içimden sesler mutlu yıllar ❁ཻ

47 3 0
                                        

Uzun uzun yazmak istiyorum sana bu gece. Ama hep bir yerde tıkalı kalıyorum ne yapayım edeyim devamı gelmiyor.
Cümlelerim bir uçurumdan atlayıp onlara ulaşmamı engelliyor.
Seni düşündüm.
Sevmeye çalıştım intiharın filizlenmeye
başladığı yerde ben kalbimi budadım. Sen vardın çünkü. Dayanırdım. Ayaklanma başlattım içimde. Çokyenildim kendime. Geçmişi avcuma hapsettim milky, ama beceriksİzimdir ben biraz, fazla sıkmışım. Molozları senden kalan o boşluğa taktım. içim artık fazla kalabalık. Göz önündeyken saklandım. Bilirsin ya hep sağlam görünen bir enkazdım. Ben üstüne bir de seni
özlemeyi sırtlandım. Ama kendimden öteye taşıyamadım.

Tum bunlara rağmen seni hâlâ yâd edişimden.
Çiçeklerin açtığı gülüşünden öpüyorum Frezya'm... Güz Bitiğ'im...

Sen çiçekleri solmuş bir enkazdan, notaları susturulmuş şarkılardan ve satırlara sığmayacak kadar acı dolu bir veda'dan
sağ kalan en guzel şeysin. Kül güzelim, titremesin artık ellerin.

Ağlıyorum, gidiyorsun. Ayrıldığımız yerde başlıyor yıkıntım. Kalabalık bir caddede, vapur iskelesinde ya da bir kapı önünde; nerede
olursa olsun ayrılığın bir tokat gibi iniyor yüzüme. Kocaman, sivri bıçaklar gibi delik deşik ediyor vücudumu. Her yer kan oluyor.
Artık dayanamıyorum, artık dayanamıyorum. Ağlamak bile kâr etmiyor. Ben bu acılara, ben bu sürekli ölümlere önceden razı oldum. Şikâyete hakkım yok, biliyorum. isyan
etmem faydasız. Kendi kaderinin çizdiği yolda yürüyor ayaklarım.

çok zor. bazen bunu kabullenmeyi bile
beceremiyorum. sonra başka seçeneğimin olmadığını görüyorum. yediremiyorum ama kabulleniyorum bir şekil. ve hâlâ çok zor.

bugün de seni severek uyandım.
kahvaltı ederken seviyordum, resim çizerken seviyordum ve sonra müzik açtım biraz, sözlerindeki dizeler canımı acıtsa da hâlâ seviyordum. tüm gün seni seviyordum, ta ki geceye kadar. gece çökünce
hatırladım; bana bakışını ,bana gülüşünü...

...ve sonra aşık oluyorsun; gözlerin görmüyor,
kulakların duymuyor, ellerin tutmuyor. bir tek kalpte hissedilen çarpıntı, düşleriyle heyecanlandıran bir his. karnından göğüsüne havalanan kelebekler kalıyor senden geriye.
ve sonra 'pişman oluyorsun; için içini kemiriyor, kendini çürütüyorsun, günden güne o oluyorsun, ondan ibaret.

gece yarısı. aklımda bin bir türlü sorun var, ki pek önemsiz her birinin sebepleri. siktir etmek gerekiyor çoğu zaman her şeyi, şimdi sayamıyorum düşüşlerimi, tutamıyorum ellerinden.

en büyük zararım ise şarkılarıma karışmak. onları bana bırakmıyorsun, bu büyük bir sorun. her bir ritim vuruşunda biraz daha yoruculaşıyor dinlemek. ya da ne bileyim yazılarımda geziniyorsun adım adım. seni övmüyorum ama
sövmüyorum da. buradasın işte , ve nihayetinde en sona yaklaşınca anlatılanlardan geriye kalan
vane ben. vorqun, bitkin, kırgın bir ben.

uykusuzluk,yorgunlukla bir olmuşken gecenin karanlığında seni düşünüyorum. seni, beni, bizi düşünüyorum.

bazen pişmanlıklarımı, bazen ise iyi kilerimi sürüyorum önüme. ölçüp tanıyorum; ya fazla, ya eksik. zaman zaman nasıl hissettiğimi anlatamıyorum çünkü anlam
veremiyorum. yazmaktan kaçıyorum, yanlış şeyler söylerim diye. ve hepsinin yanında en çok da özlüyorum. her şeyi özlüyorum. sahip olduğum, olmadığım veyahut olacağım her
ne varsa özlüyorum. ki bazen bu beni en çok yoran şey oluyor. nihayetinde hepsini sineye çekip yoluma devam ediyorum. bir
bir iteleyip önüme bakıyorum. unuttuğum şey; sen baktığım her yerdesin.

solmuş bir çiçek gibîsin, dikenlerin gitmiş, yaprakların da gitmiş, güllerin
de. sulamayı unutmuşum seni. sana şarkılar söylemeyi, güneşte bekletmeyi unutmuşum. unutmuşum çünkü ben kendimi de sulamamışım hiç. ben de hiç güneşe bakmamışım. senin yaprakların solmuş ama benim tohumlarım hiç çiçek açmamış. şimdi ise öylece izliyoruz birbirimizi. ben hiç açmamış, sen ise çoktan solmuş bir çiçek olarak. tek isteğim tohumlarımı sana vermek. çünkü hiçbir zaman sulamayacağım kendimi, yapraklarımı sevmeyeceğim hiç.

Zaman bile bitip, tükeniyor. peki ya sana olan
sevgim? bir fidan gibi ama suya ihtiyacı yok. bir güneş gibi ama geceleri batmıyor. bir kelebek gibi ama ölmüyor. sonsuz ve dipsiz.

| Frezya |Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin