"Unutmak için değil, uğruna göğüs gerdiğim ve savaştığım her şey için bu satırlar"
Ben Kıvanç Arslan. Bu satırları okuyacak bir çok insan belki aynı gözle bakmayacak artık bana. Tüm gerçeğimle buradayım çünkü, hepimizin ardında bıraktığı belki baş ettiği belki baş edemediği bir çok yaşanmışlık var değil mi? Paylaşanlardan olmak istedim bende. Yaşadıklarımın benim suçum olmadığını ve utanmam gereken bir şey olmadığını geçte olsa anladım. Bunun farkına varmam kendi kendime yaptığım bir şey olmasa da olacaklardan sonrası için kendime haksızlık yapmaktansa sizlerin gözleri önünde kendimi övmeye hazırım. Çünkü savaşçıyım. Ölene kadar da bu savaşın bitmeyeceğini biliyorum. Pes etmeyeceğim
2 sene öncesine kadar , en başından beridir yaşadığım şeylerin neden benim- bizim başımıza geldiğini sorguluyor ve bu hayata sadece acı çekmek için mi geldiğimi düşünüp duruyordum. Bana göre ben; başa gelmiş en kötü kardeş, en kötü evlat, en kötü baba ve en kötü eştim... Çok karamsarmışım öyle değil mi?
Nereden bulur bu insanlar ben mutsuzken gülünecek şeyleri?
Meğer insanların içinde anlatamadıkları, anlatsalar da illaki bir yerde sustukları ne çok acılar varmış.
"İnsanı gördüklerinden ibaret sayma. Göremediklerinde ara. İçidir hakikatin resmi, dışı sadece bir manzara." demiş Hz. Mevlana, ne güzel tesadüf değil mi? Bu sabah internette gezinirken karşıma çıkan bir sözdü bu. Başlamak için iyi bir söz diye düşündüm bende.
Kitap okumayı severim. Yarıda bıraktığım çok kitap oldu ama beni içine çekti mi o hikayeden ve karakterlerden kopmam biraz zaman alır. Güneş gibi her okuduğum kitap ardından notlar almam, biraz üşengecim sanırım.
Güneş... Benim karım. Ondan çok söz edeceğim. Onu anlatmak çok keyifli olacak biliyorum. Onu tanımanızı ve gerçekten çok iyi anlamınızı istiyorum...
"Ve onu çocuk seviyorum. Ona deliler gibi aşığım. Canım karım" Güneş yanıma gelip kollarını boynuma doladığında masanın üzerindeki ses kayıt cihazını alıp, dudaklarıma yaklaştırdım.
"son cümleler iptal." kapatma tuşuna bastığımda kaşlarını çatarak yüzüme yaklaştı.
"Ne yani, bunlar gerçek duyguların değil mi?"
"Yapma Güneş. Burada bir şey yapmaya çalışıyorum. Sessiz gir bir dahaki sefer odaya"
"Rahatsızlık verdim sanırım. Kusura bakma bey" Numara yaptığını biliyordum, kolundan tutup tam gidecekken onu kucağıma çektim. Derin bir iç çekişin ardından saçlarıma parmaklarını dolayıp bir süre oyalandı.
"Başlangıç nasıl?" alnımı alnına yasladım. "İyi gibi. Ama değiştirebilirim bilemiyorum"
"Her şey olacak mı yani kitabın içinde?"
"Evet. Bunu konuşmuştuk. Seni rahatsız eder mı?"
"Hayır beni değil. Ben seni dü-"
"Merak etme" alnına uzun bir öpücük bıraktım. " Bence güzel bir şey çıkacak"
"Peki bu neden?" ses kayıt cihazını eline aldığında merakla bana bakmaya başladı. Omuz silktim. " Yazmak için bir başkasından yardım almaya karar verdim. Ben yazmaya kalkarsam çok fazla hata olacağından eminim."
"Belki de olmazdı. Ben sana yardım ederdim hem."
"Böylesi daha sağlıklı"
"Seninle gurur duyuyorum. Bu yaptığın çok anlamlı... Hem bizim için hem de bir çok insan için "
"Evet farkındayım. Biz faniler farklıyız ama aynı-benzer duyguları yaşıyoruz. Sadece yaşanılanlar farklı."
"Güzelmiş. Bunu da kullanabilirsin"
"Bakarız"
"Sana yardım etmemi ister misin?"
"Hayır"
"Neden?" mızmızlanmaya başladığında yüzünü örten saçlarını kulağının arkasına sıkıştırdım.
"Çünkü en son bitmiş halini göreceksin. Sanırım bu ses kaydetme işini şirkette yapsam daha iyi olacak"
"Bu çok zaman alır. O kadar sabredemem"
"Sabredersin sabredersin"
"Peki buna bugün başlamanın asıl nedeni neydi, ah!" elini alnına vurmasıyla kahkaha attım. "yoksa evlilik yıldönümümüzün hatırına mı?"
"Çok zekisin sevgilim. Çocukları anneme bırakmaya ne dersin?" flörtöz bakışlarım onu etkisi altına almış olacak ki hayır ya da evet dememişti.
"Bu unutkanlığımla ne yapacağız bilemiyorum. Kaç sene olmuştu?"
"Beni denediğine inanamıyorum" gülmesini bastırmaya çalışsa da pek başarılı olamadı, çenesinden öpüp gözlerimi gözlerine sabitledim "Bugün evliliğimizin 10. yılı karıcığım. Acısıyla tatlısıyla geçen 10 sene , her şey için teşekkür ederim"
"avv.. Kıvanç. "
"Seni seviyorum"
"seni seviyorum"
YOU ARE READING
NEFES AL 2 // Geçmişten Kalan
RomanceUnutmak için değil, göğüs gerdiğim ve uğruna savaştığım her şey için tüm bu satırlar. Ben Kıvanç Arslan. Artık korkak değilim. Bu benim hikayem, tüm gerçekliğimle anlatıyorum. Utanmadan, sıkılmadan, sabırla ve sevdiğim kadınla... Bu hayat ne kadar...
