Doyoung o lanet yerden dışarı çıktıktan sonra derin bir nefes aldı. Sonunda bitti diye düşündü her şey bitti... Üç yıllık eziyeti sona ermişti. Hafiflediğini hissediyordu. Bir süre olduğu yerde kaldı. Kafasını sağa sola doğru salladı. Sanki düşüncelerini kafasından atmak istiyormuş gibi.
Arabasına bindi ve arkadaşı Ten ile buluşacağı kafeye doğru yol almaya başladı. Bir yandan da radyoyu açmaya çalışıyordu. Ama arabası gibi eski olan radyosu arıza çıkartmadan duramıyordu. Uzun bir süre yola bakmadan onunla uğraşmaya çalıştı.Sonunda halledip, kafasını kaldırdığı gibi gördüğü görüntü ile ani bir fren yaptı.Kemerini takmasaydı eğer ön camdan uçabilirdi.
Dikiz aynasına astığı sukulentin cama çarpma sesini duymuştu. Umarım kırılmamıştır diye düşündü bir an. Ten, ona şans getirsin diye hediye etmişti sonuçta. Pek bir işe yaramadığını da anlamış oldu ama.
O sırada dikiz aynasından ona doğru hızla gelen arabayı gören Johnny ise ne yapacağını bilememişti. Gözleri kocaman olmuş Doyoung'un arabayı son anda frenlemesini izledi.
Olayın şokundan dolayı kalbi deli gibi atmaya başlayan Doyoung, kafasını direksiyona gömerek sakinleşmeye çalışıyordu. Her an ağlayacak gibi hissediyordu.
Johnny aslında tartışma çıkarmak için inmişti o arabadan. Sinirden kaslarınının gerildiğini hissediyordu. Araba camını tıklatana kadar sürmüştü bu siniri. Çaresiz ve göz yaşlarıyla dolu olan bakışlarla karşılaşmayı beklemiyordu. Hayatında ilk defa gördüğü bu gözlerin sinirini bir anda çekip almasına içten içe şaşırmadan edememişti.
Doyoung kafasını kaldırıp cama baktı. Görüşünün bulanık olmasından dolayı göz yaşlarının ondan izinsiz bir şekilde aktığını anlamıştı. Elleri titrerken camı açtı.
"İyi misiniz?" diyen sesi daha net görebilmek için gözlerini elinin tersiyle sildi.
"Ben çok üzgünüm gerçekten. Sizi görmemişim. O an kafam neredeydi hiç bilmiyorum. Radyoyu açmaya çalışıyordum. Normalde dikkatli bir sürücüyüm. Ben tekrar özür dilerim." Doyoung, sesi titreyerek karşısındaki adamdan özür dilemeye çalışıyordu. O an kafasına ne geliyorsa söylüyordu, ne dediğinden pek emin değildi.
"Önce sakin olun lütfen." Johnny endişeli bir sesle söylerken karşısındaki bedenin sakinleşmeyeceğini anladığında arabanın kapısını açıp Doyoung'u dışarı çıkarmıştı. Yavaşça kaldırımın üzerine oturttu.
Doyoung ağlamaya devam ediyordu. Sinirleri boşalmıştı bir kere. O odaya girip o adamı görmesinden beri ağlamasını tutmaya çalışıyordu. O adam olmadan da hayatına devam edebileceğini gözüne sokmalıydı. Güçlü gözükmeliydi. Ama son olan olaylar kendisine hiç yardımcı olmamıştı.
Johnny ne yapacağını şaşırmıştı. Şu an tek amacı kaldırımda kafasını dizlerine gömerek ağlayan bedeni sakinleştirmeye çalışmaktı. Bu yüzden Doyoung'u kendi düşünceleri ile baş başa bırakarak arabasından su almaya gitmişti. Daha demin olan olay sanki aklından uçup gitmişti.
Doyoung yanına çöken bedeni, omzunda hissettiği baskı ile kafasını kaldırdığı zaman fark etmişti. Johnny "Birkaç yudum al, sakinleşmene yardımcı olur." diye mırıldanarak elinde tuttuğu su şişesini ona doğru uzatmıştı.
Teşekkür amaçlı kafasını eğen Doyoung, çekinerek aldığı suyu içmeye başladı. Tam o an Doyoung'un telefonu çalmaya başlamıştı. Bunu fark eden Johnny arayan kişinin yardımı dokunacağını düşünerek arabanın içindeki telefonu almaya gitmişti. Tanıdık isim onu şaşırtmıştı. Kapanmadan önce telefonu açtı.
"Al-"
"Doyoung birlikte gireriz dediğin için sabahtan beri kapının önünde bekliyorum. Kök salmaya başladım resmen. Nerede kaldın?"
"Ten ben Johnny. Doyoung şu an iyi durumda değil."
"Johnny sen misin? Ne demek Doyoung şu an iyi değil! Bir şey mi oldu??"
"Sakinleş sadece az kalsın arabama çarpacaktı. Fiziksel bir zarar almış gibi görünmüyor ama ağlıyordu. Ben ne yapacağımı bilemedim."
"Nerdesiniz şu an?"
"Star Cafe yakınlarındayız."
"Tamam ben oralardayım. Beş dakikaya gelmiş olurum." endişeli ses son sözlerini söyleyerek telefonu kapatmıştı.
☕︎☕︎☕︎
Selamm. Çok saçma bir yerde kestim farkındayım ama daha çok uzatmak istemedim. Johndo fic asla bulamadığım için aklımda bir süredir olan bu konu ile bir fic yazmaya çalışmak istedim. Umarım beğenirsiniz.
YOU ARE READING
unexpected love ⟨johndo⟩
FanfictionDoyoung, her anını zehir eden insanı hayatından çıkarmayı başarmıştı. Hemen ardından, beklenmedik bir anda hayatına giren Johnny ise sanki yaralarını sarmak için gönderilmişti. Ama bunu ve yaşanacak olayların tesadüf olmadığını ikisi de sonradan anl...
