "Sonuçta bu bir okul partisi herkes gelmeli"diyerek benimde gelmeme izin verdi. O yüzden bugün en güzel elbiselerimi giydim ve papatya kokusu sıktım. Papatya kokusu Kiba'nın en sevdiği koku. Bu yüzden özellikle bunu sıktım. Saçlarımı bir at kuyruğu yapıp en sevdiğim uğurlu tokamı başıma taktım ve sonkez aynanın karşısına geçip kendime baktım evet güzeldim, gerçekten güzel olmuştum şimdi yapmam gereken tek şey karin'in babasının her öğrencinin evine gönderdiği özel arabayı beklemekti. Odamdan dışarıya çıktım. Çıkmamamla beraber annemi karşımda bulmam bir olmuştu. Bana derin derin bakıyordu. Yanıma geldi boynuma sarıldı ve yanağımdan öptü annemin bu haline alışık değildim. Nedense hareketleri tuhaf gelmişti. Ondan ayrıldım

"Anne bir sorunmu var"

"Yoo sorun falan yok sadece çok güzel olduğunu görünce bir an sarılalım geldi"

"Yani bu yüzdenmi sarıldın. Tuhaf davranıyorsun anne sen normalde böyle demezsin. Normalde benim bir partiye gitmeme bile izin vermezsin sen. Neden böyle oldu birden fikrini ne değiştirdi"

Annem bir şey söylemeden tekrar sarıldı bana. Sanki evladını son kez görecek Olan Bir annenin kızına son kez sarılması gibiydi bu sarılma. Hüzün ve keder kaplı

"Yok birşey yok hadi sen git dışarıya zaten bir iki dakikaya burada olurlar"

"Tamam ozaman ben gidiyorum"

Annemle vedalaştıktan sonra kapıya çıktım ve beklemeye başladım.çok heyecanlıydım gülümsemeden edemiyordum. Bu gece kesinlikle Kiba'yı etkilemem gerekiyordu. Yaklaşık beş dakika sonra evin önünde lüks bir araba durdu. Tam yanına geldikten sonra. Cam aşağı indi ve şoför konuştu;

"Hyuga hinata sizmisiniz"

"Evet benim"

"Lütfen şöyle buyrun"

Dedikten sonra arabanın arka sol kapısı yukarıya doğru kalktı ağzım açık kalmıştı. Şaşkınlığımı gizleyip arabaya bindim elbisem kapının arasına sıkışmasın diye ucundan biraz çektim. Kapı kapandıktan sonra yola koyulduk. Yaklaşık 15 dakika sonra telefonum çaldı. Arayan tenten'di. Telefonu açıp kulağıma koyduktan sonra konuştum;

-Alo

-Alo kız Hinata neredesin sen-

-merak etme ya geleceğim az sonra şu anda arabadayım birazdan okula varırım

-Neden bahsediyorsun sen. Araba evinizin önünde seni bekliyor şu anda.


***

Hinata son duyduğu cümlelerle afllamıştı resmen. Ne demek araba evinin önünde onu bekliyordu. Eğer okulun gönderdiği araba evinin önündeyse o şu anda kimin arabasına binmişti. Şu an kaçırılıyor olabilir miydi. Belki sadece bir yanlış anlaşılmadır. Hinata'yı başkası sanmislardir falan. Ama şöför Hinata'nın adını söylemişti. Yani Hinata'yı arabaya bilerek bindirmişlerdi. Şu anda Hinata gerçektende kaçırıldığının farkındaydı. Telefondaki arkadaşı cevap bekliyordu şu anda. Ne demeliydi. O na söylemelimiydi. Hayır olmaz bu çok tehlikeli. Sonuçta Hinata Tenten'e kaçırıldığını söylerken adamlar orada sırık gibi beklemeyeceklerdi. Kesinlikle hinata'ya müdahalede bulunacaklardı. Zaten pek tekin birilerine benzemiyorlardı. Hinata'nın bunları anlatmak için sadece bir kaç saniyesi olacaktı. Tenten'e bunu sadece bir kere söyleyebilirdi. Belki de söyleyemeyecekti. Adamlar anında kapacaktı telefonu. Ama eğer polise şikayet ederse Hinata'nın ses kaydını tekrar tekrar dinleyebilirlerdi. Yani eğer polis'e şikayet ederse bir ihtimal kurtulurdu. Evet bu daha mantıklıcaydı.

-Hey orada mısın!

-Eee tenten şey... Ben seni daha sonra tekrar arayacağım tamammı

-Hinata bir sorunmu var

-yo yo sorun yok

görüşmeyi kapattıktan sonra sessizce arama kısmına girip polis numarasını çevirdi

-Buyrun polis

Hinata telefondan gelen sesin arabadaki diğer iki kişi tarafından duyulduğuna kesinlikle emindi. Adamlar harekete geçmeden önce bağıra bildiği kadar bağırdı

-imdat! yardım edin kaç...

Öndeki adam telefonu hinata'nın elinden kaptığı gibi camdan dışarı attı. Sonra arkasını dönüp Hinata'ya baktı

"Bana bak adam akıllı dur yerinde sorun çıkarma"

"Beni neden kaçırdınız bırakın beni!"

"Seni patron adına kaçırdık. Sakın bir hareket yapmaya kalkışma hiç çekinmeden alnının çatından vururum"

Adam hinata'ya silahını doğrulttuktan sonra hinata adeta buz kesilmişti. Silah alnına değiyordu. Silahın çeliği çok soğuktu ama o tetik çekildiği anda ısınacağına emindi. Daha sonra yalvarır şekilde konuşmaya devam etti

"Lütfen bırakın beni. Ben size ne yaptım"

"Seni keyfimizden Kaçırmıyoruz. Patronun isteği bu"

Adam Hinata'nın yeterince korktuğunu sanmış olmalıki silahını indirdi. Hinata bunu fırsat bilip yarısı açık camdan avazı çıktığı kadar bağırdı. Öndeki şoför sinirlenmişti

"Kapa şunun çenesini!!!"

Diye bağırınca yandaki adam Hinata'nın yüzüne sert bir tokat attı. Hinata'nın kafası pencereye çarptı. Gözleri kararmaya başladı. Son hatırladığı şeyler bir kaç cümle laftı

-Aptal, neden kıza vurdun. Patron kıza zarar vermeyin demedimi-

-e.. neyapayım abi bağırsınmı

-Umarım patron kızmaz...

Sonrası karanlık

Kırmızı GeceHistórias para pegar e não largar. Descubra agora