We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

Son üye

10 2 0
                                        

Merhaba hepinize! Bu benim yayımladığım ilk hikayem. Hesabım daha yeni açıldığı için lütfen oylamayı ve yorum yapmayı unutmayın. Desteğinize ihtiyacım var. O zaman iyi okumalar!


Bölüm 1     

MÖ 1792 yılında Babil denilen bir ülkede Bir kral tahta geçmiş. Bu kralın adı Hammurabiymiş. Bir gün bir kadın ile evlenmiş. Ama bilmiyormuş bu kadının soyunun nerelere kadar dayandığını. Evlenmiş kadınla olmuş bir kızları. Ama bilmiyormuş kimse bu kızın aslında kim olduğunu. Bilmiyormuş kimse kraliçenin bir titan olduğunu. Bilmiyormuş kimse prensesin aslında Poseidon ve Amphitrite' in küçük küçük torunları olduğunu. Bilmiyormuş kimse bu soyun son üyesi olan Hammurabi'nin eşinin aslında neler planladığını. Ama işler bir yerde ters gitmiş. Değilmiş artık kraliçe bu soyun son üyesi, yapamazmış planlarını. Artık suyun gücü değilmiş onun. Çünkü kraliçe ve Hammurabi'nin bir çocukları olmuş. Dicle. Suyun son üyesi, suyun yöneticisi. Fırtınalı bir gecede doğan, aynı su gibi hem tehlikeli hem güvenilir bir Prenses. Dicle. Bilmiyormuş kimse artık olacakları.

Odama dalan kişiler yüzünden okuduğum kitabı bıraktım ve bağırmaya başladım. ' Duygu, Ada ve Enes size kaç kere daha odama girmemenin gerektiğini söyleyeceğim insan bir kapıyı çalar.' Dedim minik suratlara bakarak. Enes soluk soluğa konuşmaya başladı ' İyi de Nehir abla annem odasında oynamamıza izin vermiyor, babaannem ve anneannem mutfakta yine kavga ettikleri için orada oynamamıza izin vermiyorlar, babam garajda oynamamıza izin vermiyor, teyzem misafir odasında, eniştem holde, amcam bahçede, halam da dikkatini dağıttığımız için salonda oynamamıza izin vermiyor. Söyle bizim gibi tatlı uslu akıllı çocuklar o zaman nereden oynasın' dedi ve kızlara işaret verip hep beraber üzgün surat yapmaya başladılar. ' Öncelikle artık şunu yapmaktan vazgeçin üzgün suratlarınız artık bende işe yaramıyor, ve niye kendi odanızda oynamıyorsunuz?' dediğim gibi yüzleri kızardı başka tarafa bakmaya başladılar bu ifadeyi çok iyi tanıyorumdum. ' Hey yine ne yaptınız?' ' Hiiiççç' dediler koro şeklinde. Hemen odadan çıkıp üçüzlerin odasına gittim keşke gitmeseydim. Her taraf boya olmuş ve bütün eşyaları dağıtmışlardı. Arkamı döndüm ve üç tane mahcup bakışlı çocukla karşılaştım. Elime bir koz geçmişti bunu sonuna kadar kullanacaktım. ' Şimdi elime düştünüz. Odayı toplamanıza yardım edeceğim ve anneme söylemeyeceğim karşılığında siz de benim odama girmeyeceksiniz Ve parka artık benim götürmeyeceğimi anneme söyleyeceksiniz. Anlaştık mı' Yüzümde hain bir gülümsemeyle onlara baktım. ' Anlaştııkk' dediler koro şeklinde ve odayı toplamaya başladık. Enes bana mutsuz şekilde somurtuyordu tam odama döneceğim zaman bir ses duydum ama kaçmak için çok geç kaldım. Anneannem beni kolumdan tutup mutfağa çekti ve o tehlikeli soruyu sordu. ' Akşam yemeğinde ben nohutun yanına bulgurlu pilav yapalım diyorum. Ama babaannen pirinç pilav diye tutturuyor. Bulgur daha iyi olmaz mı?' İki tane kadın bana ölümcül bakış atarken buna cevap vermek kolay değildi. ' İkisi de olabil_' Babaannem hemen sözümü kesti. ' Bir tane'

' Ben düşüneyim size haber veririm' dedim ve hiçbir şey söylemelerine izin vermeden koşarak gittim. Salondan bir ses duydum ama bu sefer temkinliydim hemen duvara sindim. Halam ' Nehir sensen şu ipleri sarmama yardım etsene çok yoruldum.' Hamile halam daha doğmayan kız çocuğuna çeyiz dikiyordu. Hem onun kaprislerini dinleyeceğim ve bir yandan hiçbir şeyi beğenmeyen halam için ipleri saracaktım. En son bunu yaptığımda neler olduğunu çok net hatırlıyordum. Yok ben almayayım. Hızla odam çıkıp kendimi yatağa attım. Bir ailem vardı beni seven. Yalnız değildim. Ama insan bazen yalnız kalıp kafa dinlemek istiyor arkadan kavga sesleri gürültü olmadan. Ne yazık ki bu isteğim hiçbir zaman olmamıştı. Kulaklıklarımı takıp kitabımı açtım. Çok fazla hobim yoktu ama eski zamanlar devletler ve yunan tanrıları ilgimi çekiyordu. Geçen hafta kütüphaneye gittiğimiz de en dip köşelerden eskimiş kitapların yanında yeni gibi duran kitabı almıştım. İlginç bir kitaptı ve bu bilgileri daha önce hiçbir yerde görmemiştim. Kaldığım yeri açtım. Okumaya devam ettim.



Evet. 1. bölümümüz bitti. Zaman ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Lütfen buraya kadar gelip okuduysanız oylamayı ve yorum yapmayı unutmayın.


O zaman bölüm nasıldı beğendiniz mi? Eleştirilere açığım. 


Sizce bundan sonra neler olacak? Tahminleriniz var mı?


Tekrar teşekkür ediyorum. Bir sonraki bölümümüzde görüşmek üzere!

İki NehirStories to obsess over. Discover now