Bölüm Bir: Sınavdan Kurtuluş

42 11 44
                                        

Medyada kızımız Eflin var

26/06/2021        İstanbul /Bakırköy

Bölüm Bir: Sınavdan Kurtuluş

Bacaklarıma yapışan siyah kotumun belini düzeltmiş ve aynaya bıkkın dolu gözlerle bakmaya devam etmiştim. Birazdan gireceğim sınav için aylardır gece gündüz çalışıyor ve kendime dikkat edemiyordum.

Her şeyin yolunda gitmesini istiyordum ve bunun için uğraşıyordum.

"Eflin! "Aşağıdan duyduğum babamın sesiyle daldığım düşüncelerin arasından sıyrılmış ve hızlıca odamdan dışarı çıkmıştım.

Aşağıya inmemle "Ağaç oldum burada, sanki hanımefendi değilde ben sınava gireceğim "diyen babamla dışarı çıktık.

Okulun önünde ağlayan öğrenciler, dua okuyanlar, sakin olmaya çalışanlar ve belirsizlik ile sırasını bekleyen ben vardım.


Şükürler olsun ki ilk günüm bitmişti. Sandığım kadar kötü ve zor değildi. Tüm soruların benzerlerini görmüştüm. Şimdi ise annemin ısrarıyla babam, ben ve annemi biraz hava almak için deniz kenarına bırakmış ve gitmişti.

"Eflin 'im, güzel kızım birlikte bir şeyler yemek ister misin?"

Annemin sorusuna başımla onaylayarak cevap verdim. Oturduğumuz yerden yemek yerine gitmek için kalktığımızda sanki birinin beni izlediğini hissettim ve etrafıma bakındım.

Galiba yine o aptal hayallerden biriydi. Kendime gelerek yürümeye başladım. Annemle en sevdiğim iskender kısmına gelmiştik. Beş dakika sonra yanımıza elinde tepsi ile bir garson geldi. Garipsemiştim. Çünkü biz daha sipariş vermemiştik.

Anneme "Lavaboya gidince sen mi sipariş verdin? "Diye sordum. Şaşkın bakışlarıyla" Evet giderken ben sipariş verdim. "Dedi

Sesinde bir gariplik vardı. Ben korkmayayım diye böyle demişti sanki. Çok kurcalamadım. Önümüze konulan tabaklar ile yemeğimize başladık.


Yemek bitince annem kasaya giderek ödeyeceği parayı sordu. Adam "Bugün sınav var diye yemekler müessesemizden" dedi. Şok içinde kaldım. Hiç böyle bir yerle karşılaşmamıştım.


Yorgun bir şekilde kendimi yatağa attım. Annemle biraz daha dolaştıktan sonra eve gelmiştik. Gelir gelmez duş alıp kendimi yatağa attım. Perdeyi kapatmak için pencereye yaklaştım. Ağaçların oradan bir kıpırdama geldi ve sanki birisi onu görmemem için ağaçların arasına saklandı. Perdenin önünde bir beş dakika durduktan sonra kedidir deyip yatağıma geçtim ve kendimi uykunun kollarına bıraktım.

27/06/2021      İstanbul /Bakırköy


Çiçekli elbisem ve beyaz converslerimle arabada beni bekleyen annemin yanına gittim. Dün akşamdan beri babam eve gelmemişti. Bu yüzden sınava gireceğim okula annemle gidecektim. Alışmıştım artık bir gün olup bir gün olmamasına.


Sınavdan çıkar çıkmaz heyecanla bekleyen annemin yanına gittim. Derin ve Deniz'i gördüğünü onların Şemsiye Kafede beni beklediklerini söyledi. Anneme kısa bir şekilde sınavımın nasıl geçtiğini anlattım.

"Anne beni Şemsiye kafeye bırakabilir misin? Annem beni duymadı. Kesin yine babamın nerede olduğunu düşünüyor." Anne? İkinci seslenişimin ardından annem bana cevap verdi. "Efendim kızım "Durgun bir sesle cevap veren anneme "Beni Şemsiye Kafeye bırakabilir misin?" diye sordum. "İşi kaç gündür aksatıyorum sen sınavda iken patron aradı ve bugün oraya gelmemi istedi kızım oraya gitmem lazım. Anneme hak vermiştim sırf sınavım var diye bir hafta izin almıştı." Peki anne beni kenarda indirebilir misin? Biraz yürümek iyi gelir bananda. "annem arabayı kenara çekerek cüzdanından yüzlük çıkardı ve bana uzattı mutlulukla annemden yüzlüğü alıp yanağına öpücük bıraktım ve arabadan indim.


Şemsiye Kafenin önüne gelmiştim. Derin ve Deniz cam kenarında bulunan masada oturmuş konuşuyorlardı. Benim gelmemi fark etmesiyle Derin'in koşup sarılması bir oldu.



Saat 14.50 'den 19.38 'e kadar konuşup vakit geçirmiştik. Malum sınav olduğu için çok görüşemiyorduk. Özlemiştim ikisini. Eve geldiğimde bi gariplik olduğunu sezmiştim. Dresuarın üstünde bir kâğıt olduğunu gördüm.

Kızım babanın toplantısı olduğu için sana söylemeden gitmek zorunda kaldık. İki ay boyunca şirket için orada olmamız lazım balım. Kendine dikkat et ve eve gelince beni ara. Seni çok seviyorum canım kızım.


Yine babamın ani toplantıları ile gitmek zorunda kalmışlardı. Üstümü değiştirip annemi aradım.

"Kızım iyi misin?"

"İyiyim annecim sen?"

"Bizde iyiyiz kızım. Sana haber vermeden gittiğimiz için özür dilerim bebeğim."

"Sorun değil anne. Alıştım artık ani toplantılara dikkat et kendine. Öpüyorum seni kocaman."

"Bende seni seviyorum kızım. Dikkat et ve kapıları kitle. Öpüyorum seni. Görüşürüz."

Mutfağa gidip annemin dolaba bıraktığı sarmayı yedim. Bulaşıkları yıkadıktan sonra duş alıp odama geçtim. Yorucu bir gündü.

Telefon ile uğraşırken üstten gelen mesajla kala kaldım. "Saçını kurut Eflin. Migrenin tutsun istemezsin ve artık uyu o yeşil gözlerini daha fazla

yorma. İyi uykular Erebus"

Mesajı okudukça çatan kaşlarım ile bir mesaj daha aldım.

"güzel kaşlarını çatma yakışmıyor. Ve uyu."

Telefonu kapatıp içimde huzursuzluk ile uyumaya çalıştım.






Bu bölümü en başından beri bana yardımcı olan Sare kuzum ve Sude kuşuma ithaf ediyorum.❤️

CENNET TANESİ🥀Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin