"Hikayesi ağırdır yüreklerin, dinlemek bile yorar.." ❤️
İlerleyen saatlerde rüzgar iyice içime işlemiş, soğuk tenime çarparken içimden bir yerlerim kavrulurken ben yine toprak başındaydım. Hayat ne garip değil mi? kıymetini bilmediklerimiz yolumuzdan çekilerek bizden gidiyorlar ve biz kıymetini toprakla buluşunca anlıyoruz. Canım çok ama çok yanıyor. Dudağımdan dökülen fısıltıları kendim bile zor duyarken
"Anne, Baba bırakmayın beni nolur, geri dönün ben sizsiz yaşayamam hiç mi beni düşünmediniz" derken akan gözyaşlarım durdurak bilmedi. Elimdeki bir avuç toprağı sıktım, kum taneleri elimden bir, bir düşerken daha çok ağladım ve bu sefer son ses bağırdım:
"Neden, neden yapıyorsunuz bana
Tanrı beni görüyorsun neden canımı daha çok yakıyorsun" dedim. elimle gözyaşlarımı silerek. Saat epey geç olmuştu ve hava kararmıştı. Bende anne ve babamın mezarlığının başında saatlerce ağlıyordum. Annem ve babam, dün iş dönüşü beraber gelirlerken sarhoş bir adamın dikkatsizliği sonucunda arabayı çarpmışlar. Bu kazada hem annem hem babam ve de sarhoş olan kişi ağır darbeler sonucunda hayatını kaybetmişti. Peki suçlu kim, dikkatsiz yola çıkan sarhoş mu? Hayatımdan çıkan annem ve babam mı? Yoksa beni onlardan alıkoyan Tanrılar mı? Kim suçlu burda, ne önemi var. Ne o sarhoş hayatta, ne annem ve babam sağ, ne de benim için artık bir değer ifade etmeyen tanrı. Hiç biri yok ozaman da suçlu da yok ve bu benim daha çok ağlamamı getiriyor. Ne yapıcaktım?
Nereye gidicektim? asıl önemlisi, annem ve babamsız hayatıma nasıl devam edicektim. Gözyaşlarımın tane tane torakla buluştuğu gibi, yağmurda benim gibi boşalıyordu. Oturduğum yerden kalktım, gözyaşlarımı silip ilerideki hayır çeşmesinden elimi yüzümü yıkayıp çıktım,mezarlıktan.Havanın soğuk olması ve yağan yağmurdan dolayı Ankara sokakları ıssız ve sesizdi. Ben ise öylece nereye gittiğimden habersiz yürüyordum. Benim için sancılı dönemler başlayacaktı.evet bunu biliyorum ama ne yapacağım, buralarda duramam, bu şehrin herbir yeri beni sevdiklerim ile sınarken ben bunu yapamam. Kendimi toparlamam lazım. Eve geldiğimde montumu çıkarıp askıya astım. Yatak odanın olduğu tarafa gelince köşede yuvasında uyuyan kedim pinponu gördüm. Sesiz bir şekilde yatağıma oturup iki gündür hiç açmadığım telefonu açtım. Selin beni 17 defa aramış 25 tanede mesaj göndermiş mert 15 defa aramış 20 tane mesaj göndermişti. Evet bu iki gündür olanlar beni çok etkilediği için dün Selin ve Mert hiç yanımdan ayrılmamışlardı. Dünde Selin bende kalmış benim gözüme girmeyen uyku onuda üzdüğü için harap olmuştu. Mertte sabah tekrardan gelip halimi sorunca öğlen ikisinede iyi olduğumu, biraz yalnız kalmak istediğimi söyledim. Selin ısrar etsede en sonda ona iyi olduğumu anlamış olacakki kabul etti, fakat hemen sonra ne olursa olsun yarımsaatte bir kendisine iyi olduğumun mesajını atıcakmışım,ama o kadar dalgındım ki anne ve babamın yanına giderken telefonu almayı unutmuştum. Hemen ikisinede iyi olduğumu ve mezarlığa gittiğimin mesajını atmıştım ki sanırım Mert çevrimiçi olduğumu görmüş hemen aramıştı. Telefonu açıp kulağıma dayadığımda
"Alooo kızım nerdesin sen ya kaç kere seni aradım hani bize haber vericektin. Selinde çok telaşlandı. evine geldim kapıyı açan olmadı , sen uyuyorsundur diye eve geri döndüm ama, aradan 5 saat 47 dakika geçti, biraz daha açmasaydın Selinle polise gidicektik. " dediğinde yine her zamanki gibi bütün içini dökünce Mert " Alo Elvan ordamısın, bak İyimisin bir şey söylesene lanet olsun oraya geliyorum deyince, olaya el atmam gerektiğini anlayıp
"Alo Mert, iyim bak biraz yorgun ve kafam karışık olduğu için sana haber vermeyi unuttum kusura bakma ama telaşlanıcak bir şey yok eğer müsade edersen uyumak istiyorum" dedim ve oda "Tamam canım asıl sen kusura bakma ben biraz fazla evham yaptım hadi sana" iyi geceler" deyince bende iyi geceler deyip kapattım telefonu. Ve başımı yastığa koyup annem ve babamsız bir hayatı nasıl yaşayacağımı düşünüp, yumdum gözlerimi.
Selamun aleykum arkadaşlar kitabımızda şuanlık daha yeni baş olduğu için şuanlık karakter ve olaylarımız bu kadar. Ama yinede karakterleri tanıtmak gerekirse
Selin lise sondan Elvanın en iyi arkadaşı. Sevecen ve iyi bir dost.
aslında Elvan açık saçık rahat bir hayatı yaşayan bir kız ama ileride rahat mı yaşar belli olmaz. Selinde onunla aynı ve ikside din konusunda inançları olmadığı için ateistler.
Ve yine gördüğünüz gibi Elvan anne ve babasının ölümünü tanrı olarak görüp suçlamaya nefretini dile getiriyor.
Ve gelelim Merte
Mert Elvan'a aşık ama hiç açıp söylemediği halde davranışları ile belli eden biri. Ayrıca oda onlarla takıldığı için oda ateist ayrıyetten Selin ve Elvana göre daha çok din düşmanı.
Şuanlık bu kadar zaten ileriki bölümlerde karakterleri daha iyi tanırsınız.
‼️Oy ve yorum atmayı unutmayalım‼️
Hayırlı günler❤️
BẠN ĐANG ĐỌC
"YOLUMA YOLDAŞ" ❤️
Tâm linh"Herkes yaşadığı anlatacak bir hikayesi ve başkahramı vardır. Bu hikayemizde anlatacak çok şeyimiz var. Gelin hep beraber Elvanın müslüman olmasını okuyalım. Okuyalım ki hem kalplerimiz hemde dillerimiz yeşerir.... ✒️
