Pembe gül ve tanışma

109 8 19
                                        

"E n'apıyoruz çıkışta?"

Jiyang'ın sorusuyla ona döndüm.

"Bence eve gidip oyun oynayalım."

"Yanına da pizza söyleriz. Çok iyi olur."

"Ben meşgulüm, siz yapabilirsiniz."

Konuştuğum anda konuşan Jiyang, Ji li ve Yubin bana baktı. Jiyang yanıma gelip elini omzuma koydu.

"Ne ile meşgulsün. Bir problem mi var?"

"Ben.. ona söyleyeceğim."

Yolun ortasındaydık, sessizlik hakim oldu konuştuğum zaman. Büyük ihtimalle bu deli cesareti nereden aldığımı düşünüyorlar.

Hoşlandığım çocuğa açılmaya karar verdim ani bir cesaretle. 1 yıldır gözümü alamadığım çocuk.

Küçüklükten beri biraz içine kapanık biri olduğum için pek arkadaşım yoktu. E dolayısıyla pek muhabbet etmiyordum ve iletişimim çok kötüydü. Bunun üstüne cesaretsizliğim ve özgüvensizliğim de eklenince bu deli cesaretimi nereden aldığımı düşünüyor olmalılar.

Ji li aynı Jiyang gibi diğer omzuma elini koydu.

"Eminsin değil mi? Tam olarak gidip söyleyeceksin."

Kafamı salladım.

"Evet. Yapacağım."

Yubin yanıma geldi destek verircesine  gözlerime baktı.

"Ne olursa olsun, yanındayız biz. Seninle gelmemizi ister misin?"

Onlara hayır dercesine kafamı salladım.

"Gerek yok. Kendim yaparım. Artık cesaretli olmam gerekiyor."

Jiyang elini omzumdan çekti ve hayali gözyaşlarını sildi.

"Oğluşumuz büyüdü, inanamıyorum. Görüyor musunuz?"

Ji li de ona katılarak konuştu.

"Görmez olur muyuz? O kadar duygusallaştım ki ağlayacağım."

Onlara vurarak uzaklaştırdım.

"Meşgul etmeyin beni. Daha çok işim var."

Yubin bana destek olurcasına elini kaldırdı.

"Git ve en romantik teklifi yap."

Onlara gülerek el salladım ve bir çiçekçinin yolunu tuttum. Okuldan eve doğru yol aldığım zaman yolda çok güzel bir çiçekçi vardı. Etraftaki çiçeklerle beraber sanki başka bir dünyaya adım atarmış gibi hissettiriyordu. Eminim içerisi dışından çok daha iyidir.

Böyle düşünceler içerisinde ilerlerken çiçekçiye geldim.

Çiçeklerin Diyarı

İsme baktıktan sonra kapıya ilerledim ve içeriye girdim. Etraf gerçekten dışından çok daha iyiydi. Her yerde renk renk çiçekler. Çoğunun kokusunu alabiliyorum. Çok fazla çiçeğin kokusunun karışmasına rağmen hiç de kötü kokmuyordu.

"Buyurun, size nasıl yardımcı olabilirim?"

Bana seslenen kişiye baktım. Siyah saçları özenle taranmıştı. Beyaz gömleğin altına mavi pantolonuyla güzel bir uyum yakalamıştı. Boyuda benden uzundu.

"Ben pembe bir gül almak istiyorum."

Adam gülümsedi ve beni bir yere götürdü.

"Buyurun lütfen bu taraftan."

Onu takip ettim ve pembe güllerin olduğu tarafa geldik. Eli pembe gülleri gösterdi ve konuşmaya başladı.

"Hangisini istersiniz?"

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Apr 24, 2021 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Pink Rose Where stories live. Discover now