Telefonumu cebime atıp dış kapıya adımladım. Siyah ayakkabılarımı ayağıma geçirip iplerini bağladım. En fazla ne olabilir ki diyerek evden çıktım.
Evimin ıssız sokağından çıkıp kim olduğunu bilmediğim ama bir o kadar da yakın hissettiğim çocuğun attığı konuma doğru yürümeye başladım.
Karşımda duran belli belirsiz siluete doğru adımladım. Kıvırcık saçlar arayan gözlerime dikilen simsiyah irislerle donup kaldım. Bu o değildi.
Duyulan bir el silah sesiyle kendimi yerde buldum. Bana inatla kapanan gözlerime lanet ederek yabancı bedenin beni sürüklemesine verdim.
