Giriş

61 4 3
                                        

Gözlerimi ovuşturarak kalkmıştım. Kuzey tarafından esen yoğun

rüzgar açık bıraktığım cama çarpıyor ve camı hareket ettiriyordu.

Cam takırtısı biraz rahatsız etse de umursamayarak yerimden

kalktım ve doğruldum. Elimi , yüzümü bir bardak suyla

yıkadıktan sonra derin bir nefes aldım. Üstümü değiştirip temiz

kıyafetlerimi giymeden önce etrafta koşuşturan köylüleri izlemeye

başladım. 'Bugün günlerden neydi ki ? Ah tabi ya pazar vardı bugün.'

Kıyafetlerimi giydikten sonra sakin ve yavaş adımlarla kaldığım

pansiyondan çıktığım gibi meydana doğru ilerlemeye başladım.

Etraftaki halkın telaşını anlayabiliyordum fakat daha önce görmediğim

bir grup asker hızla önümden geçmişti. Yere bir testinin düştüğünü

fark ettim. Hızlıca koşup testiyi aldım. Deseni hiçte tanıdık gelmiyordu.

Etrafa dikkatlice baktım. Ne testiyi bırakabileceğim bir yer ne de bir kişi

aklıma geldi. Testiyi sıradan gösterecek şekil de bir örtüyle örttükten

sonra meydandan uzaklaştım.Bir çeşme başına oturup dikkatlice

düşünmeye başladım. 'Askerler fazlasıyla telaşlı gözüküyordu. Acaba

sakladıkları bir şey mi var ?' Düşüncelere dalmış bir şekilde otururken

aklıma üç gün sonra kurulacak panayır geldi. 'Eğer üç güne kadar bu

testiyi saklayıp koruyabilirsem nereden geldiği hakkında bir fikir sahibi

olabilirim sanırım' diye içimden düşünmeye başladım. Biraz esnedikten

sonra şekerleme yapmak için uzun ve kalın olan bir ağacı gözüme

kestirdim. Ağaca doğru ilerlerken etrafın fazlasıyla sessiz olduğu

gerçeği beni biraz ürpertse de rahat bir yer gibi gözüktüğü için ağaca

sırtımı dayadım. Kafamı bulutlara dikip gözlerimi kapadım ve

sessizliğin verdiği huzurla birlikte dinlenmeye başladım.

YolculukWhere stories live. Discover now