1'

129 11 3
                                        

Onur can özcan:yalnızlığın
Ezgisi•

Bi' kere daha baktı önündeki denize..

Sanki son defa gibi..

Özlemle..

Sevgiyle..

Hasretle..

Bu deniz onun için birçok duygu barındırıyordu..

Küçüklüğünden beri hep gelirdi buraya,ilk annesiyle gelmişti..

*

"Aa kızım koşma dur!" Dedi annesi.küçük ayaklarıyla hızlı hızlı koşan kızına.."

"Anne denizi görücem hadii" dedi heyecanını çokça belli eden sesiyle.

"Tamam annecim geliyorum bekle"diyordu kızına ama Ilgın durmak bilmiyordu..

Sonunda gelmişti annesinin çokça bahsettiği şu güzel denize..

"Çok güzel"dedi sevinçle bağırıp,ellerini çırptı..

*

Telefonundan gelen bildirim sesiyle telefonu eline aldı.

Annem

Kızım hadi gelecekler neredesin ? Baban sorup duruyor bir saat içinde evde ol.

Babasının yaptığı iş yüzünden ortağının oğluyla evlenmek zorunda bırakılmıştı..

Zaten babası için çok fedakarlık yapmıştı..

Birde tek kızları olarak bunuda mı o üstlenmek zorundaydı..

Gene de ses çıkartmadı babasına..

Babası mutlu olsun diye yurtdışında okudu...

Babası mutlu olsun diye en sevdiği arkadaşlarından koptu...

Babası mutlu olsun diye hayal ettiği çoğu şeyden vazgeçti..

Babası..

O onun için herşey..

Derlerya kız çocukları babalarına çok düşkün olur diye,kanlı canlı örnekti ılgın bu söze...

Bir sorun vardı.

Babası ona ne kadar düşkündü ?

Az ?

Çok ?

Hiç ?

Gene sonda çıkan cevap doğruydu..

Sanki ılgın onun hayatının hatasıydı..

Üstü kapalı söylerdi bazen bunu,ama babasıya şakadır der ve güler geçerdi...

ArgınWhere stories live. Discover now