Gözlerimi ovuşturarak kalkmıştım. Kuzey tarafından esen yoğun
rüzgar açık bıraktığım cama çarpıyor ve camı hareket ettiriyordu.
Cam takırtısı biraz rahatsız etse de umursamayarak yerimden
kalktım ve doğruldum. Elimi , yüzümü bir bardak suyla
yıkadıktan sonra derin bir nefes aldım. Üstümü değiştirip temiz
kıyafetlerimi giymeden önce etrafta koşuşturan köylüleri izlemeye
başladım. 'Bugün günlerden neydi ki ? Ah tabi ya pazar vardı bugün.'
Kıyafetlerimi giydikten sonra sakin ve yavaş adımlarla kaldığım
pansiyondan çıktığım gibi meydana doğru ilerlemeye başladım.
Etraftaki halkın telaşını anlayabiliyordum fakat daha önce görmediğim
bir grup asker hızla önümden geçmişti. Yere bir testinin düştüğünü
fark ettim. Hızlıca koşup testiyi aldım. Deseni hiçte tanıdık gelmiyordu.
Etrafa dikkatlice baktım. Ne testiyi bırakabileceğim bir yer ne de bir kişi
aklıma geldi. Testiyi sıradan gösterecek şekil de bir örtüyle örttükten
sonra meydandan uzaklaştım.Bir çeşme başına oturup dikkatlice
düşünmeye başladım. 'Askerler fazlasıyla telaşlı gözüküyordu. Acaba
sakladıkları bir şey mi var ?' Düşüncelere dalmış bir şekilde otururken
aklıma üç gün sonra kurulacak panayır geldi. 'Eğer üç güne kadar bu
testiyi saklayıp koruyabilirsem nereden geldiği hakkında bir fikir sahibi
olabilirim sanırım' diye içimden düşünmeye başladım. Biraz esnedikten
sonra şekerleme yapmak için uzun ve kalın olan bir ağacı gözüme
kestirdim. Ağaca doğru ilerlerken etrafın fazlasıyla sessiz olduğu
gerçeği beni biraz ürpertse de rahat bir yer gibi gözüktüğü için ağaca
sırtımı dayadım. Kafamı bulutlara dikip gözlerimi kapadım ve
sessizliğin verdiği huzurla birlikte dinlenmeye başladım.
YOU ARE READING
Yolculuk
AdventureBaşına ilginç olay dizisi gelen bir kahramanın hikayesi. Tamamen özgün yapı olup kendim yazmaktayım
