1

1K 26 1
                                        

"Böyle bir sorumluluğun altına girmeye hazır değilim diyorum!Neden anlamamak adına diretiyorsun!"karşımda ki adamı tanıyamıyordum.Bundan iki yıl evvel evlendiğim adam ile hiçbir alakası olmayan,aylardır eve gelir gelmez her konu da şikayeti olan adamı anlayamıyor, tanıyamıyordum.

"Benden ne yapmamı bekliyorsun Ersin,sırf sen istiyorsun diye dükkanımı kapatıp sorgusuz sualsiz Londra'ya geldim,sen mutlu ol,hayallerini gerçekleştir diye.O günlerde bana hiç sormadın senin ne hayalin var,sen ne istiyorsun diye. Çok zor alıştım Londra'ya, geçtiğim her sokağı, kullanmam gereken her metro durağını ezberlerken nefret ettim oradan.Sonra tam bir şeyler oturdu, alıştım derken ani bir karar ile Türkiye'ye döndük, yine sesimi çıkarmadım. İşinin dalgalı bir çalışma koşulu olduğunu biliyordum. Daha Türkiye'ye geleli bir yıl olmamışken şimdi de Fransa'ya gideceğimizi söylüyorsun. Evliliğimiz de birimiz bazı şeyleri feda etmeliydi ve ben bizim için bunu kabullendim buna bile sesimi çıkarmadım. Şimdi sana hamileyim diyorum, sen ise bebeğimizi aldırmam gerektiğini söylüyorsun. Daha ne kadar acımasız olabilirsin aklım almıyor Ersin!"

Hissettiğim korku ve hayal kırıklığı bedenimi bir yaprakmışım gibi titretirken nefes almam o kadar zordu ki.Beni yaralayan,yoran şeyleri karşımda ki adama,eşime anlatıyordum ama o soğuk bir duvar gibi bana bakıyordu. Daha bu sabah hissettiğim mutluluk ve heyecan yerini böylesine iğrenç duygulara nasıl bırakmıştı aklım almıyordu.

"Evlendiğimiz de iş seyahetlerim olacağını biliyorsun Leylan,şimdi bunları sanki benim hatammış gibi söylemeye hakkın yok..."

"Kapa artık çeneni!"boğazımı yırtan, ciğerimde ki tüm havayı söküp alan çığlığım ile susan adamı tüm gücümle itip tutmak için büyük savaş verdiğim yaşları özgür bıraktım. Yorulmuştum, beni anlamamak adına direten bu adama derdimi anlatmaktan tükenmiştim.

"Bana söz verdin,ikimizin de hayalleri için savaşacağına söz verdin" göğüsüne indirdiğim yumruğa aldırmadan yüzüme boş boş bakan adama acımadan daha da sert vurdum.

"Evlendiğimiz gün beni üzmeyeceğine ne olursa olsun yanım da olacağına söz verdin!" onu bu tepkisiz hali sinirlerimi daha da bozarken elime ilk geçen eşyayı alıp öfkeyle dış kapıya fırlattım. Üniversite yılların da çekildiğimiz fotoğrafın olduğu cam çerçeve tozla buz olurken yemek masasında ki mavi seramik vazoyu bu defa duvara fırlattım.

"Sana hamileyim diyorum, ikimize ait bir parçanın içimde olduğunu söylüyorum. Sen ise gözünü dahi kırpmadan onu aldırmam gerektiğini söylüyorsun!Sen iğrenç bir adamsın! Sen bir kadına acımanı geçtim kendi çocuğunun ölmesine göz yuman iğrenç bir adamsın!" boğazımda ki her bir dokunun acıdığını hissettiğim an durup etrafta kırılacak başka bir şey olmadığına emin olduktan sonra parmağımda ki alyansı çıkarıp öfkeyle artık tanıyamadığım adamın suratına fırlattım.

"Senden boşanıyorum!Dünyanın hangi ülkesine gidersen git! Yüzünü artık ne evde ne yolda ne de aynı şehir içerisinde görmek istiyorum. Benden ve bebeğimden uzak dur!" alnına çarpıp yere düşen alyansa bakan adamı umursamadan fortmanto da asılan ceketimi ve çantamı alıp hızla birçok komşunun bakışları altında apartmandan ayrıldım.

~~~~~~~~~~~
  Elime sıkıştırılan rezene çayını büyük bir yavaşlıkla dudaklarıma götürürken bir el eğilmiş düz karnımı okşamaya başlamıştı.

"Öyle güzel anne olacaksın ki,pişt minik serçe, bak annen ne haşin, ne güçlü hatun değil mi?" Koray sanki içimde ki canlı onu anlıyormuş gibi konuşmaya devam ederken Derya  masanın üzerinde ki kağıtları tek tek toplayıp sarı dosyanın arasına koyuyordu.

"Bebeğin üstün de hak idda edemez sonradan değil mi Derya?" iki gün evvel evimde verdiğim savaştan kalan izler hala devam ediyordu, kısılmış ve her saniye ağıran boğazım, hala açmakta zorlandığım ağlamaktan şişmiş gözlerim ve her saniye titreyen bir bedenim.

"Soybağı reddi davası açması adına direteceğiz, ayrıca boşanırken bebeği istemediğini her saniye belirteceğiz böylece ileride baba tanımla ya da baba soybağı davası açmasına müsade etmemiş olacağız. Sen hiç bunları düşünme güzelim, bundan sonra o şerefsizin senin üzerinde hiçbir bağı kalmayacak" içim de onun bebeği var ama.

"İzin ver şu herifi bir kere döveyim" Koray sanki bebeğim masada olan biteni anlıyormuş gibi karnımı iri elleri ile kapatıp fısıldadığın da günler sonra ilk defa ister istemez dudaklarımdan histerik bir kıkırtı firar olmuştu.

"İstemiyorum Koray, ona dair hiçbir şey görmek ve duymak istemiyorum. Aynı şekilde onun da bana dair bir şeyi görmesini ve duymasını istemiyorum. Önümüzde ki ay Fransa'da olacak, o vakte kadar boşanıp bebeğim ile tüm bağını koparmak istiyorum" büyük bir hayal kırıklığı ile somurtup yerine oturan Koray ile kapı ard arda çalmaya, hatta tekmelenmeye başlamıştı.

  İşittiğim her ani ses ve her gürültü bedenimi yerimde sıçratırken Derya oturduğu sandalyeden fırlayıp hızla önüme geçti.

"Ayağıma geldi,kusura bakma Derin'im o kadar yol gelmiş, bir şey ikram etmeden yollamam" salonun hemen çarparızında ki çelik kapıyı hızla açıp yumruğunu havaya kaldırdığın da küçük kıvırcık bir kafa hızla içeri girip ayakkabılarını etrafa fırlatmak suretiyle Derya'yı önümden itti.

"Benim perim, oy bebek suratlım, ne oldu birtanem?" arkadaş grubumuzun en delisi, en anne yüreklisi olan Tanem ellerimi kavrayıp öperken Koray şaşkın halinden kurtulup koca bir kahkaha atmıştı.

"Bu kız ruh hastası yemin ediyorum. Hevesim de kursağım da kaldı be" Derya bile ciddi ifadesinden sıyrılıp güldüğün de Tanem öfke ile başını kaldırıp ikisine en ölümcül bakışlarını attı. Hoş küçük bedeni, koyu kumral saçları, minik yüzü ve kocaman ela gözleri ile ne kadar korkunç görünebilirse o kadar korkunç görünüyordu.

"Şerefsizin biri peri kızının kalbini kırıyor ve siz hala gülebiliyorsunuz öyle mi!? Derin, güzel arkadaşım bırak bu ruh hastası çifti, gel benim evimde kal" yıllardır olduğu gibi iki bostan korkuluğu da aynı anda bağırdı.

"Biz çift değiliz!"

"Ne çifti yer elması!?" evet geceleri beraber uyuyabilirler, hatta istedikleri an sevişebilirler ama asla çift değiller.

"O zaman sen her arkadaşın ile yatıp her arkadaşını olur olmadık kıskanıyorsun. Koray kusura bakma ama ben senin gibi adamlarla yatmıyorum inşallah bu arkadaşlığımızı bitirmez" yıllardır hasret duyduğum şu ortam her korkumu,her hüznümü nasıl da silip alıyor.

"Ben de hamileyim bundan sonra kimseyle yatmam!"Derya ve Koray'ın öfkeli bakışları bana dönerken Tanem öyle bir çığlık atmıştı ki konu asla arkadaş olmayan çiften ayrılıp bana dönmüştü.

"Hamile misin!?"

KÜÇÜK YAKAMOZStories to obsess over. Discover now