1. BÖLÜM

62 7 24
                                        

"Bugün diğer gezegenleri keşfe mi çıksak acaba? O kadar canım sıkılıyor ki. Geçen gittiğimiz suyu olan gezegende çok güzel yiyecekler vardı. Belki yine onun gibi yer bulabiliriz ne dersiniz?"

Aslında Abay'ın dediği olabilirdi. Çok eğlenceli ve farklı yerler görmek bizi mutlu ediyordu. Ama hükümet ve aileler gezegenler arası yolculuklara karşıydı nedeni ise tehlikeli canlılarla karşılaşma ihtimalimizin olmasıydı. Tabi ki biz gençler bunu asla dikkate almıyorduk. O sırada Belen yine karşı çıktı.

"Gitmesek mi? Geçen gittiğimizde yakalanmadık ama bu sefer yakalanırsak, başımıza bir şey gelirse. Ben çok korkuyorum." Evet anlayacağınız üzere Belen biraz korkak bir kızdı. Bu duruma hepimiz alıştığı için hemen kaş göz işaretleri ile Kunter'e her zamanki büyüyü uygulamasını söyledim. İki saniye içinde Belen sersemlemeye başladı. Sonra da sarhoş gibi gülüp cesur ve korkusuz oldu. Buna hepimiz gülmüştük. Erce ve bende Abay'ı onayladıktan sonra hep beraber ellerimizi kenetledik ve büyülü sözcükleri biraz yüksek sesle söyledik.

"Tiyeni tipite ku mapulaneti omwe sitinadziwe konse" (Bilmediğimiz gezegenlere gidelim.)

Beş saniye içinde lavların, patlamaların olduğu karanlık ve ürkütücü bir gezegendeydik.

Beş saniye içinde lavların, patlamaların olduğu karanlık ve ürkütücü bir gezegendeydik

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.


İlk defa bu kadar ıssız bir yer görmüştüm

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

İlk defa bu kadar ıssız bir yer görmüştüm. Etrafımızda dönüp durduk. Her an bir şey çıkacak diye tetikteydik. Kunter olası tehlikeye karşı hepimizi içine alan kalkanı kurmuştu. Şimdi istediğimiz gibi etrafı gezebilirdik. Belki bir canlı bulma umuduyla dolaşıyorduk. Çünkü geçen gittiğimiz gezegende çok güzel arkadaşlıklar edinmiştik.

Etrafta iki saate kadar keşif yaptık fakat her adım attığımızda yerdeki lavlar gün yüzüne çıkıyordu. Etraf verimsiz topraktı, hiçbir şey yetişmiyordu. Ayrıca çok sıcak bir gezegendi. Yaşam olabileceğini de sanmıyordum. Yerden aldığım toprağı eve gittiğimde incelemek için bir kapsüle koydum. Evimde bir sürü toprak türü vardı. Bu tür yerlere gidip görmeyi ve araştırmayı seviyordum. İstediğimiz zaman da bu topraklar sayesinde tekrardan o gezegenlere gidebiliyorduk.

O sırada Kunter,

"Buradan bir an önce gidelim yoksa kızarmış tavuğa dönmeme az kaldı." dedi. Belen hala sersem sersem gülüyordu. Adım gibi eminim eve gittiğimizde Kunter'le kavga edecekti. Olsun her zaman kızıyordu ama iki dakika sonra pişman oluyordu. Çünkü farklı yerleri görmeyi o da seviyordu. Hep beraber tekrardan el ele tutuşup büyüyü söyledik ve beş saniye sonra cennet gibi yem yeşil bir gezegene geldik.

SÜRÜKLENEN GEZEGENStories to obsess over. Discover now