siirselaci

sonra bir bakıyorsun, tüm çabaların sonunda elinde tek kalan morarmış eller ve gözaltları, biraz çürümüş ciğer ve yalnızlığın. insanların kalın paltolarını giyip, üç deyince seni terk etmeleri kalmış sana.

siirselaci

sonra bir bakıyorsun, tüm çabaların sonunda elinde tek kalan morarmış eller ve gözaltları, biraz çürümüş ciğer ve yalnızlığın. insanların kalın paltolarını giyip, üç deyince seni terk etmeleri kalmış sana.

siirselaci

acılar kalbimi nasırlaştırdı ve kalbim, her zaman üzerine basılan bir nasır gibi sızlıyor. yalnız ben artık bağırmıyorum, bağıramıyorum.

siirselaci

insan; dağların sırtında taşıyamadığı yükü, gönlünde taşıyor.

siirselaci

yanmış gönlüm yansın

siirselaci

bütün bu zorluklara karşı yaptığım tek şey odamın kapısını kapatmak.

siirselaci

ben, neden kimsenin uğruna bir yara bandını bile israf etmek istemeyeceği bir yara gibiyim?

siirselaci

beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma, boş yere mağaramdan çıkarma beni. 

siirselaci

bu yolun sonu uçurum desen yine gelirdim fakat ayağına batan tek dikende yol değiştirdin sen.

siirselaci

öyle çirkin hayatlarınız var ki kendime ördüğüm duvarlardan sizin dünyanıza pencere bile açmam.

siirselaci

ben herkese küstüm. bildiğin çocuk gibi küstüm. kırgın çocukların oyunu terk etmesi gibi, alıp başımı giderim sandım, olmadı. geride bir yerde kaldım ben. dünde kaldım.