sardunyamevsimi

abi darda değilim, bak pencere açık, bak kocaman gökyüzü karşımda. ama. aması işte soluğum kesik kesik, boğazım düğüm. nesi var bu yaşamanın, nefes bile alınmıyor abi. 

sardunyamevsimi

abi darda değilim, bak pencere açık, bak kocaman gökyüzü karşımda. ama. aması işte soluğum kesik kesik, boğazım düğüm. nesi var bu yaşamanın, nefes bile alınmıyor abi. 

sardunyamevsimi

ölünmüyor amına koyduğumun dünyasında. gözünün feri sönüyor, elinde dizinde derman kalmıyor ama ölünmüyor işte.

sardunyamevsimi

baktım olmuyor bi' kenarda kafama sıkarım.

izmaritizleri

küçükken yanan bi ocağa elimi koyup acımıyor demiştim hatırlıyor musun. çünkü ateş kendinden olanı yakar mı. yakıyormuş, yalan söyledim. biliyorsun, ben bi acı görünce gözlerinde insanların, tanrıya, bu ateşte yanmış ellerimi açıp ondan o acıyı dilenirim. benim acılarımı kimse dilenmiyor. ben hep bi sayfada takılı kalmış gözlerimle aynı acıyı her gün, her dakika, her saniye kırk kere yeniden yaşıyorum. ve bekliyorum bi gün gülden güzel sesinle bi nefes olup, konacaksın kulağıma. hadi güzelim, o defteri kapat artık.

sardunyamevsimi

seni sevip çekildim, dedim dünya bu kadar.

sardunyamevsimi

deli gibi uykum var nermin 
          şuramda sen 
          gecenin üçünde çevirmeme girmişsin 
          o dakka telsizime 
          ela gözlü türküler çalmışlar 
          ve devletin dinlenmeden dinleyen dinlileri 
          dillerimi işkenceye sağmışlar 
          anlatamıyorum nermin 
          bu dudak öpemez deyince bana inanmıyorlar 
          kimin içine değebilmiş bir dudak? 
          mühür verilmiş ateşe 
          ve erimemişse mühür 
          bülbül ne için ölsün ki güle? 
          o çekiç gözlü, bahçıvan mı sanıyormuş kendini? 
          bizi elindeki çivilerle mi döndürecekmiş çöle?

sardunyamevsimi

deli gibi uykum var nermin 
            elimden hiçbir şey gelmiyor inan 
            ben nasıl uyurum sen uyanmazsan 
            allah biliyor hiçbir şeyim yok 
            sevilecek şeyler ağaçların arasından geçip gidiyor
            seni sevmek de öyle orman! 
            yanınca bitiyor her şey yanınca bitiyor 
            kalanlarla avunmuyorum nermin 
            sen yoksun her nasıl olmayacaksan 
            bu imtihan bu debi 
            o terli atın külündense bu kalp 
            çok sevinirim ya rabbi 
            beni her yerimden kapatırsan
Reply

sardunyamevsimi

deli gibi uykum var nermin 
            elimden hiçbir şey gelmiyor inan 
            ben her gün bir emevi asıyorum içimde  azalmıyorlar nermin 
            omzumda bir gülünç ağrısı 
            nereye gitsem
            varır varmaz arıyorum seni kendime 
            yapacak bir şeyim yok 
            çok sağanak yağdın zarlarıma 
            beni içime kadar ıslattın nermin 
            zührevi bir felçsin arlarıma 
            şuramda sen 
            şuramda...
            son sürat kan kaybediyorken 
            devrilen bir ambulansın içine kadar şuramda...
            açıp gösteremiyorum nermin 
            yasal tedbir koymuşlar gözyaşlarıma
Reply

yolunubul

sen, o deniz kenarındaki yaz akşamlarının esen ılık meltemisin.

yolunubul

söylediğin her söz, gülümsettiğin her an kalbimde iz.
Reply

sardunyamevsimi

‘bir, iki, üç.. bir, iki, üç.. deneme on dört/ses kaydı üç; evet kırmızı ayakkabılı çocuk; birinci kayıt bitti, ikinci bitti ve ben sanki çok güzel anlatıyormuşum gibi üçüncüsünü kaydediyorum. ilkinde titreyen sesim şu an ağlamaktan kısılmış vaziyette. zaten kaydın çoğu yerinde zırlıyorum, merak etme oraları keserim. neyse, bu kaydın konusuna gelelim. intihar. korkma öyle hemen, intihar edeceğim yok. sadece içimde, zihnimde, hatta hayatımdaki bir çok şeyi yok etmem gerekli. bunların başında sen varsın çocuk. biliyorum, eğer konu kendimi öldürmem değilse başlık neden intihar? kaydın başında da dediğim gibi on dördüncü kaydedişim bunu. kaç saat geçti? kaç gün? kaç gece? inan sayamadım bile. ilk başta ölüm dedim, sonra idam, sonra cinayet… on dördüncüyü uzun uzun düşündüm ama. intihar olsun dedim, kendimden koparamadıklarımı kendimle beraber koparayım. on dördüncü yaşım gibi olsun dedim. son kayıt sana ulaştığında intihar edeyim dedim. olmadı. bu da hepsi gibi olmadı. iyi ki de olmadı. başlığın adını düşünürken sigara yaktım bir tane, iki tane… paket bitince doğruldum oturduğum yerden. önce saate çevirdim bakışlarımı, sonra tarihe ilişti gözüm. yarın senin doğum günün kırmızı ayakkabılı çocuk. hatta saat on ikiyi geçti, yani bugün oluyor. ben böylesine anlamlı bir günde ölmeyi hak etmiyorum çocuk. hem belki bu sefer görmeme izin verirler seni. ya da.. ya da bu sefer sen görmek istemezsin beni. işte bu düşünce beni bir kuyuya itiyor. o kuyu dipsiz, o kuyu hastalıklı… her durakladığımda yutkunuyorum aslında biliyor musun? senin yanında olamayacağımı düşündüren her cümle için yutkunmam gerekiyor. ama bu öyle senin bildiğin yutkunuşlardan değil. hani annenden gizli marketten çaldığın çikolatayı yerken boğazına oturur ve taş yutuyor gibi olursun ya? öyle… bak yine oldu.

sardunyamevsimi

ikinci kayıtta önerdiğim kitabı okudun mu? ne güzel, çiçeklerden bahsediyor. geçen, odama uzanan sarmaşıkları kesmiş yan komşu. çok ağladım biliyor musun? kolay kolay ağlamam. bir çiçeklerime bir de sana işte. sonra bana bir şeyler verdiler, uyumuşum. oysaki kayıt yapacaktım. sonradan aklıma geldi. eğer o gün kayıt yapsaydım, tarihten haberim olmayacaktı. belki de çok kötü şeyler olacaktı… az önce annem odama girdi. yine senin artık var olmadığına dair bir şeyler zırvaladı. sanırım kayıt yaparken ağlamayayım diye böyle söylüyor. ama o zaman daha çok üzülüyorum… doğum gününe dair çok plânım yok. az önce bir şeyler yazmaya çalıştım ama olmuyor. sana yeni kırmızı ayakkabı alayım mı? sen bu tarz hediyeleri de sevmezsin ki. âh keşke elim kalem tutsaydı. üç cümle yazamadan titremeye başlıyorlar, ben de bırakıyorum. ben de kaydın sonunda şarkı mırıldanırım. biliyorum sesim kötü ama olsun, hiçbir şey yapmadan olmaz…’
            …
            
            +niye kaydın sonu yok?
            -kız sonunu kaydedememiş diyorlar.
            annesi odaya gelip kaydı kapatmış.
            +dayanamayıp intihar etmiş.
            …
            
            +nilüfer hanım başımız sağ olsun. kaydın sonu hakkında söylentiler dönüyor. aslı ne?
            *kaydın sonu video. senin oğlana. şarkı söylemiş, sonrası malum… çok anlattım. hep dedim. inanmadı gülseren. senin oğlanın öldüğüne. kırmızı ayakkabılı çocuğun yokluğuna inanmadı. ama kendimi öldürmem dedi. ben deliyim anne delirdim belki ama kendimi öldürmem dedi. videonun sonunda da diyor. ‘şarkının sonunu ona söyleyeceğim anne. ben kendimi öldürmedim. intihar ettim.’
Reply

sardunyamevsimi

şarkılar kavgamdan utanan turna sürüsü. yoksun, notalarım kurşunlanıyor. kırk yerimden ezberlenerek düş yiyorum. onulmaz harflerle süslüyorum kayda geçmeyen kederi, sabitken acının sansürü. dokunuyorum kırıklarıma, içimdeki hülyaların nemlenişi uzuyor kalıcı boyu. rengimi bozuyorum çift dikişlilikte. istanbul gibi her gidenin ardından kovalıyorum geçmişimi karartmak için. biliyorum, yüzün uzak bir memlekete sürgün.