1. Bölüm - Kitap Hırsızı

179 38 6
                                        

Yeni bir kitap, yeni bir başlangıç. Bu bölüm kısa olacak aslında bölüm bile sayılmaz ön izlem, her şeyin başlangıcı gibi oldu.
Bu dünyada çok eğleneceğiz.

Bölüm şarkısı:

Gibran Alcocer - İdea 22 (speed up)

Bir hafta sonra:Kocaman balo salonunda sadece onun gözleri bana pür dikkat bakıyordu

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

Bir hafta sonra:
Kocaman balo salonunda sadece onun gözleri bana pür dikkat bakıyordu. Bakışları içime büyük bir korku yayarken ben onun aksine bakışlarımı hızlıca kaçırdım. Sustum ve ellerimin birer yumruk olmasına izin verdim.

Kuşkusuz avuçlarımı açtığımda, içindeki yarım hilal şekilleriyle karşılaşmam beni artık şaşırtmıyordu. Ne zaman gerilsem yada korksam avuçlarımı sıkardım. Orkestrada çalan hafif caz müzik ortamı yumuşatmaya çalışıyordu. Benim içimdeki gerginliğe asla bir etkisi olmuyordu açıkcası.

O sıra balo elbisemin açık bıraktığı omuzuma dokunulmasıyla irkildim. Hemen başımı çevirdiğimde, korkulacak bir şeyin olmadığını anlayıp dudaklarımdan derin bir soluk kaçtı. Gelen Lilydi. "Bir sorun mu var Elena?, çok gergin gözüküyorsun?" başımı anlamsızca salladım. "Bir sorun yok, sadece biraz bitkin hissediyorum kendimi." kuruyan dudaklarımı çarçabuk ıslatıp etrafa baktım ama o olduğu yerde durmuyordu artık.

Lily tekrardan "Birini mi arıyorsun? Sana yardım edebilirim istersen." diye sordu. Gözlerim etrafı hızlıca tararken elleri siyah takımının içinde bana doğru ağır adımlarla gelen, karşı kırallığın elçisi Williamla karşılaştı. "Beni mi arıyordun yoksa?" dudağındaki çarpık gülümsemesi büyürken vücudum kaskatı kesildi.

O sıra Lily bizden uzaklaşarak kalabalığa karıştı. Lily'in arkasından kısa bakış atıp tekrar William'a baktım. "Neden seni aramak isteyeyim ki?" önüne düşen tutamını cebindeki elini çıkarıp düzeltti. Dudaklarını aşağı doğru büzdü. "Bilemiyorum artık." omuzlarını silkti.

Çalan müzik kısa sürede değişti ve bir kaç kişi boş olan sahneye doğru yürüdüler. O beni bu sefer yakınımda böyle süzerken yutkunamıyordum bile. Beni rahatsız ediyordu bakışlarıyla ve oldukçada farkında bu durumun. Sahnedeki çiftler asil bir şekilde dans ediyorlardı.

"Ne kadar daha yüzüme bakmayacaksın?" bakışlarımı sertçe ona çevirdim. "Daha fazla beni dikizlemene müsaade etmeyeceğim, gidiyorum." elbisemin eteklerinden kavrayarak, ayağımdaki topuklulara inat hızlıca yanından rüzgar gibi geçip gidecekken, sağ tarafındaki eli hızlı bir refleksle eteğimi tutan bileğimi kavradı.

Elimi hersle çekip kurtarmak istesemde üstümde büyü kullanıyordu. Bileğimdeki eli yavaşca sıktığım avucumun içini buldu. Nazik bir şekilde beni kendine çekti. Diğer eliyle belimi kavrayarak etrafımızda yarım tur döndük. Bu bir dans davetiydi. Ve üstümde büyü kullandığından hayır deme gibi bir seçeneğim yoktu. Elim bel boşluğumu tanır gibi duruyordu.

Sahneye ulaşınca durdu ve elini belimden çekip beni kendinden uzaklaştırdı. Sonra bir çırpıda beni tekrar kendine çektiğinde bedenlerimiz buluştu ve boşta olan eli tekrar belimi buldu. Adımlarımız hızlanırken gözlerini bir an olsun benden ayırmıyordu.

Bende kendi aksime, inatla yüzüne bakıyordum. Etrafımızda dönmeyi yavaşlattığımızda elimi tutan eli gevşedi tam aksine belimdeki eli sıkılaştı. Bir dizini hafif kırıp beni yarım yatırdı. Tekrar dikleştiğimde perçemlerim yüzüme savruldu.

Adımlarımız genişleyip hızlandı tekrardan, orkestrada hızlandığında biraz daha beni kendine yasladı. Sertçe yutkunurken dudaklarım resmen kurumuştu. Büyü yavaş, yavaş üstümdeki hakimiyetini yitirirken sıcak nefesi yanağıma çarpmasıyla içim ürpermişti.

O sıra etrafıma hızlıca bakış attım. Nerdeyse herkesin gözü bizdeydi. Buna krallıkların kralları ve kraliçeleride dahildi. Sıcak nefesi bu sefer kulağıma yaklaşırken "Ne yaptığını sanıyorsun sen?, herkes bize bakıyor." bu dediğim zerre umrunda olmadığı aşikardı. "Sen bu kadar kalabalığın içinde, böylesine parlarken fark etmeyeceğimi mi sandın?" heycandan kurumuş olan dudaklarımı ıslattım.

Orkestra yavaşladı ve William beni tekrardan kendinden uzaklaştırdı bu sefer tekrar kendine çekmeyecekti o sıra onun aksine eli halen elimdeyken tuttum ve ona doğru tekrar gittim. Bir elim onun elindeyken boşta olan elim ile, eteğimi tutarak eteği hafif kaldırıp belimi bükerek önünde saygı selamında bulundum.

Bu yaptığım hareket onu bozarken göz ucuyla krallara baktım. Ben bir cadıydım. O ise bir melezdi. Biz krallıklar elçisiydik o elçilik dışınde kralında oğluydu. Bizim görevimiz sadece krallarımızın baş elçisi olmaktı. O sıra naif ve soğuk duran bakışlarının karışıklığı ile bakan benim krallığımın kıralı Julia hanım ile bakışlarımız kesişti.

Bu elçiden uzaklaşmam için bir uyarıydı. Ve elimde aniden hissettiğim sıcaklık ile ani çarpılma refleksiyle çektim. William'ın elinden elimi. Julia ayrılmamız için büyü yapmıştı. William bana bakmayı sürdürürken bakışlarında bir hoşluk vardı. O sıra bu sefer gitmeme engel olmayacağını düşünerek kabarık elbisemin eteğini kaldırdım. Hızlıca yürüyerek topluluğun arasından ve kırallığın balo alanındaki uzun merdivenleri inmeye başladım.

"Elena!" bir an duraksar gibi olsamda durmazdım. Ayağımdaki topuklular ayağımı acıtırken daha hızlı ilerleyemezdim de. Şuan bunu düşünmenin doğru olmadığı kanısına varıp kırallık kapısının önündeki gece yarısı balo bekçileri hemen elindeki mızraklarıyla kenara çekildi, hızlıca kendimi dışarı bıraktım. "Benden bu kadar kolay kaçamazsın!" nasıl olduysa bana yetişmişti. "Konuşmamız lazım kitap hırsızı." işte o an adeta olduğum yere çivilenmiştim.

"İşte bu dediğimin benim gibi, seninde ilgini çekeceğini biliyordum." başımı arkama çevirip boş bir süretle onu izledim. Kaçtığım korkum beni yakalamıştı. Biliyordu. Benim o kitabı kraliyetlerinden çaldığımı biliyordu ve beni durdurmamıştı. Peki neden? Büyü yapabilirdi yada daha farklı bir şey, neden engel olmadı o halde kaçmama? Neden şikayet etmedi kralına?

"Şimdi konuşma sırası bende, baştada olduğu gibi. Beni dinleyeceksin bende seni kurtaracağım, anlaştık mı?" gözlerim korkudan doluklaşırken "Nasıl olacak?" sesim o kadar kısık çıkmıştı ki ben bile işitemedim. "Bana güvenerek." dedi. Üstümüzde parlayan ay ışığı yüzlerimizi aydınlattı.

Ve ben o gece korkuma yenildim, boyun eğdim. Bir cadı olabilirdim ama ilk kez büyü güçlerim kazanmamı sağlayamazdı. Bu gece ya her şey bitecek yada yeniden başlayacaktı ama ben son olmasını istemedim.

Bölüm sonu

Merhaba!

Nasıldı? Heycan verici anlar ve bölümler bizi bekliyor olacak, takipte kalın♥️

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: May 27, 2024 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Yalancı ElçilerStories to obsess over. Discover now