Bazen kafa karışıklığı yaşar insan. Bazen kelimeler düğümlenir boğazında. Kıpırdayamaz insan, bakar öylece. Bazen sadece kaybolmak ister insan, yada sadece ona bakan gözlere bağırmak. Ama sonunda en iyi çözümün susmak olduğuna karar verir insan. Ben mi? Ben susmayı seçtim. Çok mu sıradan? Evet öyle, çok sıradan. Her şeyim sıradan. Kelimelerimde sıradan, eylemlerimde sıradan. Bir farkım yok...
Bana bakan iki çift göze neler söyleyebilirim? Ağlamalı mıyım? Kızmalı mıyım? Yoksa çekip gitmeli miyim?
"Başak!"
Ona baktım, o devam etti.
"Üzgünüm..."
"Sorun değil Ahmet,"
"Biliyorum üzgünsün, ama sevmediğim biri ile sevgili olamam"
"Tamam."
"Bak gerçekten özür-"
"Tamam dedim Ahmet!"
Ayağa kalktı ve ela gözlerini de alıp masadan gitti. Ben se boş sandalyeye bakıyordum. Ahmet'le 1 yıldır sevgiliydik ve o karşıma çıkıp hayatında başkasının olduğunu söyledi. ne demeliydim ki? 'Gitme Ahmet' mi demeliyim? Ensesine mi yapışıyım? En iyisi istemediği yerde durmaması.
Gözümdeki bir damla yaşı sildim. Ayağa kalktım ve çıkışa gittim ayakkabılarım çıkardığı sese odaklandım sadece. Çıktım ve yürümeye başladım
Her şeye ağlayanlardan değilimdir ama Ahmet'i gerçekten de çok sevmiştim, kendimi zorla sevdiremem birine. Eve geldim ve kapıyı kapatıp odama gittim. Yatağıma oturdum.
"Hak ettim... Bazı şeyleri hak ettim!"
Ellerimi avucumda topladım.
Çalan telefona baktım. Yorgunca telefonu kulağıma götürdüm an tiz sesi duydum
"Canım kızım, nasılsın?"
Cevap vermedim.
"Hm tamam anladım. Şey bu gece baban eve gelmeyecek, söylemek istedim canım."
"Tamam."
"Sen iyi misin bebeğim?"
"Babam mı yanında?"
"Neden öyle dedin ki şimdi bir tanem?"
"Benimle böyle konuşmak zorunda değilsin Aynur teyze"
Sesi yarım dakika gelmedi. Başka bir yere geçmiş olmalı.
"Ben senin anneninim başak teyzen değil,"
"Seninle bu konu hakkında konuştum Aynur TEYZE"
Dedim basa basa.
"Yakında babanla evli olacağım Başak. Bana anne demek zorunda kalacaksın..."
"Toz pembesi hayallerinle sana mutluluklar dilerim."
Telefonu yüzüne kapadım. Yatağa koydum ve yorgun bakışlarla duvarı izledim
Aynur teyze 4 aydır babamla beraberdi. Annem öldüğünden beri babamla aram soğuktur, şimdi baba olası tutu. Onunla benim için evleneceğini söylüyor büyüdüğümü anlamak istemiyor. Annemi her zaman çok sevmiştim, ben 8 yaşında ise hayata gülen gözleri ile veda etti. çocukluğum annemin özlemi ile geçti. Annemin ölümünden her zaman babamı sorumlu tutmuşumdur. Babamla zorunda olduğum zaman konuşurum. 18 yaşıma gelince tek istediğim ayrı bir eve gitmek. 1+1 bile olur umurumda değil, ama şimdilik babama ihtiyacım var.
Yüzümü avuçlarıma aldım, hayır ağlayamam anneme sözüm var ağlayamam. Kafamı kaldırdım ve Melek'i aradım
"Melek?"
Dedim yorulmuş sesimle.
"Efendim. Sen iyi misin başak?"
" Gelebilir misin? belki film falan izleriz."
"Bu gece mi?"
"Evet hata kalırsın babam yok evde bu gün."
"Şey,"
"Ney?"
"Özür dilerim ama bugün Melihle buluşacaktım yemek yiyecektik falan"
"Hım anladım..."
"İstersen iptal edip geliyim?"
"Yok... Önemli değil sana iyi akşamlar"
"Sana da. Kendine iyi bak"
Telefonu kapadım. Melih Melek'in sevgilisiydi Melek çocukluk arkadaşımdı, ama bugün ona sığınamam. Belki de tek başıma olmak daha iyi gelir
Ayağa kalktım. Telefonumu ve anahtarımla evden çıktım. Biraz yürüyüş iyi gelebilir. Sahile geldim ve deniz kıyısında yürümeye başladım, etraf sessizdi çok geç olmasa da normalde insanlar olurdu. Omuz silktim ve bir banka oturdum. denizi seyrettim duvara vuran dalgalara baktım. Düşsen kaybolur gibiydi. Kafamı gökyüzüne çevirdim.
Ne kadar eşsizdi böyle. Bana annemin lacivert gözlerini anımsatı. Yanımdan gelen sese baktım
"Çok güzel değil mi"
Onu fark etmemişim kafam nasıl dağınıksa. Kafamı olumlu anlamda minik bir hareket ile oynatım.
Genç adam sertçe denize bakıyordu gözleri mas mavi akşam karanlığında parlıyordu. önüme döndüm. Genç ayağa kalktı ve denize yaklaştı. Gözlerini kırpmadan bakıyordu. Güldü. Dudakların araladı.
"Yaşamaktan zor olan şey... Yaşıyormuş gibi davranmaktır"
Sözleri ilgimi çekse de umursamaz bir tavırla bakışlarımı denize çevirdim
"İnsanın elinde sebep kalmayınca. Yapacağı en iyi şey pes etmektir."
Sanki içindekileri artık tutamıyormuş gibi, dışından söylüyordu. Genç adam elini cebine soktu ve denize bakmaya devam etti
Ayağa kalktım yalnız bir yere gitmeliydim. Arkamı döndüm ve bir kaç adım attım beni durduran şey suya bir şey düşme sesiydi. Denize döndüm ve adam orda yoktu. Koşar adımla orya geldim ve denize baktım
"Olamaz!"
Genç adamın denizde çırpınan bedenine baktım.
Ay böle oldu ilk bölümüm inş beğenmişsinizdir saygılar efendim.<3
Oy verip yorum yapmayı unutmayın!!!
BINABASA MO ANG
~Sonsuza Kadar~
RomanceBazen içimizde tutamadığımız şeyleri yazmak isteriz. Bende böyle yapmak istedim. Sonsuza Kadar hikayeme hoş geldiniz efendim.
