haziran 2016
Ayşegül koşarak ve heyecanla çıktığı merdivenleri büyük bir hayal kırıklığı ve gözyaşları ile indi. Az önce kalan son umudunu da kaybetmişti. Yeni hayatının kapısıydı burası ve az önce o kapı Ayşegül'ün yüzüne sertçe kapandı. Hatta hiç açılmadı bile.
Son basamağa gelince daha fazla dayanamadı ve merdivene oturup ağlamaya başladı. Her şey bu kadar kötü olmak zorunda mıydı? Elinden kayıp gidiyordu her şey.
Oysa ne mutluydu 4 ay önce. Hayatında her şey ne güzeldi. Arkadaşları, ailesi, sevgilisi herkes yanındaydı. Sonra bir şey oldu. Her şeyini kaybetti ve geriye sadece soğuk hastane koridorları kaldı.
Derin bir nefes aldı Ayşegül. Sakinleşmesi gerekiyordu ama yapamadı. Hatta daha çok ağladı, dizlerini kendine çekip başını dizlerine koydu ve ağlamaya devam etti.
Her şey mahvolmuştu işte. Yeniden kaybetmişti elindekilerdi. Zaten elinde ne vardı ki? Sadece umutları vardı. Her şeyin yeninden güzel olacağına dair umutları vardı. Onları da kaybetti...
Umutlarını da kaybederse insan, ne kalır ki geriye? Neyi kalmıştı Ayşegül'ün geriye? Arada sırada arayan bir kaç arkadaşı, yarım bırakmak zorunda kaldığı işi, günlerdir hastanede olan anne ve babası, en zor günlerinde ondan ayrılan sevgilisi...
Ayşegül omzunda bir el hissetti. Sonrasında bir ses doldu kulaklarına, naif bir ses. "Hanımefendi iyi misiniz?"
Ayşegül başını kaldırıp yanında ona doğru eğilmiş adama baktı. Başını salladı sadece, hiç bir şey söyleyemedi ağlamaktan. "İyi misiniz?" Diye sordu genç adam tekrardan. "Yapabileceğim bir şey var mı?"
"Hayır." Dedi Ayşegül hıçkırıklarının arasında. "Geç kalmışım."
Genç adamın kaşlarının çatıldığını gördü. "Neye?"
Ayşegül derin bir nefes aldı. "Beyefendi teşekkür ederim ama yapabileceğiniz bir şey yok gerçekten."
"Ama ne olduğunu söylemeden nereden bileceğim yapabilecek bir şeyimin olmadığını?"
Ayşegül bakışlarını tekrardan yanına oturmuş adama çevirdi. Zaten iyi değildi, bir de bunula mı uğraşacaktı gerçekten?
"Yok çünkü."
"Siz seçmeler için mi gelmiştiniz?"
"Hı hı. Ama geç kaldım."
"Bkm için mi yoksa Çok güzel hareketler 2. Kuşak için mi?" Diye sordu adam. "Bkm'ye yıl başında yapılan seçimlerde girmiştim. 2. Kuşak için audition vermeye gelmiştim ama, geç kaldım."
Ayşegül cümlesini bitirdikten sonra tekrardan ağlamaya başladı.
"Tamam ağlama."
"Nasıl ağlamıyayım ya? Artık Bkm oyuncusu da değilim zaten. Elimde bir şans vardı onu da kaybettim."
"Niye Bkm oyuncusu değilsin?"
"Çünkü 4 aydır gelemiyorum, oyunlara falan. Zaten 6 ay önce kayıt yaptırdım. Yılmaz hoca 2. Kuşağa hazırlanabileceğimi söylemişti ama, oda çıkmış zaten onunla görüşme ihtimalimde yok... Of!"
"Sen bekle burada. Sakın bir yere gitme tamam mı?" Diyerek ayağa kalktı genç adam. Koşar adım merdivenleri çıkıp gözden kayboldu.
Ayşegül yaklaşık 15 dakika daha orada oturduktan sonra genç adam tekrardan yanına geldi. Kolundan tutup konuştu "Hadi gel."
"Nereye?"
"Gel hadi."
-
Ayşegül odadan çıktıktan sonra karşısında onu bekleyen adama sarıldı ve ağlamaya başladı. Yaklaşık yarım saat önce her şeyin bittiğini düşünürken şimdi mutluluktan ağlıyordu.
YOU ARE READING
tarumar | ozay
Fanfiction"Ben darmadağındım Ozan... Paramparçaydım. Benim her parçamı birer birer iyileştirdin sen. Etrafa saçılan acılarımı toparladın tek tek. Bütün acılarımı unutturdun. Bana geldin, iyi geldin." Dedi Ayşegül. Gözleri ağlamaktan helak olmuştu. "Ama sonr...
