Duyuru

57.3K 1.8K 257
                                    

Selam Şans Meleklerim! 

Şans Meleklerim güzel oldu sanki? Benim çok hoşuma gitti inanın. Watsapp grubunda Fatma isimli bir arkadaşımız dedi bende bayıldım. Zaten okuyucularımın bir ismi olsun istiyordum da bulamıyordum bir türlü, bu çok iyi oldu. 

Dün nasıl sinirlendim anlatamam. Bölümü 3-4 kere ekleyip en sonunda sildim. Ve sonra geceye doğru tekrar ekledim. Çoğu kişide görülmüş ama göremeyen, okuyamayan arkadaşlarda var. İnanın benim yapabileceğim bir şey yok. Bu yüzden aşağıya tekrar ekliyorum bölümü. Umuyorum ki görülür. 

Ayrıca 4M olmuşuz! İyi ki varsınız hepinizi çok seviyorum. 3M'ye geride bıraktığımıza çok sevindim çünkü tek rakamları hiç sevmem. Artık çift bir rakam üzerinde mutlu mesut yaşayabiliriz *.* Resmi yapan cancağızım İrem'e çok teşekkürler. 

Watsapp grubu için numaralarınız isminizle beraber özelden atabilirsiniz bana. Ve ayrıca ben pek etkin olacağını düşünmesem de ısrarlar üzerine birde grup açtım. Şans Bizi Bulunca/Wattpad Hikayesi diye aratırsanız bulabilirsiniz. Bölümle ilgili haberler içinde facebook sayfamız Merve Yıldız'a bakabilirsiniz. Bunun dışında kitapla ilgili henüz bir gelişme yok, olduğu zaman mutlaka haber vereceğim. Wattpad'de ki sorun düzelene kadar bölüm eklemeyeceğim sanırım. Kızmayın ne olur ama okuyan kadar okuyamayan da var, çok üzülüyorum. Umarım haftaya düzelmiş olur da gönül rahatlığıyla eklerim. Tekrar görüşene kadar kendinize çok iyi bakın Şans Melekciklerim, öpüyorum çok :**


-Cemre-

İnci'yi Arda'yla hastaneye yollamamızın ardından sessiz ve rahat bir yolculuk geçirerek evin yolunu tuttuk. Başak, İnci'nin bir şeyi olmadığını, durumu biraz abartıp sadece Arda'yla baş başa kalmak istediğini anlatana kadar ağlamam devam etmişti. Bu benim elimde olan bir şey değildi, İnci hayatımın yarısını birlikte geçirdiğim biriydi. Neredeyse emekli yaşlı çiftler gibiydik onunla, bu yüzden ona bir şey olma düşüncesi bile benim duygusal yapımı alt üst edebiliyordu. Yolda Onur, eve gitmesinin daha iyi olacağını söyleyince "Lütfen bize gel, sana papatya çayı ikram edelim" diye ısrar ettim. Berkan, derin bir nefes alsa da ağzını açıp bir şey demedi. Ne de olsa ona bugün Onur'la Başak'ın birlikte olduklarını söylemiştim. İlk başta şaşırsa da daha sonra "Başak bu, istediğini alıyor" diyerek kabullenmişti durumu. Kabullenmişti diyorum çünkü Berkan'ında artık bazı olaylarda yorum yapabilme yetkisi vardı. Aileden sayılırdı, müstakbel enişte misali.
"Gerek yok gerçekten teşekkürler. Yarın işe erken gitmek gerek. Olayında ne olduğunu bilmiyoruz. Tayfun Bey işe gelmeyebilir, bu yüzden benim orda olmam daha iyi olur." diye açıklama yapan Onur'la birlikte düşüncelerim bölündü. Israr etmedim ve " Sen bilirsin" demekle yetindim. Berkan, "Saat geç oldu evine bırakalım" teklifinde bulununca bu sefer yok demedi. Dışarısı baya bir soğuktu ve saat gece yarısını geçmiş olmalıydı. Benim düşünceli sevgilim diye içimden geçirerek, vitesin üzerindeki elini tuttum. Buna karşılık bana bir gülümseme gönderip, tekrar yola çevirdi bakışlarını.

"Sizin Arda'yla bu kadar eski arkadaş olduğunuzu bilmiyordum" dedi Başak Onur'a doğru. Sonrada ekledi, "Polis olduğunu da mı biliyordun yani?"

"Evet, tabi biliyordum. Biz değil daha çok babalarımız arkadaştı. Bu yüzden küçükken çok fazla görüşmek zorunda kaldık."

Başak'a fırsat vermeden, hemen atladım. "Görüşmek zorunda kalmak derken?"

"Çocukken pek sevmezdik birbirimizi. Aynı okula gittik, aynı mahallede büyüdük ama birbirimizi gördüğümüz her an kavgaya tutuşurduk. Kazadan sonra onlar Ankara'ya gidince görüşemedik. Bizdeki şanssızlık işte polis akademisini kazanınca tekrar bir araya geldik."

Şans Bizi Bulunca (RAFLARDA!)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin