Karakterler: Tuna, Kerem, Görkem, Ayda, Selin, Melisa, Şimay(ana karakter)
Hikaye başlıyor..
Şimay, sabah uyandıktan sonra güzel bir duş almak için kalktı. Fakat bir sorun vardı, içinde bir karamsarlık vardı. Duşunu aldıktan sonra kahvaltıya indi. Yemeğini yedi ve oturdu, telefonu çalmaya başladı. Arkadaşlarıyla buluşacağını unutmuştu.
Telefonda:
Şimay- Siz bensiz gidin, ben yetişirim size
Melisa- Tamam seni internet kafenin orda bekliyoruz
Şimay- Tamam giyinip gelirim
Telefon kapandı*
Şimay hızlıca hazırlandı ve evden çıktı. Çok yorgundu ve telefonunu unutmuştu, ama arkadaşlarına yetişmesi gerektiği için dönüp almadı. En kötü ne olabilirdi ki..?
Yolda giderken çok dalgındı, ayağı takılmıştı ve yere düşmüştü. Yerde küçük bir kolye vardı, kolyenin ununda açılıp kapanabilen küçük bir yuvarlak vardı. Şimay buna hiç dikkat etmemişti. Kolyeyi kaybetmemek için taktı ve yoluna devam etti. Yolda birkaç aksilik başına gelmişti, yorgunluğundan sorumlu tuttu.
Arkadaşlarının yanına varmıştı, oturup biraz sohbet ettiler ve alışverişe gitmeye karar verdiler. İstedikleri şeyleri bulamadıkları için AVM'ye gitmeye karar verdiler.
Avm uzakta olduğu için otobüse binmeye karar verdiler, otobüs garip bir nedenle bomboştu ve içerisi gergin bir havayla doluydu. Bindiler ve yola çıktılar, kimse çıt konuşmuyordu ve Şimay taktığı kolyeyi incelemeye başladı ve açılıp kapanabildiğini farketti. Açtığında içinde küçük bir kağıt parçası duruyordu ve kağıtta 56 yazıyordu. Açıkcası bu Şimay'ın pek de ilgisini çekmemişti ve tekrar kolyeyi taktı, aniden otobüs şoförünün yolda giderken ona anlamsız anlamsız baktığını gördü, Şimayı çok rahatsız ediyordu. Neyse ki yollarına vardılar, AVM çok kalabalıktı ve işleri pek kolay olmayacaktı.
Kerem- eee nereye gidiyoruz
Ayda- Bence önce yemek yiyelim
Selin- Bence önce alışveriş yapalım
Tuna- Açız ama baksana saat 2 olmuş
Şimay- Zamanın bu kadar hızlı geçtiğini farketmemiştim..
Görkem- Bence pizza yiyelim
Çoğunluğun kararıyla AVM'deki pizzacıya girerler*
Yemekleri sipariş verdikten sonra oturup sohbet etmeye başlarlar ve 15 dakika sonra pizzaları gelir, herkes yemeye başlar ve Şimay ilk lokmasını aldıktan sonra midesi bulanmaya başlar, Selinin de midesi bulanmaya başlaması üzerine birlikte lavaboya giderler, Selin rahatlamıştır fakat Şimay gittikçe kötüleşiyordur. Selin masaya gidince Şimay kendini sakinleştirmeye çalışır fakat midesi sakinleşmek istemiyordur. Şimay hafifçe yere çömelir ve nefes alıp verişleri hızlanmaya başlar, kendini çok kötü hissediyordur fakat yapabileceği hiçbir şey yoktur. Masaya gitmekten başka çaresi kalmamıştır fakat gözlerini bile zar zor açıyordur. Masaya doğru ilerlerken Görkem durumu fark ederek Şimay'ın yanına gidip yardımcı olmuştur.
Uzun bir yemek molasından sonra alışveriş yapmak isterler fakat tüm dükkanların ve kapıların kapandığını farkederler. Herkes boş boş etrafa bakınıyordur. Hepsi yürümeye başlar fakat yapılabilecek hiçbir şey yoktur çünkü
çıkış kapıları bile kapanmıştır. Herkeste bir gerilim vardır fakat Şimay'ın kafasını bile kaldıracak gücü kalmamıştır.
Aniden tehlike anonsu yapılması üzerine grup birbirine daha çok yaklaşır. Şimay bu gerilimi kaldıramaz ve aniden yere serilir. Gücü kalmamıştır ve grup korkudan Şimayı duymamıştır. Melisa Şimay'ın yanında olduğu için Şimay'ı farketmiş ve onu aydırmaya çalışıyordur. Görkem bunu aniden farkedip Melisa'ya yardım eder fakat bir faydası olmaz,
Görkem Şimay'ı kucağına alıp beklemeye başlamıştır çünkü başka çareleri yoktur.
Birden AVM'den silah sesleri gelmeye başlar. Herkes korku içindedir. Polisler alana girerek herkese sakin olmasını söyler. Sakin olacak bir durum yoktur. Grup saklanmaya karar verirler ve gizlice bir odaya doğru yönelirler, odanın kapısını açtıklarında odanın bomboş olduğunu görürler. Zaman kaybetmeden odaya girerler. Oda karanlıktır ve Tuna ve Kerem telefonunun flaşını açarak beklemeye başlarlar. Dışardan silah ve çığlık seslerinin gelmesiyle daha çok korkarlar.
Etrafı inceleyen Tuna:
- Kapının üstünde bir şey yazıyor.
Görkem- Ne yazıyor oturduğumuz için göremiyoruz.
Tuna- 56... sanırım 56 numaralı odadayız.
Melisa- Ee?
Tuna- Sadece söyledim, dikkatimi çekmişti.
Ayda- Melisa bayılmış mı?
Tuna ile Görkem- Günaydın saat 15.54 uyan artı ı ı ık!
Ayda- Dalga geçmeyin stresten farketmedim ki!
Melisa- Onu bunu boşverin de sanki odanın içinde bir koku ya da ağır bişey var yani ne va-
Şimay tarafından şiddetli öksürük*
Çok geçmeden herkes odadaki ağır maddeden dolayı bayılır*
ESTÁS LEYENDO
Karanlıktaki Kalabalık
AventuraBu hikayede kendimin oluşturduğu bir kurgu bulunmaktadır, lütfen yorumlamayı unutmayın <3
