Hayatım da en azından bazı noktaların da keşkelerim olmuştur .Geri almak istediğim çok anı, hatıra ,saniye, kimi zaman boşluğa düştüğüm gibi güçlü bir şekilde ayağa kalktım. Ama bazı noktalar vardır hayatta sizi bir peri masalından uyandırır ve artık küçük bir çocuk olmadığınızı görürsünüz .Korkularınız ve gerçekleriniz ile yüzleşirsiniz en azından görmek istediklerinizle .
Bazı odak noktalarını hayatınızı derinden etkiler deli dolu kahkahalar saçan bir kız iken ailemin bir trafik kazası ile öldüğünü öğrendim hayatımı ilk derinden etkileyen en önemli etken buydu aslında dört kişilik çekirdek ailemiz annem ve babamın kaybından sonra ikiz kardeşim ebru ile çok farklı bir noktaya geçiş yapmıştı , çift yumurta ikizi kız kardeşim ama onunda çoğu zaman kız kardeşim olduğundan emin değilim.
İnanılmaz felaket bir noktadaydık üniversiteli ikizler ne ile baş edeceğimden daha emin olamazken ebru iyice kendini kaybetme noktasına geliyordu inanılmaz hayatımıza renk mi yoksa felaket mi getirmeye çalıştığından emin olamıyordum.
Okul hayatımız çok maraton giderken ebrunun yanıma gelip bana 'bu gün birinci yıl ' demesiyle irkildim.
Evet annem ile babam öleli tam bir sene olmuştu ben daha onların yokluğuna alışamamışken nasıl da bir sene geçebiliyordu ? Anlamakla güçlük çekiyordum güçlü olmaya çalışırken iyice yıpranmıştım ne kadar zormuş büyümek artık bir yetişkin olmak.
'Ebru bugün mezara gitmeliyiz kız kardeşim annem ile babam çok mutlu olurlar' diyerek hem kendimi hem de ebruyu biraz da olsa rahatlatmaya çalışıyordum dolmuş sulu gözlerim ile .
'Biliyorum berrak çiçekleri ben alırım çıkışta buluşuruz.' diyerek akan gözyaşını sildi . Uzun zaman sonra belki de söylediği en mantıklı cümle buydu. Garip tavırları bir kenara bırakması ikimiz için de en iyisiydi çünkü birbirimizden başka kimsemiz yoktu .
Ailemden kalan miras belki de hayatımızın sonuna kadar bize yetecekti. Ama bir yanımız hep eksik kalacaktı bunlar hayatımızda ki bir diğer gerçekti.
Okul boyunca mezarlıkta yapacağım konuşmayı kafam da düşünüp durdum belki de en zorlandığım konuşmalardan biri olacaktı hayatım da annem ile babamla.
Son dersimizin bitmesi ile ebru ile okulun girişin de buluşmuştuk, daha kendimi sakin tutamaz iken onun bu asabiliğini nasıl kırabilirim diye düşünmekten kendimi alamıyordum. Hayata karşı yeni bir bakış açısı vardı garip , ürkek , sinirli ve her an herşeyi yapabilecek potansiyele sahip bir delilik , hayatta en iyi olduğum şeyler kız kardeşim bile olsa onun duygularını arzularını ve hislerini sezebilmek oluyordu.
Belki de bu yüzden hiç doğru düzgün arkadaşım olamamıştı hayatta , her seferinde ebruya daha çok sıkı sarılmıştım .
Ebru koyu kahverengi gözleri ile bana deli bir şekilde bakarken anneme her defasın da bakıyormuşum gibi hissediyordum. Kumral beline kadar uzanan saçları upuzun kirpikleri beyaz teni ile annemin kopyasıydı. Ben mi ben sadece gözlerimin rengini annemden alabilmiştim geri kalan herşey babamın bir kopyası olmamdan ibaretti, karakterimiz bile aynıydı hayatta hep istediğimiz şeyler bizim için önce gelirdi. Bizim için nedenden önce sonuç olurdu aklımızda , çünkü biz sonucunu hesaplamadığımız hiç bir şeye bir adım bile atmazdık.
Gittikleri zaman bizden çoğu şeyi götürdüler gülümsememizi ,hayatımızı kim olduğumuzu , belirsiz nedenler kaldı hayatımız da en çokta ebru da ne yazık ki, ben nedenler ile uğraşmaya mecal bile bulamazken o için de iyice kaybolmuştu .
'Hazır mısın ' diyerek gözlerinin içine bakıyordum . Biliyordum hazır değildi hem de hiç en başa saracaktı herşey, yeniden yaşayacaktık yine kaybolacaktık, ama en azından yalnız olmadıklarını bileceklerdi.
YOU ARE READING
Sessiz Çığlık
HorrorBu Hayatta Bazı Mücadeleler Fedakarlık İster, Kalbi Kırılmış İncinmiş İnsanların İnanmak İstemediği Mücadelelerdir Bunlar, Hayatta İnanmak İstediklerimiz Vardır. Birde Kaçamaya Çalıştıklarımız. Gözüm Kapalı Bir Yerdeyim Ellerim Bağlı Ağzım Bantlı At...
