Larry için sıradan bir gündü. Her zamanki gibi sabah 6'da kalkmış, kahvaltısını yapmadan okul için hazırlanmıştı. Onun rutini buydu. Okula giderken de ev kirasını nasıl ödeyeceğini düşünür, planlar kurardı. Akşamları restoranda çalışıyordu. Bu yüzden sabahları yorgun olurdu. Larry'nin anne ve babası yıllar önce trafik kazasında vefat etmişlerdi. O zamandan beri ona anne-annesi bakıyoru ancak o da 2 yıl önce vefat etmişti. Anne-annesinin evinde yaşıyordu. Kahvaltısını genellikle okulda yapardı. Tek başına -çünki Larry'nin pek arkadaşı yoktu- kantine gider , kahvaltısı için malzeme alırdı. En sonunda da hazırlığıyla birlikte kahvaltısını yapardı. Larry, o gün okulda farklı bir hava sezdi. Her zamankinden daha gürültülüydü. Herkes kendi derdindeydi. Ama kimseye soramadı neler olduğunu. Çünki kime yaklaşsa sanki trambolinden zıplamış gibi kaçıyorlardı. Üstelik Larry'yi görmeden. Sonunda tanımadığı birine sormaya karar verdi. Çünki o meraklı bir kızdı, ne düşünse, istese mutlaka yapardı -yapmalıydı-.
"-Affedersiniz, burda neler oluyor?"
Kız, dönüp bir göz gezdirdi. Karşısındakinin pek te saf olduğunu anlamıştı.
"-Bilmiyor musun?"
"-Hayır"
Kız alttan altan sırıttı.
"-Bilmeni beklemiyordum zaten mağara kızı."
Larry o zaman kendi üstünde bir göz gezdirdi. Kendi kendine ale-acele hazırlanmak üstünü başını az da olsa dağıtmıştı ancak dışarıdan bakıldığında o kadar da kötü değildi.
"-Süslü pâkize"
"-Efendim?!"
"-Süslü pâkize diyorum duymuyor musun?"
"-Of, sen kimsin zaten ben niye takıyorsam"
"-Am-"
O sırada konuşmaya dahil olan başka bir şahısla iki kızın da dikkati dağıldı
"-Sözlerinize dikkat edin lütfen bayan Espoir!"
İkisi de dönüp arkalarındaki öğretmen olan Bayan Wılson'a baktılar. Onun soyadı buydu, gerçek adı Bestie idi.
"-Hayır, Bayan Wılson. Yanlış anladınız, ben sadece..-"
"-Bayan Wılson, bu şımarık bir mağara kızı. Onu dinlemeyin!-"
"-Tamam, bu kadar yeter! Bayanlar, eğer bir daha böyle bir olay olursa, sonuçlarına katlanırsınız."
Ve öğretmen sözünü bitirdiği an oradan uzaklaştı.
Larry sadece ne olduğunu soracaktı, olay buraya gelince kızın yanından hışımla uzaklaştı. Ne olduğunu sormaya çalışmaktan vazgeçti. Az ileri gidince, yeşil okul panosunun ortasındaki beyaz ilanı gördü. İlanın üstünde 2 telefon numarası ve 1 internet sitesinin üstünde yazılmış olan "-BİLİM İCATLARI YARIŞMASI-" adlı yazıyı gördü. altında da şöyle yazıyordu:
"-Bu yılki yarışmamız, bilim dalında yeri önem tutacak icatların sergilenmesine elverişlidir. Genç yeteneklerimizi, bu yarışmaya katılmaya davet ediyorum. Onların icatları ve katılımı bizim için bir gururdur! Kazanan genç yeteneklimize bilim seti ile beraber para ödülümüz var!"
Larry, beklediğinin altında bir olay çıkınca hayal kırıklığına uğradı. Bu olayı sınıfta düşünmek için sınıfa giti. Tam o anda zil çaldı ve ders başladı. Ancak Larry dersi dinlemiyordu. Aklı fikri o yarışmadaydı. 2 Ders boyunca Larry düşündü taşındı. O paraya ihtiyacı olduğundan dolayı yarışmaya katılmaya karar verdi. Geriye kalan dersler boyunca da icatının ne olacağını düşünmekle geçirdi. Arada sırada gelen "-Espoir, dersi dinliyor musun?" sorularına "-Evet, tâbiki" cevabını vermekle yetiniyordu. Çünkü başka yapabileceği hiçbir şey yoktu.
Bütün derslerin sonunda Larry hala ne icadı yapacağını bulamadı. Endişeyle eve vardı. Yarışmaya katılmama kararı almak üzereydi ki; aklına geçit fikri geldi, ama tehlikeli olmaması gerekiyordu. Sadece gösterip geri kapatacaktı. Aslında bu şartlar altında yapamazdı, ne malzemesi, ne de parası vardı. Ama o, imkansızlar için her zaman denemeye hazır biriydi. "Ama bu, gerçekten imkansız" diye düşünüyordu bazen. Ancak sonra hatırlıyordu ki, bilim de böyle değil miydi? İmkansızları gerçekleştirmek için çalışmaz mıydı? O gece bol bol düşündü. Ertesi gün evin her yerini didik didik araştırdı. Ancak çekmecelerde olan toplam 80-90$ haricinde hiçbir şekilde para bulamadı. Vazgeçer gibi oldu, ama bunu yapmayı hedeflemişti çoktan, vazgeçemezdi. Ertesi gün, okula gitmedi. Yalnızca projesi hakkında çalışmaya başladı. Çokça uğraştı. Gözleri ağrımaya başladığında bıraktı. Ama gözlerinin ağrısı durmayınca, aldırmadan çalışmaya devam etti. Haftalarca, günlerce, saatlerce çalıştı. Okula gitmedi. İmkansız olduğunu bile bile projesi için çalışmaya devam ediyordu. Haftalar sonra projesini tamamladı (*ya da öyle zannediyordu*) . Yaptığı makinenin çerçevesine gerekli kodları yazdı. Çalıştırma tuşuna basınca odanın içinde önce büyük büyük bir cızırtı sesi oluştu. Larry bu sesi duyunca makineden uzaklaşmaya başladı. Daha sonra ses daha da yükseldi.
YOU ARE READING
Geçmişten Geleceğe
Science Fiction"-Sana inanmıyorum!" "-İnanmak zorundasın!" "-Bana tek bir neden söyle, daha çevremdekilerin, hatta ben bile kim olduğumu bilmezken, kime nasıl inanmamı beklersin!" "-İnanmak için kim olduğunu bilmen gerekmez Li"
