I

269 15 26
                                        

Seong Gihun, hayatının her zamanını çalışmak için harcamıştı. Lise döneminde okuldan gelir ve babasına yardım ederdi. İstediği hayat bu değildi. Eğleneceği arkadaşlarıyla okul çıkışında sürteceği nefes alamayacak kadar sarhoş olmayı hayal etmişti hep. Neden diğer gençler gibi eğlenemiyordu ki?

Şu an babası izin verirdi ama 27 yaşında iş sahibi olması gereken bir adam neden ergen çocuklar gibi eğlensindi ki?

Çocukluk arkadaşı Cho Sangwoo. Kendisinden 2 yaş küçük olmasına rağmen onu küçüklükten beri kıskanmış ve imrenmişti. Lisede en popüler oydu istediği erkekle veya kızla eğlenebilirdi ne de olsa?

"Gihun! yine neye daldın? tanrım! bir gün delirteceksin beni. İşinin 3. günü olmasına rağmen sadece dalıp bir şeyler düşünüyorsun!"

Göz devirerek patronuna baktı? onu öldürse bulunabilir miydi acaba? çocukça olan 'Sangwoo'yu kıskanma' düşüncelerini sanırım beyninde tozlu bi' rafa bırakmalıydı...

•••

İş bitince derin bir nefes aldı. İlk haftası olduğundan nefret ettiği patronu ona fazladan 4 saat mesai veriyordu. Siktir gerçekten onu öldürmek istiyordu. Ofisten dışarı çıktığında yağmurun çiselemesiyle çığlık atacaktı resmen.
Bu gün her şey beraberinde geliyordu. Yağmur fazlalaşmadan metro istasyonuna gitmeliydi. Ama tabii ki de Tanrı onu sevmiyordu. Yağmur bardaktan boşalırcasına yağmaya başlarken koşmayı düşündü ama yorgundu. Yağmuru severdi ama şu an zamanı değildi.

Yürümeye devam ederken sonunda ulaştığı metro istasyonunda bir banka oturdu. Metronun gelmesini bekleyecekti en azından. Yanına oturan birini hissetmişti. Umrunda değildi şu an tek istediği metroya binip eve gitmekti ve 24 saat boyunca uyuyacaktı. Yarın izninin olması mükemmel hissettiriyordu.

Yanında ki kişi "Gi-hun." diye seslendiğinde onun Sangwoo olmaması için dua etti. Lise anılarını hatırlamak istemiyordu. Lisede Sangwoo'ya saplantılı aptal bir aşıktı. Şu an değildi ama neden hala heyecanlanıyordu ki?

Mükemmel oyunculuğuyla kim olduğunu fark etmemiş gibi yanına döndü ve "Ahh Sangwoo burda ne arıyorsun?" dedi.

Bunu dedikten sonra ölmeyi düşünmüştü rezil bir kelimeydi 'imdat' diyerek ağlamayı düşünmemiş değildi.

Sangwoo kıkırdayarak, "Arabam bozuldu bir kaç gün metroyu kullanacağım." dedi tatlı tatlı gülümseyerek, onun hali de kendisinden farklı değildi aslında, ıslanmıştı. Ve hayır göğüs kasına yapışmış yırtılmakta kararlı olan gömleğine bakmamıştı.

"Anladım nereye gideceksin şimdi?"
dedi Gihun.

"Oh, aslında evime gidiyordum ama istersen beraber bir yerde oturabiliriz. Uzun zaman oldu görüşmeyeli."

Aslında reddedecekti ama evde salak gibi oturmak yerine gezebilirdi.

"Olur. Ama ilk elbiselerimi değiştirmem gerekiyor". Dedi gülerek.

Sangwoo başını sallayarak onayladı ve önüne döndü.

Gihun o sıra Sangwoo'nun yan profilini inceliyordu hala aşık değildi. Ama çok yakışıklıydı. Aşık olmasanız bile aşık olurdunuz diye bi cümle yoktu ama hissettiklerini böyle anlatabilirdi. Minik minik sakalları çıkmaya başlamıştı onu şuan öpse gıdıklar mıydı acaba? aklı başına gelince yanakları kızardı ne iğrenç düşüncelere kapılmıştı. Sangwoo ona dönerek gülümsediğinde kalbi duracaktı.
Sonunda metro geldiğinde tanrıya teşekkürlerini iletti kurtarmıştı onu bu durumdan. Sangwoo uzun zamandır metroya binmemişti onun tepkilerini merak ediyordu. Tahmin ettiği gibi çok kalabalıktı metro. Oturacak yeri bırakın zar zor yürürdünüz. Sangwoo nun elinden turarak arkalara doğru ilerledi.

Yanlış yapmıştı...

Gi-hun sırtını metronun duvarına yaslamıştı ve karşısında da yüzü ona dönük olan Sangwoo vardı. Kdrama sahnesinden alınmış gibi duruyorlardı ve Gihun emindi ki dışardan komik duruyorlardı.

Sangwoo, Gi-hun'un kulağına yaklaştığında, Gi-hun nefesini tuttu. Kendine sinir olmuştu. Ne olacaktı dizilerdeki aptal kızlar gibi utanıp durmasaydı...

"Ah Gi-hun hyung. Bence benim ofisime gidelim arkadaşımın arabasını alırım ve onla da senin evine gideriz olur mu? benim ofiste yedek kıyafetlerim var."

Gi-hun sessizcr kafasını salladı. Konuşacak olursa sesinin komik çıkacağından emindi. Yolun sorunsuz geçmemesi için dua etmişti.

•••

fell in love • sangihun Stories to obsess over. Discover now