Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.

28 Ağustos

11 2 0
                                        

Sıkıcı bir yaz tatiliydi. Jenny, yatağında oturmuş; tam karşısındaki pencereden uzakları seyrediyordu. Derinlerde bir yerde bir şeyler düşünüyordu belki ama aklından tek bir fikrin dahi geçmesine izin vermiyordu. Durgun bir edayla ayağa kalktı ve pencereye yöneldi. Pencerenin sağ tarafında büzülmüş bir şekilde duran pembe perdeyi, pencerenin görünen bir karışlık alan kalacak şekilde sağa doğru sertçe çekti. "Off" diyordu, "Off...". En uzun günlerini geçiriyordu Jenny. Dışarıda kavurucu sıcağın altında durmamak için evden ayrılmıyordu, annesinin onu dışarıya gönderme çabaları hariç, tek yaptığı büyükannesinin çok sevdiği hırçın kedisi Tırmık ayağının altında gezerken yatakta uzanarak kitap okumaktı. Daha önce hiç bu kadar kitap okumamıştı Jenny. Bir akşam yemeği sonrası, yine çok sıkılırken, büyükannesinin eski torbasının içine atıp getirdiği kalın kapaklı bir kitabı okumasıyla kitaplara ilgi sarmıştı. Üstüne birkaç kalın kitap daha bitirdikten sonra evinin tam ortasında duran büyük kitaplıkla tanışmıştı. Hâlâ okumaya devam ettiği kitaplar olsa da her gün mutlaka kitaplığa uğruyor, bir sonraki okuyacağı kitabı seçiyordu. İşte tam da bugün, yaz tatilinin sonları, Jenny kitaplıktaki tüm kitapları bitirmişti. Bu yüzden yapacak hiçbir şey bulamıyordu. Ortaokuldan arkadaşları da onu unutmuş gibiydi. Bıkkın bıkkın yürüyerek annesinin yanına gitti. "Tatlım, zaman geçirmek için oturacak bir yer bulmaya çalışabilirsin. Hem belki de yaşıtlarınla tanışırsın, kim bilir?" Jenny ağzını açmadı. "Buralarda bir yer biliyorum, zaman geçirmek için iyi ve sessiz. Sanırım kitap ödünç alıp okuduktan sonra geri götürebiliyorsun. Bir saat sonra işe gitmem gerekiyor. Giderken seni de bırakırım." Jenny başıyla onayladı. "Tatil günü neden işe gidiyorsun anne?" diye sordu meraklı gözlerle. "İşler çok yoğunlaştı, acil araştırma yapmamız gerekiyormuş. Muhtemelen geceye kalmaz gelirim." Jenny bir şey demeden pembelerle süslenmiş odasına gitti. "Yirmi dakikaya hazır ol!" diye seslendi annesi. Jenny yine sesini etmedi. Yatağının yanında duran küçük raftaki çantalardan birini aldı ve lagün mavisi çantasına yalnızca küçük bir defter ve içinde bir sürü renkli kalem bulunan kalemliğini koydu. Penceresinin yakınlarında duran makyaj masasına oturdu ve masadaki çekmecelerden birinden mor renkte bir saç tarağı çıkardı. Neredeyse beline uzanan koyu kumral saçlarını taradı ve aynadan son kez kendine bakarak odasından çıktı. Hazır olduğunu söylemek için annesinin yanına gidecekken annesi mutfaktan çıktı, beklenmedik bir anda gördüğü için irkildi, annesiyle kahkaha atmaya başladılar. "Senin için sandviç hazırladım, atıştırmak istersen diye." Jenny yüzünde bir tebessümle "Teşekkür ederim anneciğim." dedi tatlı tatlı. 

Annesi yavaşça frene bastı, Jenny annesinin söz ettiği yere geldiklerini anladı. Arabadan indiğinde annesi, "Geçe kalma!" diye bağırdı arkasından. Jenny sesini etmeden içeriye girdi. Geniş bir alandı, her tarafta masalar vardı ve neredeyse hepsi doluydu. Kimi arkadaşlarıyla oturmuş, kimi kitap okuyor, kimi ders çalışıyor ve kimi de tatlı yemekle meşgul ama Jenny'nin gözüne çarpan tek bir masa var: Önündeki deftere bir şeyler karalayan, siyaha çalan kahverengi saçlı, sessiz birine benzeyen bir kız; yalnız başına oturuyordu. Jenny gülümseyerek duvar kenarındaki o masaya doğru ilerledi. "Hey! Burası dolu mu?" dedi sandalyelerden birini işaret ederken enerji dolu bir şekilde. Kız, Jenny'nin aksine yeni uyanmış birini andırıyordu. Sadece kafasını hayır anlamında sağa sola sallamakla yetindi. Jenny tekrar gülümseyerek boş sandalyelerden birine oturdu. 

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: Jan 30, 2022 ⏰

¡Añade esta historia a tu biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

DuymakHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora