Ruh-i Serçe

Ruh-i Serçe

2.2K Reads 88 Votes 2 Part Story
kafestekises By lonermegan Updated Sep 11

Yontulmuş bir duygu zelzelesinde, arada kalmamak için çabalarcasına bağırıyordu. Nefesi git gide tükenirken elinden kayıp, parkede dağılan kahve fincanının iç yakan sesi kulaklarını tırmaladı.
"Gitmeni istemiyorum." Kel kafasından çenesine uzanan ter damlacıkları git gide artıyor ve adamın öfkeli haykırışlarına ara verip, elindeki beyaz peçeteyle onları silmesini sağlıyordu.

"İsteklerin benim için bir önem arz etmiyor..." Serçe, başı dik bir şekilde duruyor ve saçları her bağırışında ense kökünü narince kamçılıyordu. Gözleri olması gereken rengini kaybetmiş olmasına karşın hâlâ aynı kırgınlıkta bakabiliyordu. 

"Umurumda değil. Gitmeyeceksin! İstesende istemesende sen bu cehenneme aitsin." Kadın, zoraki bir gülümseme ile adama baktı. 

"Bana bir kere olsun saygı göster. Beni bu yaşıma kadar bakmış olabilirsin ama bu seni sahibim kılmaz." Kadın, şu hayatına kadar bir mal gibi etrafa savrulmaktan yorulmuştu. Her seferinde, ufacık bir sevgi beklemekten usanmıştı. Artık, sevginin zamanla olacağı umudu yerle bir olduğuna göre burada kalmanın da hiçbir anlamı yoktu.

"Bir piç olmana rağmen sana baktım. Karşılığı bu mu olacaktı!" Kadın zoraki nefes alışlarında, yere dökülen umutlarını bir çırpıda topladı. Yarası kanamayı bıraktı. Yıllar önce bir arkadaşının öğrettiği kelime, ilk defa göğsünde parçalandı. Eline aldığı valizi sıkıca tutup kapının kulpunu indirdi. Bağırmadı. Bilakis içinde dize gelmeyen çığlıklar çoktan kulaklarına dolmuştu.

Hayranlığımı dile getirmem gerek sevgili yazar. Ne güzel yazmışsın, kırgın bir kadının karşılık bulamamasını. Yüreğime dokundu vallahi.