Saat gece yarısı sularıydı. Tokyo'nun en büyük çetelerinden olan Toman , tekrar toplantı yapmak için toplanmış görünüyordu. Herkes belirli bir sıraya girmiş ve çetenin başlarını bekliyorlardı.
Aradan biraz zaman geçti ve uzaklardan onun babusunun sesi duyuldu. Bu yenilmez lakabı alan Mikey'in ta kendisiydi. Herkes kendine çeki düzen verdi ve ortayı açtılar. Önlerinde Mikey arkalarında ise bölük liderleri ve Draken geliyordu.
Mikey sinirle babusundan indi ve sözlerine başladı:
"Bugün önemli bir nedenden ötürü toplandık Toman! Herkes kulaklarını açıp beni iyi dinlesin! Birinci bölük liderimiz Baji Keisuke geçen gün Hanma'nın öncülük ettiği Valhalla tarafından saldırıya uğradı! Yarın Valhalla ile kapışıyoruz!"
Herkes hep bir ağızdan bu emri kabul ederken Mikey ve Draken oradan uzaklaştılar. Boş sokaklarda yürüyen iki oğlan o kadar sessizdi ki lambaların cızırtısı duyulabiliyordu. Draken söze başladı:
"Mikey bunu yapmakta emin misin? Aramızdaki sayı farkı bariz , kaybedebiliriz."
"Ken-chin kendine gel. Toman asla kaybetmeyecek." Bu sözlerin ardından sinsice sırıttı iki oğlan.
Yolda yürümeye devam ediyorlardı ki duydukları hıçkırık sesiyle irkildiler. Bu hıçkırık sesi marketteki dolaptan içecek alan , sarı saçları önünde dağılmış , üzerinde geniş bir sweat giyen ve kendi kendine konuşan oğlandan geliyordu.
Bu kişi dikkâtlerini çekmiş olmalı ki durup söylediklerini dinlemeye başladılar:
"Keşke Akkun'a saldırmalarına engel olabilseydim... Şimdi benim yüzümden onların kölesi olmaya mahkûmúz..."
Kısa bir süre bekledikten sonra sözlerine devam etti oğlan: "Hayır! Bunu değiştirmeliyim , değiştireceğim... En azından bunu yapabilmek zorundayım..." Ardından elindekileri bırakarak kendine sertçe bir tokat attı.
Oğlanın bu azmi nedense akıllarına Mikey'in abisi ,Shinichiro'yu , getirmişti. Anıları canlanan Mikey kıkırdamıştı buna. Kıkırdama sesiyle irkilen oğlan arkasına baktı ve iki oğlanı gördü. Ürktü biraz. Karanlıktan çıkaramadı kim olduklarını. Yaklaştıkça netleşen yüzlerini görünce sıçradı birden , bunlar Toman'ın başlarıydı.
Çocuk o kadar çok korkmuştu ki yere düştü ve kaskatı kesildi aniden. Gelen ani refleksle kafasını elleri ile koruyup gözlerini sıkıca kapatmıştı. Beklediği gibi olmayınca gözlerini açtı ve önüne uzanan eli gördü. Mikey kocaman gülümseyerek karşısında duruyordu. Oğlanın gökyüzü mavisi gözleri şaşkınlıktan fal taşı gibi açılmıştı.
Sözleri ağzından döküldü Mikey'in:
"Kalk bakalım, artık arkadaşız ;adını söyle."
Tırsan çocuk kendine uzatılan eli titreyerek tuttu :
"T-Takemichi...Ha-Hanagaki Takemichi..."
"Sana Takemitchy demeyi tercih ediyorum-" gözlerini açan Mikey gözleri bu mavilikte birleşince şaşırdı aniden. İçini kaplayan bu huzuru anlamaya çalışıyordu. Acelesi olan oğlan selamlaştı tekrar ve aldığı gazozlarla yola koyuldu. Arkasından bakakaldılar...
_________________________________________
𝙈𝙚𝙧𝙝𝙖𝙗𝙖𝙡𝙖𝙧... 𝘽𝙪 𝙞𝙡𝙠 𝙗ö𝙡ü𝙢ü𝙣ü 𝙨𝙤𝙣𝙪𝙮𝙙𝙪.
İ𝙡𝙠 𝙝𝙞𝙠𝙖𝙮𝙚𝙢 𝙤𝙡𝙙𝙪ğ𝙪 𝙞ç𝙞𝙣 𝙗𝙞𝙧𝙖𝙯 𝙨𝙖ç𝙢𝙖𝙡𝙖𝙢ış 𝙤𝙡𝙖𝙗𝙞𝙡𝙞𝙧𝙞𝙢. 𝘽𝙖𝙠𝙖𝙡ı𝙢 𝙙𝙞ğ𝙚𝙧 𝙗ö𝙡ü𝙢𝙙𝙚 𝙣𝙚𝙡𝙚𝙧 𝙤𝙡𝙖𝙘𝙖𝙠 𝙐𝙫𝙐... 𝙇ü𝙩𝙛𝙚𝙣 𝙞𝙮𝙞 𝙫𝙚𝙮𝙖 𝙠ö𝙩ü 𝙮𝙤𝙧𝙪𝙢𝙡𝙖𝙧ı𝙣ı𝙯ı 𝙚𝙨𝙞𝙧𝙜𝙚𝙢𝙚𝙮𝙞𝙣...
𝙑𝙚 𝙪𝙯𝙪𝙣𝙡𝙪𝙠 𝙞𝙮𝙞 𝙢𝙞 𝙗𝙪𝙣𝙪 𝙙𝙖 𝙗𝙚𝙡𝙞𝙧𝙩𝙞𝙧s𝙚𝙣𝙞𝙯 𝙨𝙚𝙫𝙞𝙣𝙞𝙧𝙞𝙢 :))
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YOU'LL BE MİNE || Mikey x Takemichi
FanfictionBu benim ilk hikayem...Açıkçası yeterli mikey x takemichi hikayesi olmadığını düşünüyorum. Umarım memnun kalırsınız .<3.
