Bunu aslında bir manwha veya manga olarak yapmayı düşünüyordum ama çizimim pek iyi olmadığı için vazgeçtim. Yerleri ve karakterleri iki boyutlu düşünün
*Yağmur sesleri*
Esen rüzgarın beni yönetmesine izin vereceğim kirli kaldırımlarda~ lam lam lam~
....
Hola! Ben Chiaki, New York'ta yaşayan bir melezim. Babam New York'ta doğdu ve New York'ta öldü. Annem ise Japonya Tokyo'da doğdu ve şuan New York'ta yaşıyor.
Annem ile babam ikiside büyükşehirlerde büyüdükleri için diğer insanlara göre daha naziklerdi. Babam bir bisiklet dükkanında çalışıyordu. Annem ise üniversiteden mezun olduktan sonra Amerika'dan gelen iş teklifi için Tokyo'dan New York'a yerleşti ve bilindik bir giyim markasının şirketinde çalışmaya başladı.
Bir ormanda tanışmışlar. Babam kamp için arkadaşlarıyla ormana gelmiş,annem de orman merakına yenik düşmüş ve ormana girmiş. Babam çalı çırpı aramak için arkadaşlarından uzaklaşıp yolunu kaybetmiş. Annem zaten yolunu bilmiyor. İkiside tek başlarına ormanda geçirdikleri bir gecenin ardından nehrin yanında karşılaşmışlar. Üç-dört gün beraber hayatta kalmaya çalışmış ve geceleri yıldızları izlemişler,sonra kurtarılmış birbirlerinin numaralarını alıp görüşmeye devam ederek aşık olmuşlar.
Babam annem ile evlilik yıldönümlerini kutlamak için çıktıkları yüksek bir binadan düşerek öldü. O öldüğünde ben sanırım 9 yaşımdaydım. Annem ve babam çok beceriksiz insanlar. Ne yemek yapabiliyorlar ne de herhangi bir şey. Ben onlara kıyasla daha becerikliyim. Notları her zaman iyi olan o mükemmel kız. Şuan 17 yaşındayım. Günlerim daha geçen haftaya kadar dolu doluydu. Arkadaşlarımla her gün farklı bir yeri gezer,anneme hediyeler alır,köpeğim ile ilgilenirdim. Mutluluk bu değil mi? Arkadaşlar,aile,gezmek,para,evcil hayvan, fakat tüm bunları bıraktığımdada mutlu olabiliyorum. Mutluluğun hilesini bulmuş gibiyim. Yalnız olduğumdada olmadığımdada mutluyum.
....
Yağmur damlaları donduğunda her şeyi unutacağım~
Kaldırımda oturmuş yağmur damlalarını izlerken bir anda önüme bir şemsiye düştü,şemsiye....Şemsiyede bir tuhaflık olduğunu anlamam uzun sürmedi. Bu şemsiyenin yarısı yoktu. Neyin nesi bu böyle? Yarısı olmayan bir şemsiye işe yaramaz çöpün teki.
Deli gibi rüzgar esmesine rağmen şemsiye hala uçup gitmemiş önümde duruyordu. Almak incelemek için can atıyordum, ama başkasının malı sonuçta. Kulaklığımda çalan şarkı 4 kez tekrarlandı. En sonunda şemsiyeyi elime aldım ve incelemeye başladım. Şemsiye çok rahat açınıp kapanıyordu, herhangi bir kesik izide yoktu. Bu şemsiyenin yarısı kesilmemişti,böyle üretilmişti.
Aynı şarkı 4 kez daha ve şemsiye çok hoşuma gitmeye başladı. Saçma,ama eğlenceli bir üründü. Aç,kapa,aç,kapa cidden yarısı olmayan bir şemsiye ile bile mutluluğu bulabildim. Şarkı bir anda kesildi. Şarjımın bittiğini düşünerek elimi cebime attım ama telefonum cebimde değildi. Yere baktım,oh su birikintisinin içine düşmüş. Galiba artık bir telefonum yok ne güzel.
Kalkıp yürümeye başladım. Eve gidesim yoktu ve zaten hiç bir zaman geceyi sıcak yatağımda geçirmeyi tercih etmedim. Annem buna alıştığı için artık kızmıyor. İnsanlar azalmıştı artık sadece barlarda eğlenen insanların sesleri geliyordu. Bir barın önünden geçerken benim yaşlarımda bir kız bardan koşarak çıktı. Deli gibi etrafa bakınıyordu. Hatta bir yaprağın altına bile bakmıştı. Ne aradığını bilmiyorum, ama tam bir gerikafalı olduğu belli.
....
?: Hey! Sen!
Ne ben mi? O gerikafalı kız bana mı seslenmişti. Elimdeki şemsiyeye baktım. Bunu mu arıyor?
?: Ben şeyimi kaybettim..ummmm pipetamı!
Chiaki: Pipetta? İspanyolca pipet demek değil mi? Neden bir pipeti arıyorsun ki?
?: Hayır hayır o bir şemsiye! İsmini pipetta koydum.
Chiaki: Bir şemsiyeye neden isim koydun ki?
?: Çünkü o değerli bir şemsiye!
Chiaki: Bunun gibi bir şemsiye mi?
Elimdeki şemsiyeyi ona gösterdim. Elime baktı ve gülümsedi.
?: Evet,bunun gibi! Ama benimki beyaz değil siyah.
Chiaki: Bu şemsiye benim önüme düştü. Belki senin şemsiyende sana döner.
Son dediğimden sonra hızla kızın yanından ayrıldım. "Pipetta.." madem böyle değişik bir şemsiyesi var daha havalı bir isim koyabilirdi. Bardan çıktı,içki içen insanlardan hoşlanmıyorum. Umarım bir daha karşılaşmayız.
.....
Kendime bir bank buldum ve uzandım. Evsiz gibi görünebilirim,ama böyle kafa dinliyorum. Yavaş yavaş gözlerim kapanırken bir yıldızın kaydığını gördüm. Rahat bir uyku çekebilmeyi dileyerek gözlerimi kapattım.
*3 saat sonra*
Aniden üzerime örtülen örtü ile uyandım. Hava aydınlanıyordu,üzerime örtüyü örten kişiye baktım kimse yoktu. Doğruldum,esnedim ve doğmakta olan güneşe baktım. Birkaç dakika sonra birisi sırtıma dokundu,arkamı dönüp baktığımda geceki garip kızı gördüm.
Garip kız: A gene karşılaştığımız iyi oldu. Sen yanımdan gittikten hemen sonra şemsiyem önüme düştü. Teşekkür ederim!
Chiaka: Cidden mi? Biraz ürkütücü bu şemsiyelerin önümüze düşmesi.
Garip kız: Bencede umarım bu şemsiyelerin gerçek sahibi bir katil değildir.
Chiaka: Gerçek sahip? Seninkini sen satın almadın mı?
Garip kız: Hayır,yolda buldum.
Chiaka: Umarım gerçek sahibi bir katildir ve bize saldırır.
Garip kız: Öyle deme! Bu arada ben Sada! Yarı amerikan yarı japonum.
Chiaka: Hmm,tesadüfe bak bende amerikan japon meleziyim.
Sada: eeee
Chiaka: Ne eeee?
Sada: Adın ne?
Chiaka: Chiaka. Chiaka North.
Sada: Çok güzel bir isim! Bak şimdi ne yapacağım.
Benim beyaz şemsiyemi ve kendi siyah şemsiyesini alıp yarımları birleştirdi
Sada: Bak! Artık bir bütün şemsiyemiz var!
Chiaka: Sanırım bu şemsiyeler çiftler için yapılmış.
Sada: O zaman biz çift mi olduk?
Chiaka: Daha yeni tanıştık. Ayrıca alkol kullanan insanları sevmiyorum.
Sada: Alkol kullanmıyorum. Bara pipettamı aramak için girmiştim.
Bir anda telefonu çalmaya başladı.
Sada: Ah annem arıyor. Gitmeliyim sonra görüşürüz.
Chiaka: Numaramı bile almadın nasıl görüşeceğiz?
Benim şemsiyemi aldı ve uzaklaştı durup "O zaman bu şemsiye gene seni bulur ve banada yerini gösterir!" Diyerek gözden kayboldu.
YOU ARE READING
Pipetta..
RomanceGenç bir kızın önüne yarısı olmayan bir şemsiye düşer ve yarısı olmayan şemsiyesini arayan başka bir kız ile karşılaşır.
