ÇAĞLA AKSAN - 18



Hiçbir şey, bir insanın ruhundan dağılan hisler kadar adi olamaz. Dağılan her ruh, kitap sayfalarındaki boş satırlara yerleşince duygular yok olur ve geride sadece geçmişin siyah tozları kalır. Çünkü yaşam böyledir, duygular böyledir, satırlar böyledir. Bazen dizelere âşık olabilirsin, ya da kelimelerin arasında kendi benliğini saklayabilirsin. Soğuğu, karanlığı, acıları, geçmişi, pişmanlığı ve git gide yabancılaştığını hissedebilirsin. Çünkü, MASAL DEMİRAY, öyle yaptı. Ruhundan damlayan her kan, onun etlerini parçalarken o sadece güçlü olduğunu fısıldadı gökyüzüne. Çaresizdi, yalnızdı fakat güçlüydü. Ruhu ölmesin diye fedakârlık yapıp, kelimeleri ruhunda ve yüreğinde misafir etti. Aslında bakarsan o sadece ruhunu kaybetmişti. Yaptığı tek şey, olan bitenleri göz ardı edip, umutlarını karanlık kokan duvarlara fırlatmaktı. Öyle de yaptı.
Kendimi tanıtma kısmını sevmiyorum.
Sadece, kitapların paragraflarındaki her kelimeyi içime sindirerek okuyan bir kızım, şiirlerde umutlara tutunan, eski ve yıpranmış sayfalara gardiyanlık yapan bir kızım, geçmişimle ilgilenmem, ben her zaman geleceğe bakarım. İnsanların ne dedikleri ve ne düşündükleri umurumda olmaz. Ben böyle biriyim; son sözü söyleyen, insanları hayatımdan tek bir kelimeyle atan biriyim ve en önemlisi sararmış kitap sayfalarındaki o güzel kokuyu ruhuma davet eden biriyim. Nâzım Hikmet'in şiirlerinde kendimi buluyorum, Özdemir Asaf'ın sözlerinde ya da Tanpınar'ın okunası dizelerinde. Ben şiirlerle ve kitaplarla güçlüyüm; kelimelerle, dizelerle, satırlarla. Hiçbir şey bana bir kitabın verdiği duygusal boşluğun derinliğini anlatamaz. Kitaplar hayatımdan bir parça, hiçbir zaman izi kaybolmayacak bir yaradır. Bunu kelimelere bile dökemem. Yazmaya çalıştım... Ama kelimeleri bulamadım.

"Büyük bir hayal kırıklığı yaşayıp ben artık kimseyi sevemem deme. Unutma ki, en güzel çiçek mezarlıkta yetişendir."
- Nâzım Hikmet

"Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler."
- Özdemir Asaf
  • JoinedJanuary 27, 2015

Following